Yapay et ve süt gıda krizine çözüm olabilir mi

Gizem Tümbay Koçak
10:00, 07/03/2026, Cumartesi
CategoryZ Raporu
Z Raporu
Yapay et ve süt gıda krizine çözüm olabilir mi
Yapay et ve süt gıda krizine çözüm olabilir mi

Önümüzdeki 30 yılda nüfus artışı ve küresel ısınma sonucu tarım arazilerinin azalacağı, temiz su temininin zorlaşacağı ve bu durumun yeterli gıdaya ulaşımı da zorlaştıracağı konuşuluyor. 2050 yılına kadar dünya nüfusunun 9 milyarı aşacağı ve gıda üretim ihtiyacının iki katına çıkacağı tahmin edildiğinde bu söylemler çok da imkânsız gözükmüyor.

Bu gıda sorununa çözüm olarak ise sürdürülebilir protein alternatiflerinin geliştirilmesi, yapay et, yapay süt ve böcek proteini gibi hayvansal alternatifler ve tek hücreli canlılar (yosun) gibi bitkisel kaynaklı alternatifler gösteriliyor. Proteinler, kök hücre, doku nakli ve genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) gibi tamamen laboratuvar ortamında üretilen bu yapay gıdalar, aylar hatta haftalar içinde tüketime hazır hale gelebiliyor.

Bu yapay gıdaların son yıllarda insan tüketimine bu denli dâhil olmalarının sebepleri arasında ise Birleşmiş Milletler gıda raporları, dünya gıda sorunu, nüfus artışıyla gelen protein ihtiyacının karşılanamayacağı kaygısı gibi temel sorunlar yer alıyor. Hal böyle olunca pazar da büyümeye devam ediyor. Global Market Insights raporuna göre 2024 yılında 90,5 milyar dolar olan alternatif protein pazarının 2025 yılı sonunda 102 milyar dolara, 2034 yılına kadar ise 238,7 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Yapay et ve süt nasıl oluşuyor?

Yapay et; alternatif et, kültürlenmiş et (cultured meat), yapay et (synthetic meat), laboratuvar et (in vitro meat) gibi isimlerle literatürdeki yerini alıyor. Yüksek düzeyde kontrollü ortamda ve gıda kaynaklı patojen riskini azaltarak üretilmesi nedeniyle temiz et (clean meat) diye de adlandırılıyor. Yapay et, hayvanın vücudu dışında laboratuvarda, besi ortamında hücre kültürü veya doku kültürü esaslı tekniklerle ya da daha başka yöntemlerle üretilen bir alternatif protein kaynağını oluşturuyor.

Yapay sütün üretim sürecini değerlendiren Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık ise mikrobiyal fermantasyon yöntemine dikkat çekiyor. Yapay süt oluşumunda genetik mühendislik, fermantasyon, filtrasyon-işleme ve vitamin ile mineral ekleme aşamalarından geçildiğini söyleyen Artık, bu sayede geleneksel süte benzer bir ürün elde edildiğini söylüyor.

Toplumda daha çok bilinen badem, ceviz, soya, yer fıstığı gibi sütleri ise bitkisel ürünlerden belli oranda su ile ayrılarak oluşturulan bitkisel süt üretimi olarak tanımlıyor. Bu sütlerin ise normal süte göre çok pahalı ve esensiyel amino asit denilen ve vücutta sentezlenemeyen amino asitlerin tamamını içerdiğini, bu sebeple tüm besin öğelerini içeren doğal süt ve özellikle anne sütünden ayrıştığını söylüyor.

