Siverek ve Maraş’ın ardındaki gerçek: Z kuşağı değil, zombi kuşağı

Burak Yıldırım
09:00, 25/06/2026, Perşembe
CategoryGerçek Hayat
Gerçek Hayat Dergi
Siverek ve Maraş’ın ardındaki gerçek: Z kuşağı değil, zombi kuşağı
İsa Aras Mersinli ve ailesi.

14 Nisan 2026, Şanlıurfa Siverek... Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi. Bahar güneşinin toprakla buluştuğu, bereketin başkenti olması gereken topraklarda, okul koridorlarını aniden yaran o sağır edici ve yabancı gürültü: Genç bir elin tetiğe asılmasıyla patlayan barut kokusu. Sadece bir gün sonra, 15 Nisan’da Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’ndan gelen o uğursuz yankı… Henüz çocukluktan gençliğe adımını yeni atmış, hayatın baharındaki o taze fidanların elinde, birer ölüm makinesine dönüşmüş ateşli silahlar.

Toplum olarak şoktayız. "Nereye gidiyoruz?" diye soruyoruz. Televizyonlardaki "uzmanlar" her zamanki ezberlerini sıralıyor: "İhmal, güvenlik zafiyeti, aile içi şiddet..."

Bu mesele bir güvenlik zafiyeti değil, bir fıtrat zafiyetidir. Bu, sadece iki okulda patlayan birer şarjörün hikâyesi değil; ruhları şarjör gibi doldurulmuş, tetikleri küresel merkezler tarafından kurulan bir neslin intiharıdır.

Okuldan çocuklar camdan çıktı.
Okuldan çocuklar camdan çıktı.

Tesadüf mü, sakın aklınızla alay ettirmeyin!

Önce şu gerçeği masaya vuralım: 24 saat arayla birbirine komşu sayılabilecek iki ilde aynı profildeki gençlerin, aynı şekilde okul basması bir "tesadüf" olabilir mi? İstatistik bilimine de hayatın tabii akışına da aykırı bu durum. Birileri buna "taklit suçu" (copycat) diyerek basitleştirmeye çalışacaktır. Hayır! Bu bir taklit değil, bu bir senkronizasyondur.

- Önce şu gerçeği masaya vuralım: 24 saat arayla birbirine komşu sayılabilecek iki ilde aynı profildeki gençlerin, aynı yöntemle okul basması bir "tesadüf" olabilir mi? Birileri buna "taklit suçu" (copycat) diyerek basitleştirmeye çalışacaktır. Hayır! Bu bir taklit değil, bu bir senkronizasyondur.

Aynı merkezden düğmeye basılmışçasına, aynı frekansla harekete geçen bu çocuklar, aslında kolektif bir operasyonun sahadaki yansımalarıdır.

❶ Sosyal ağlar üzerinden yayılan belirli frekanslar,

❷ "karanlık web" odalarında pişen radikalleşme algoritmaları ve

❸ gençlerin zihnine enjekte edilen o "şöhret" zehri...

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş hattında kurulan bu kanlı köprü bize bir şeyi haykırıyor: Deney aşaması bitti, uygulama başladı. Birileri toplumumuzun sinir uçlarıyla oynuyor ve bunu en savunmasız varlıklarımız, yani çocuklarımız üzerinden yapıyor.

En büyük hatamız, "Kurban Psikolojisi" içine hapsolmak oldu.
En büyük hatamız, "Kurban Psikolojisi" içine hapsolmak oldu.

Psikolojik mi, teknolojik mi?

Siverek’teki o genç çocuk, tetiği çekerken ne düşünüyordu? Kahramanmaraş’taki ortaokul öğrencisi, o ağır metali çantasına koyarken hangi amaca hizmet ediyordu? Cevabı uzaklarda aramayın. Cevap, cebinizde taşıdığınız o parlayan cam parçalarında.

Referans aldığımız o acı gerçekle yüzleşelim: Teknoloji, insanı komple yeniden yazdı. Eskiden Anadolu’nun bağrında bir çocuk hata yaptığında, mahallelinin bir bakışı onu kendine getirirdi. Şimdi o çocukların gerçekliği mahalle değil, "Kovan Bilinci" denilen o karanlık dijital ağdır.

- Bakın, Silikon Vadisi’ndeki o "parlak zekâlar" kendi çocuklarını ekranlardan fersah fersah uzak tutuyorlar. Neden? Çünkü o silahı onlar icat etti! Ama bizim muhafazakâr ailelerimiz, "çocuk oyalansın" diye eline verdikleri o tabletle aslında eve bir Truva Atı aldıklarını fark etmediler.

