Aamir Khan’ın Lagaan filmi bugün Hindistan’ın kültür mücadelesine ne anlatıyor

Mustafa Sami
10:00, 13/06/2022, PazartesiG: Güncelleme: 14:15, 01/10/2025, Çarşamba
CategoryCins
Cins Dergi
Aamir Khan’ın Lagaan filmi bugün Hindistan’ın kültür mücadelesine ne anlatıyor
Piyanist (2002) adlı filmde Yahudi bir piyanistin çaldığı müziğe karşılık hayatını bağışlayan Alman subayın hikâyesi gösterilir.

Aidiyet bilinci, toplumun kahramanlarını yaratır. Savunma sebebidir, karşılık verme refleksidir. Ama kahraman olarak adlandırdığımız öncü kişilikler sadece kötü gidişatın durdurucusu olarak kalırlar. Ayağa kalmak için hafızada tutulamayacak kadar isim gerekir.

Piyanist (2002) adlı filmde Yahudi bir piyanistin çaldığı müziğe karşılık hayatını bağışlayan Alman subayın hikâyesi gösterilir.

O hikâyeden az önce, 19. yy’de, Karl Marks elindeki şişeyi masaya vurup etrafında oturanlara bağırır. “Bir Hintli’nin bir İngiliz’den ne farkı var? Onun kendini ifade edemiyor olması haklarının kısıtlanabileceği anlamına mı gelmeli? Tabi ki İngilizler Hindistan halkının haklarını koruyacak!”

Marks güçlünün zayıfı koruması gerektiğini savunmuştur belki ama sınırları çizilen “güçlü”nün en büyük tüketici olduğunu gözden kaçırmıştır.


Aamir Khan geçtiğimiz ay Türkiye’ye gelmişti. Ziyaretinden 16 sene önce Lagaan (Vergi) adlı filminde İngilizleri krikette yendi. Lagaan, Hindistan’ı vergiye bağlayan İngilizlerin “kriket maçını kazanırsanız üç yıllık vergiden muafsınız” sözü üstüne kurgulanmış bir çalışma. Film, yapımcılarından habersiz ayrıca şu mesajı vermişti bana. İngilizler toplayacak vergi bulamayınca, Hindistan’dan geriye kalan son şeyi istedi. Tükenmeyen bir kaynak olan ruhlarını. Kurtuluş fırsatı olarak önlerine sunulan bir İngiliz oyununa indirgenmişti özgürlükleri ve maçı kazandılar. Ama ellerinde kalan son şeyi kaybettiler. Dünyanın en iyi kriket oyuncuları Hindistan’dan çıkıyor artık. Üstelik bundan gurur duyuyorlar.

Hans Köchler, kültürel üstünlüğü “küstah sömürgeciliğin öteki ile karşılaşması” olarak adlandırmıştı. Hindistan’ın bundan hiç bir zaman haberi olmadı. Ancak Antik Yunan’ın kendi toplumu dışındakileri, “barbarlar” olarak tanımlamasına kadar gider bu mesele.


Bilgiyi bir üstünlük olarak adlandırmakta bir beis yok. Ama sapla samanı ayırmak zorundayız. Baskın olan, “doğru”luğunu bilgiden değil, güçten alır. Büyük Roma’nın yıkılması da, Megali Idea’nın gerçekleşmemiş olması da bu sebeptendir. Çünkü konuştukları dili, gücü elde edebilmek için kullandılar. Mesela Çin Medeniyeti dilini, en kaba tabiriyle, tarihine sadık kalabilmek için kullandı. Hatta diyebiliriz ki Müslümanlar dilini, İslam’ı yaymak için kullandı. Buradan bakınca yayılmacı İslam ve işgalci Hristiyan kültürlerinin neden dünyadaki en büyük kültürel çatışma olduğunu bile gözlemleyebiliriz.