Yapay etin tarihi 2001 yılına dayanıyor

Yapay etin tarihi ise 2001 yılına kadar dayanıyor. Öyle ki 2001 yılında NASA, uzaydaki astronotların yiyeceği olarak Japon balığından kas parçacıkları üretimi yapılması için teşvik sunuyor. Ayrıca, ABD ve Avrupa’da 2004 yılından itibaren organizasyonlar kuruluyor, 2008 yılında yapay et üretim yarışması, aynı tarihte Norveç’te de bir sempozyum düzenleniyor. 2012’ye kadar yapılan birçok atılıma ve çalışmaya rağmen yapay et üretimi bir türlü gerçekleşemiyor, ta ki 2013 yılına kadar. 2013 yılında Hollanda’da Dr. Mark Post öncülüğünde 250 bin dolara yapay dana hamburgeri üretiliyor. Ardından 2013 yılından günümüze kadar birçok şirket bu konuda yatırım yapıyor ve çeşitli ülkelerde yapay et konusuna ilgi artıyor. 2020 yılında Singapur’da ilk defa yapay tavuk etinin satışına izin veriliyor. 2023 yılında ise Singapur’da buzağı serumu olmadan yapay et üretimi onaylanıyor. Günümüzde dünyanın çeşitli ülkelerinde bu konuda çalışmalar yapılmaya devam ediyor. İngiltere, Hollanda, Güney Afrika, Rusya ve Çin’de birçok araştırma ve kısmen üretim yapılıyor.

Türkiye’de yapay gıda

Türkiye’de ise bu konuda bir takım akademik faaliyetler devam ediyor. Biyoteknolojik olarak ise Ankara Üniversitesi Kök Hücre Enstitüsü tarafından yapay et üretimini hedefleyen bir çalışma yapıldı ancak resmi olarak Türkiye’de herhangi bir yapay et satımı yapılmıyor. Yapay süt tarafında ise henüz pazarlarda sunulmamakla birlikte laboratuvarda üretimi bulunuyor.

Yapay etin avantajları var mı?

Yapay gıdalar kamuoyunda tartışmalı olsa da çevresel ve ekonomik bazı avantajlar taşıyor. Yapay et, geleneksel et üretimine kıyasla çevresel sürdürülebilirlik, hayvan refahı ve gıda güvenliği açısından birçok avantajı da beraberinde getiriyor. Prof. Dr. Artık, Yapay etin avantajlarını şu şekilde sıralıyor;

-Sürekli artan nüfusun protein gereksiniminin sağlıklı ve yeterli bir biçimde giderilmesi,

-Başta metan gazı olmak üzere, hayvansal kaynaklı sera gazlarının azalması, bununla birlikte küresel ısınmanın engellenmesine yardımcı olması,

-Arazi ve orman tahribatlarının önlenmesi, tahıl ürünleri ve tarım arazilerinin daha verimli bir şekilde kullanılması,

-Yılda milyonlarca hayvanın kesilmekten kurtulması…

Yapay etin zararları ve riskleri

Ancak tüm bu bahsedilen avantajların yanı sıra bazı zararlar ve riskler de bulunuyor. Bu riskler arasında, kanser riski, işsizlik sorunu, lezzet konusu ve obezite konusu geliyor; Laboratuvar eti üretiminde az miktarda da olsa kök hücre kullanıldığı için bu hücrelerden çok fazla et üretimi gerçekleştiriliyor. Bu ise hücrelerin aşırı çoğalması anlamına geliyor. Riskli bir yöntem olması sebebi ile de kansere sebep gösteriliyor. Yapay gıdanın işsizlik oranlarını da etkilemesi bekleniyor. Yapay et üretiminin başlaması ile hayvancılıkla geçimini sağlayan milyonlarca kişinin işini kaybedebileceği, et fabrikaları ve çalışan personelleri sayısında da büyük bir düşüş yaşanacağı bekleniyor.

Yapay ete karşı çıkanların savunduğu bir diğer konu ise lezzet konusu. Laboratuvar ortamında yapılacak olan ette, kemik ve yağ bulunmaması sebebiyle yapay etin gerçek et kadar lezzetli olmayacağı öngörülüyor. Yapay etin hayatımıza girmesi halinde bu etin gerçek ete nazaran fiyatının daha uygun olacağı tahmin ediliyor. Hal böyle olunca et tüketimi de artacağı için, obezite oranının yükseleceği öngörülüyor.

Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026