Psikolojide "Dopaminerjik Kölelik" dedikleri şey, bu çocukların beynini birer süngere çevirdi. Beyinleri sürekli bir uyaran bombardımanı altında. Bir video oyunu, bir TikTok "challenge"ı, sosyal medyadaki o sahte şöhret illüzyonu... Doğal ödül sistemi çöktü. Artık bu çocuklar için bir kitap okumak ya da dedesiyle iki kelam etmek "sıkıcı" birer angarya. Onlar daha güçlü bir "şok" istiyorlar. Ve o şok, maalesef bazen bir okul bahçesinde patlayan silahta aranıyor.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş  hattında kurulan bu kanlı köprü  bize bir şeyi haykırıyor: Deney  aşaması bitti, uygulama başladı.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş hattında kurulan bu kanlı köprü bize bir şeyi haykırıyor: Deney aşaması bitti, uygulama başladı.

Sosyal mühendislik ve zombifikasyon

Gelin, masadaki kartları açık oynayalım. Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşananlar bir laboratuvar deneyi mi? Küresel elitlerin "Sosyal Mühendislik" dediği o devasa makine, bizim evlatlarımızı birer algoritmik piyon haline getiriyor.

Bakın, Silikon Vadisi’ndeki o "parlak zekâlar" kendi çocuklarını ekranlardan fersah fersah uzak tutuyorlar. Neden? Çünkü o silahı onlar icat etti! Ama bizim muhafazakâr ailelerimiz, "çocuk oyalansın" diye eline verdikleri o tabletle aslında eve bir Truva Atı aldıklarını fark etmediler.

O ekranın arkasındakiler, sizin çocuğunuzun zaaflarını sizden iyi biliyorlar. Siverek’teki genci o eyleme iten motivasyon, belki de haftalardır mâruz kaldığı bir algoritma döngüsünden başka bir şey değildi. Prefrontal korteks (karar verme yetisi) dijital bağımlılıkla küçülürken, amigdala (korku ve saldırganlık merkezi) büyüyor.

- En büyük hatamız, "Kurban Psikolojisi" içine hapsolmak oldu. "Birileri gelsin de bu pisliği sihirli bir değnekle temizlesin" diye beklerken, kendi evimizdeki yangını görmedik. Sorumluluğu sürekli dışarıya devrettik; "devlet yapsın", "sistem düzeltsin", "bir kahraman çıksın" dedik. Ama o kahraman biziz, o sistem biziz.
Okul içindeki görüntü.
Okul içindeki görüntü.

Netice?

Düşünmeyen, sadece tepki veren bir "et yığını!" Buna "zombifikasyon" denir.

Maneviyatın Çekilen Fişi ve ‘Eşdeğer Mübâdele’

Eskiden de fakirdik, eskiden de çileliydi bu topraklar. Ama Maraş’ın, Urfa’nın sokaklarında "insan" vardı. Acı paylaşıldıkça azalırdı. Şimdi ise yan yana oturan baba-oğul bile birbirine yabancı.

Bu toplumun muhafazakar damarı, "aile" kavramıyla ayakta dururdu. Ama şimdi aile dediğimiz yapı, herkesin kendi ekranına tapındığı birer "tek kişilik koğuşa" dönüştü. Eşdeğer Mübâdele Yasası der ki: Ne verirsen onu alırsın. Biz evlatlarımızın dikkatini algoritmalara teslim ettik; karşılığında ise elimize silah alıp okulu basan canavarlar aldık. İrademizi teslim ettik, şimdi köleliğimizin faturasını ödüyoruz.

Kurtarıcı beklemeyi bırakın

En büyük hatamız, "Kurban Psikolojisi" içine hapsolmak oldu. "Birileri gelsin de bu pisliği sihirli bir değnekle temizlesin" diye beklerken, kendi evimizdeki yangını görmedik. Sorumluluğu sürekli dışarıya devrettik; "devlet yapsın", "sistem düzeltsin", "bir kahraman çıksın" dedik. Ama o kahraman biziz, o sistem biziz.

❶ Cüz'i irademizi algoritmaya kurban ettik.

❷ Ne izleyeceğimize, neye üzüleceğimize Silikon Vadisi’ndeki o karanlık zekâlar karar veriyor.

❸ Biz ise Pavlov’un köpeği gibi zil çaldığında salya akıtıyoruz.

❹ Siverek’teki ve Maraş’taki o çocuklar gökten zembille inmediler. Onlar bizim sessizliğimizin, bizim ilgisizliğimizin birer meyvesidir.

❺ Bu yaşananlar birer tesadüf değil, birer program çıktısıdır. Peş peşe gelmesi ise sistemin "Biz buradayız ve istediğimiz an huzurunuzu kaçırabiliriz" deme şeklidir.

Ya uyanış ya yok oluş!

❶ Siverek ve Kahramanmaraş saldırıları, sistemin bize fırlattığı birer uyarı fişeğidir.

❷ Eğer bugün o çocukların elindeki silahın gerçek kabzasının nerede olduğunu görmezsek, yarın çok daha büyük bir cinnetle uyanacağız.

❸ Ya bu dijital uyuşturucunun fişini çekecek ve yeniden "insan" olacağız,

❹ Yahut da küresel efendilerin yazdığı bu kanlı senaryoda, figüran olarak kendi çocuklarımızın cenaze namazını kılmaya devam edeceğiz.



Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026