“Türkiye'ye saldırmamız lazım, yoksa çok geç olacak”

Siyo-Nazi terör çetesini Türkiye ile sıcak savaş konusunda karar aşamasına getiren şey savunma sanayiindeki bazı gelişmelerde gizli. Yahudiler için kaçınılmaz son yaklaşıyor.
Tüm cephelerde personel sıkıntısı yaşayan ve herhangi bir ülkede kara harekâtı gerçekleştirmeye mecali bulunmayan Yahudiler, bir yandan Amerikan ordusunu lejyoner olarak kullanırken aynı zamanda Lübnan ve İran'a hava saldırılarını sürdürüyor. Siyo-Nazi çetesi, bölgeyi ateşe veren terör faaliyetleri için büyük ölçüde hava gücüne güveniyor ancak bu üstünlük yakında sona erebilir.
Bebek katillerine bir gün yeniden sürgün edilecekleri kaygısını yaşatan platform Baykar tesislerinde sessizce inşa ediliyor. Kasım 2025'te jet motorlu bir hava hedefini görüş ötesi füzeyle vurarak yeni bir dönemi başlatan KIZILELMA, önümüzdeki aylarda Türk Hava Kuvvetleri envanterine girecek. Seri üretim halindeki insansız uçak, galyum nitrür (GaN) çip tabanlı MURAD-100A AESA radarına yeni donanımlar ekledi.
ASELSAN imzalı elektro-optik takip sistemi (EOTS) TOYGUN, KIZILELMA'nın burun altı kısmından karadaki hedefleri uzun menzilli görüntüleyip lazer işaretleme yapıyor. Hayalet tasarımlı insansız uçak, bir süre önce entegre edilmiş FEWS-U podu sayesinde ise düşman radar sinyallerini teşhis edep hava savunma sistemlerinin konumunu belirleyebiliyor. Parazit/karıştırma saldırılarına karşı elektronik harp işlevi de gören FEWS-U, hasım platformun sinyal saldırısını anladığında buna yönelik tedbir geliştiriyor.
Reklam

Hepsinden farklı bir yetenek: KARAT 110 km'den gördü
MURAD-100A, TOYGUN ve FEWS-U dışında KIZILELMA'nın burnunun tepesine konulan bir şey daha var ki, bu sensör, hava savaşlarında oyun değiştirecek bir işlev görmeye hazırlanıyor. Kızılötesi takip sistemi (IRST) KARAT, savaş uçaklarını havada yaydığı termal izden tespit ediyor.
Hava hedeflerini motor egzoz ısısı ve termal kontrast üzerinden bulan KARAT, uzun dalga kızılötesi (LWIR) dedektörü sayesinde uzun menzilde yüksek tespit kabiliyeti sunuyor. KIZILELMA'nın kullandığı KARAT-100 varyantının düşük radar kesit alanına sahip hedeflere karşı özel olarak optimize edildiği belirtiliyor. KARAT en çok da Pratt&Whitney yapımı F135 motorundan güç alan F-35 jetlerini tehdit ediyor; zira bu uçakların son derece güçlü motoruyla yüksek termal iz bıraktığı biliniyor.
KARAT'a ilişkin tanıtım broşürlerinde F-35 görseline yer veren ASELSAN, bu sensörün 'beşinci nesil uçak avcısı' olduğunu ısrarla vurguluyor. KARAT'ın yeteneklerini açığa vuran ilginç bir veri, ASELSAN'ın Nisan 2026 bülteninde yayınlandı. Buna göre, KIZILELMA'nın burun üstü kısmına takılmış KARAT IRST, bir yolcu uçağını 110 kilometre uzaktan tespit edip uçağın takibini yaptı. Bu somut bilgi, MURAD-100A AESA radarlı ve KARAT'lı KIZILELMA'nın dünyanın tüm 4. nesil uçaklarıyla birlikte F-35 gibi beşinci nesil jetler karşısında da nasıl bir tehdit unsuru olabileceğini gözler önüne serdi.