  • Cennetin Krallığı (2005) filminde bir replik vardır. “İslam onlara ‘İtaat edin!’, Hristiyanlık ise bize ‘Karar verin!’ der.” Yayımlandığı dönemde “İşte Müslümanlar’ı kötülemeyen bir batı filmi” denilen Cennetin Krallığı etkili bir kültür silahıydı.

Gurur duymamızı sağladıkları Salahaddin Eyyubi karakteriyle birlikte, bize vermek istedikleri mesajı başarılı bir şekilde ilettiler. “Karar bizde olduktan sonra isterseniz kazanan siz olun” diyordu film. Artık, Kudüs’ü Selahaddin fethedememiş, demirci Balian insanları kurtarmak için kendi arzusuyla vermiştir. Başlı başına bir çatışma sebebiydi.

Mel Gibson’ın Apocalypto (2006) filminde düşmandan, yaşadığı ormana kadar kaçan ve oraya varınca aslında kaçacak bir yeri olmadığını anlayan bir yerlinin varolma savaşını izlemiştik. Atasından aldığı güçle şöyle diyordu:

Kendisini tanıyınca korkuyu yenen Jaguar Pençesi kendi hikâyesinin sonunda Amerika’nın keşfine şahit olmuştu. Öteberisini toplayıp uzaklara göç etmesi gerektiğini anladı.

Aidiyet bilinci, toplumun kahramanlarını yaratır. Savunma sebebidir, karşılık verme refleksidir. Ama kahraman olarak adlandırdığımız öncü kişilikler sadece kötü gidişatın durdurucusu olarak kalırlar. Ayağa kalmak için hafızada tutulamayacak kadar isim gerekir. Ve işleri daha zordur. Bu isimler, varlık mücadelesinin ötesinde toplumun zihni mağlubiyetlerin sonunu getirmelidirler. Bu, Afrika’nın Amerika’yı işgal etmesi gibidir. İstatistiksel olarak imkânsız, tarihsel olarak bir rüzgâra bakar. Yeter ki dil, bu cümleyi kurmasını bilsin.


Rosa Parks’ın Öyküsü (2002). Köle olarak dâhil edildiğin bir topluluğun dilini öğrenerek onlara karşı bir zafer kazanmış olmazsın. Afro Amerikalıların ilk zaferi olarak gösterilen, otobüste beyazların yerine oturan ve kalkmamakta ısrar eden kadının, aslında sadece beyaz Amerikalı’nın kendisini mahrum bıraktığı ırksal eşitliğe itirazıdır.

Bir zaferden çok, varlığının kabul edilme çabasıdır. Bu farka dikkat etmek gerekir. Yani olabileceğin en fazla Barack Obama’dır. Koltuğu işgal edip çekilirsin ve çark dönmeye devam eder. Reelpolitik, uluslararası dengeler ve bazı şeyler için güzel bir örnektir bu.

  • İnsan, var olmakla mükelleftir bunda şüphe yok. Dünyaya geliş amacı insanlığını ispat etmektir. Bu hakikate erebilmesi için insan, kendisine bir alan oluşturmalı ve orada bir hayat sürmelidir. Kısa ömründen en fazla verimi böyle alabilir. Bu alan kültürdür.

Çevresindeki insanlarla ortak kökleri olan bir bağ kurar. Bunu Avatar (2009) filmindeki “Eva” olarak tarif edebiliriz. Yüzyıllık bir çınarın, yanmış yıkılmış dallarının altından bir şekilde kurtulan insanın bir tarih bilinci olmalı, kendi bilmeli ve aktarmalı, aslolanın eylemin kendisi olduğunu anlamalı. Kişi yaşam alanını, kendi kültürünü ayakta tutabilmek için işe attığı adımları düzeltmekle başlamalı. Elindeki bilgiyi kullanmalı. Nereye varmak istediğini değil, nasıl gitmesi gerektiğini düşünmeli. Sonunda üstündeki tozu atacak gücü bulur ve kendi filmini muhakkak yapar. Durum, “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak” olarak gözükebilir ama ufka bakmayan denizi başka nasıl aşar? (2004).


Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026