Ali bakkal nasıl tek başına kolayı boykot etti?

Mustafa Uçurum
12:00, 25/08/2024, PazarG: Güncelleme: 22:41, 08/08/2025, Cuma
CategoryCins
Cins Dergi
Ali bakkal nasıl tek başına kolayı boykot etti?
Buz çağında mı yaşıyoruz?

Boykot nedir bilinmediği zamanlarda Ali bakkal tek başına kolayı boykot etmişti bile.

Nasıl çocuklarmışız biz, şimdi şaşıyorum. Büyükler gitme deyince gitmiyorduk. O kadar. Başka söze ne hacet. Neden, niçin yok, gizli saklı gitmek yok. Evin her şeyi mahalle bakkalından alınacak. Ali bakkalda ne varsa o alınacak. Başka mahallenin bakkalından almak bile abesle iştigaldi ki hiç gitmiyorduk başka bakkala.

Şeker alırdık, balon, leblebi tozu… Çekirdeği cam bir fanusun içinden çay bardağı ile külaha doldururdu bakkal. Bardağın dibinde iki parmak kâğıt vardı, ona hiç akıl erdiremezdik, Ali bakkala bir şey de soramazdık zaten. Külahımızı alıp duvar üstüne çıkar, gelip geçene bakarak çitletirdik çekirdeğimizi. İnce, uzun, siyah çekirdek. Japon çekirdeği derdi buna bakkal. Hepimiz bu çekirdeğin Japonya’dan geldiğine inanırdık. Gözleri gibi ince, uzun, çekik çekirdekler.

Kola sokmazdı bakkalına. Çok zararlıymış derdi her zaman. Boykot nedir bilinmediği zamanlarda Ali bakkal tek başına kolayı boykot etmişti bile.

Kola getirmezdi ama çocukların aklını alacak yeni oyuncaklar, çikolatalar getirdiğinde mahallenin büyükleri hemen çıkışırdı bakkala; “Ya hu Ali, getirme şunları. Çocukların canı çekiyor.” Ali Bakkal her zamanki halini takınır, şapkanın altındaki kelini kaşır ve; “Buz çağında mı yaşıyoruz? Gelecek işte yeni çıkan ne varsa.” Hiç alttan almazdı. Herhalde onun kitabında “Müşteri velinimetimizdir.” sözü yoktu. Çünkü biliyordu ki mahalledeki herkes sadece ona gelecek.

En çok kullandığı söz buydu bakkalın. Tepki göstereceği bir şey olunca; “Buz çağında mı yaşıyoruz?” deyip başlardı söze. Ne buzdan ne çağdan haberi yoktu da işte bunu diline dolamıştı. Hatta birçok kişi de ondan öğrenip, bir şeye tepki vereceği zaman aynı sözü kullanırdı.

Sakarya Spor’un maçlarına gidiyorduk hafta sonları. Çocuk olduğumuz için bizi içeri alıyorlardı. Maçta karton satan çocuklar vardı. Stadın oturma yerleri betondu. Bu kartonları betonda oturmak istemeyenler satın alıyordu. Özellikle kışın satışlar daha bir artıyordu. Aklımıza bu karton satma fikri yatmıştı ama karton bulmak imkânsızdı. Ali bakkal gelen kartonların hepsini depoya koyuyordu. Biriktirip satıyormuş.

Bir gün marketin önünden geçerken yeni ürünlerin geldiğini gördük. Kamyondan büyük büyük karton kutular iniyordu. Marketin işleri yavaş yavaş açılmaya başlamıştı. Önce başka mahallelerden insanlar gelmeye başladı. Daha sonra bizim mahalleden de bazen saklı gizli bazen de açıktan markete gidenler oluyordu. Kutuları indiren abiye yanaştık, “Kutular boşalınca bize verir misin?” dedik. Herhalde bize hoş görünmek istemiş olacak ki “Olur, akşam gelin.” dedi. Akşamı zor ettik. Marketin kapısında abi bizi görünce hemen hatırladı. “Gelin, istediğiniz kadar alın.” dedi. İlk defa girmiştik marketten içeri. Ali bakkalın on katı büyüklüğünde bir yer. Raflar tıklım tıklım dolu. Aklına gelen her şey var. Ağzımız açık, şaşırmış halde abiyi takip ettik. Açılmış kolilerin yanına götürdü, istediğiniz kadar alın dedi. Taşıyabildiğimiz kadar koliyi kucakladık. Marketten çıkarken birer tane de şeker verdi bize. Çocukların gönlünü nasıl fethedeceğini biliyordu bu market.

Hafta sonu maçta sattık kolilerin hepsini. Kazandığımız parayla markete gittik. Şeker, çikolata, sakız ne bulduysak aldık. Hem ailelerimiz hem de Ali bakkal görmesin diye mahallenin dışındaki parkta bitirdik hepsini.

Marketin müşterileri her gün artmaya devam etti. Ali bakkal eksilen müşterilerini fark etmiş olacak ki hiç beklenmedik bir atağa geçti. Onun için, yandaki dükkânı da almış dediler. Ustalar geldi, gitti. İki dükkânı birleştirdi. Bakkala yeni ürünler geldi. Yeni raflar yerleştirildi. Hatta kola bile geldi bu kez. Ali bakkal da yenilmişti sonunda kapitalizme.

Bir gün tabelacı geldi. Ali Bakkal tabelasını indirdi. Yeni bir tabela astı ışıltılı olanından. “Ali Market.”

Babam tabelayı görünce şöyle bir süzdü Ali bakkalı. “Hayrola Ali, ne oldu şimdi?” dedi. Her zamanki tavrını aldı Ali bakkal; “ Buz çağında mı yaşıyoruz kardeşim? Biz de çağa ayak uyduracağız tabi.” dedi. Marketten içeri girdi.


Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.


Başlıklar :Boykotbakkalmarket
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026