Savunma uzmanları, F-35 gibi bir uçağın KARAT sayesinde 50 ilâ 70 kilometre uzaktan tespit edilebileceğini kaydediyor. F-16 ve F-15 gibi jetler ise kullandıkları F110 motorunun ısıl niteliğinden ötürü daha fazla termal iz bırakıyor. Yani en az 50 km'den F-35'e termal kilit atma potansiyeline sahip KARAT, F-16 ve F-15 gibi dördüncü nesil jetleri daha uzun mesafeden tespit edebilir. Üstelik KARAT, herhangi bir elektromanyetik yayın yapmaması sebebiyle tamamen sessiz bir operasyon kabiliyeti sunuyor. Yani düşmanın izlendiğinden haberi olmuyor.
Reklam
Hava savaşında sonucu belirleyecek unsur tabii ki sadece KARAT değil. KIZILELMA'nın gören gözü durumundaki MURAD-100A radarı aktif faz dizili GaN çiplerini kullanıyor. Dünyanın en modern teknolojisine sahip bu radarın 150 ilâ 300 kilometre arasında tarama menzili sunduğu ileri sürülüyor. İsrail Hava Kuvvetleri envanterindeki F-16 ve F-15 uçaklarında böylesine gelişmiş bir AESA radarı bulunmuyor. İsrail'in dördüncü nesil uçakları, mekanik taramalı ve galyum arsenik tabanlı (GaAs) AN/APG-68/70 Pulse-Doppler radarını kullanıyor. Bu radar daha kısa menzilde daha az hedefi tarayabiliyor.
Kızılelma, özgür F-16, MURAD, TOYGUN, KARAT...
Gövde yapısı itibariyle beşinci nesil özellikler taşıyan KIZILELMA, dördüncü nesil uçakları onlar fark etmeden çok daha önce tespit ediyor. Sürü saldırı ve yapay zeka destekli otonom harekât kabiliyetlerine sahip insansız jet, tamamen yerli teknolojilerin kullanıldığı 'öldürme zinciri' ile herhangi bir uçağı görüş ötesi menzilden vurabileceğini kanıtladı.
Siyo-Nazi çetesinin elinde 200'den fazla F-16, yaklaşık 90 adet F-15 ve 48 tane de F-35 bulunuyor. Bu uçakları kullanan soykırımcı pilotlar, yakın bir gelecekte Türkiye ile sıcak çatışmanın gerçekleşmesi halinde, tamamen bilgisayarlar tarafından yönetilen çok yetenekli insansız robot sürüleriyle baş etmek zorunda kalacak.
Üstelik Yahudileri ürküten sadece KIZILELMA da değil... Millî Savunma Bakanlığı, envanterdeki F-16'ları dünyanın en modern 4. nesil savaş uçağı haline getirecek ÖZGÜR-2 projesinde ilk grup yükseltmenin 2026 sonunda tamamlanacağını duyurdu. Görev bilgisayarı, kokpit ekranları, dost-düşman tanıma sistemi tamamen yenilenen ve modern bir elektronik harp süitine kavuşan 'ÖZGÜR' F-16'lar, aynı zamanda MURAD-100A AESA radarıyla teçhiz ediliyor.
Kasım 2025'teki bir testte F-16'dan ateşlenmiş hava-hava füzesi, uçuş boyunca millî radarla güdülerek hedefini tam isabetle imha etmişti. TÜBİTAK SAGE, 2025 yılı performans raporunda o füzenin GÖKDOĞAN olduğunu duyurdu. GÖKDOĞAN'ın 100 kilometreyi aşkın menzili bulunuyor. Yıl sonuna dek 35 adet Blok-30 F-16'sı bu şekilde ÖZGÜR'leşerek operasyona hazır duruma gelecek. Modernizasyon için sırada F-16 Blok-40 ve Blok-50'ler var.
Reklam
KIZILELMA ve ÖZGÜR F-16'lar -uzun soluklu rüya proje KAAN'dan bahsetmeye hiç gerek duymaksızın- 2026 yılı içerisinde göreve başlayacak 'somut' varlıklarımızdır. MURAD, TOYGUN, KARAT, FEWS-U, GÖKDOĞAN, BOZDOĞAN... Artık bu sensör ve füzeler de yeterince somut ve göreve hazır durumdadır. Düşman hattı derinliklerine şok baskınlarla ağır bombardıman gerçekleştirecek ANKA-3 ise 2027 yılında Türk ordusunun emrinde olacak.

CIA ajanından 'Köprüden önce son çıkış' mesajı
Soykırım şebekesini Türkiye'ye karşı 'hemen harekete geçmeye' çağıran Siyonist CIA ajanı Michael Rubin'in enteresan mesajları işte tam da bu gelişmelerin ortasında geldi. "Varoluşsal tehditler doğaları gereği çaresizce önlem gerektirirler" diyerek 'yakında her şey için çok geç olacağını' itiraf eden Rubin, İsrail'deki teröristlere şu tavsiyelerde bulunuyor:
"Türkiye'nin insansız hava aracı fabrikaları İsrail savunmasını alt edebilecek silahlar üretiyor. İsrail Hava Kuvvetleri, Türkiye'ye önleyici saldırılar düzenlemelidir. Kuzey Kıbrıs, İncirlik, İzmir, Diyarbakır ve diğer yarım düzine şehirdeki üslerde bulunan Türk F-16'ları ve diğer uçaklar hedef alınabilir.
İsrail savaş uçaklarının işgal altındaki Hatay'da bulunan Türk Deniz Kuvvetleri'nin ana üssü İskenderun'un yanı sıra Aksaz, Foça ve Gölcük'ü de hedef alması gerekecektir. Türkiye'nin müdahalesini ve toparlanmasını engellemek için İsrail, Türk silahlarının çoğunun üretildiği Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) fabrikalarını hedef almalıdır. Bayraktar TB2 ve AKINCI'nın üretimindeki rolü nedeniyle Baykar'ın genel merkezi, personeli ve fabrikalarının da hedef alınması muhtemeldir."
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.