İyi Adam ve Kedi’nin Hikâyesi

Şahin Torun
21:49, 01/07/2017, CumartesiG: Güncelleme: 22:09, 21/06/2019, Cuma
CategoryPost Öykü
Post Öykü
İyi Adam ve Kedi’nin Hikâyesi
İyi adam, bir daha “Pisi, pisi...” dedi, bir daha dedi, bir daha dedi, kedi hiçbir şey demedi.

İyi adam büyük demir kapının içinde ve dışında çokça aradı kediyi, aradı bulamadı, ”Kedi gitti” dedi, evine girdi, kapısını kapattı ve çokça üzüldü ama yine de uyudu. İyi adam o gün çok çalışmıştı ve çalışmak iyi adamları yorardı.

İyi adam evine geldi, evinin kapısına varmadan önce, vardığı büyük demir kapının önünde bir kedi gördü. Kedi de iyi adamı gördü. İyi adamı gören kedi önce demir kapıya sonra iyi adamın paçalarına başını sürdü.

İyi adam buna çokça güldü, paltosunun omuzlarında biriken kalın kar tabakasını silkeledi ve büyük demir kapıyı açtı. Kedi de silkelendi ve iyi adamdan önce büyük demir kapıdan içeriye girdi. İyi adam bir kere daha güldü, kedi mırıldandı iyi adama ve tam dört ayağıyla öne geçip iyi adamın iki ayağıyla yürüdüğünden daha çok yürüyerek merdivenleri ondan önce tırmandı.

Gitti kedi, sahanlığa çıktı ve tam kaloriferin yanında bir köşeye kıvrılıp patilerini yaladı bir süre, sonra esnedi.

Sağ elini yumruk yapıp, öne çıkan dört parmağının ikinci boğumundaki dört kemiğiyle evinin kapısına iki kere
“tık, tık”
vurdu iyi adam. Tam bu sırada kedi patilerini öne uzattı ve başını ıslak patilerinin üstüne koydu.
İyi adamın karısı açtı evin kapısını, iyi adam, uçları kar tutmuş botlarını yere vurdu, önce sağ sonra sol ayağını üst kata çıkan merdivenlerin üçüncü basamağına koydu, ayakkabılarının bağcıklarını çözdü, bir sahanlıktaki kediye bir karısına baktı;
“Kedi, üşümüş”
dedi eve girerken...

İyi adam evine girdi, karısı iyi adamı öptü, iyi adamın içi sevgiyle doldu, kedi sahanlıkta yavaş yavaş ısındı.

Siyah, uzun atkısını paltosunun sağ koluna, içeriye koydu iyi adam, sonra paltosunu astı, terliklerini giydi, yürüyüp bir odaya girdi, elbiselerini çıkarıp pijamalarını giydi, önce kızını sonra büyük oğlunu sonra da küçük oğlunu öptü iyi adam ve küçük oğlunun başını, saçlarını okşadı.

“Kedi mi?...”
diye sordu iyi adamın karısı;
“Kedi mi, kedi mi, kedi mi?”
diye sordular iyi adamın kızı ve oğulları. İyi adam tıpkı
kedi’
ye güldüğü gibi bir daha güldü;
“Evet,”
dedi,
“Kedi, üşümüş...”
dedi.
İyi adamın küçük oğlu, iyi adamın evinin kapısını açtı, kediyi gördü, kedi de kaldırıp başını iyi adamın küçük oğlunu gördü. Sonra iyi adamın kızı ve büyük oğlu da gördüler sahanlıktaki kediyi;
“Kedi, kedi, kedi...”
dediler, kedi onları da gördü;
“Miyav, miyav, miyav...”
dedi. İçine dolan sevgi dışına taştı iyi adamın.

İyi adam bir daha güldü, sonra götürüp kediye bir parça mukavva serdi. Kedi kalktı, kenara geçti, iyi adamın mukavvayı serişini seyretti.

İyi adam, karısı, kızı ve oğulları eve girdiler, kedi mukavvanın üstüne geçti, uzandı yattı, sevindi kedi.

İyi adamın karısı, evde iyi adama baktı, başını salladı;
“Yemek yok,”
dedi,
“Canavarlar yemiş,”
dedi, kızını ve oğullarını gösterdi, iyi adamın kızı ve oğulları güldüler buna, iyi adam da güldü;
“Canavarlar...”
dedi, iyi adamın karısı da güldü.

İyi adamın karısı, iyi adama zeytin, peynir, çavdar ekmeği ve konserve balık çıkardı. İyi adam zeytini, peyniri, çavdar ekmeğini ve konserve balığı böldü, ayrı ayrı iki tabağa koydu.

İyi adamın karısı anladı iyi adamı,
“Kedi zeytin yemez,”
dedi. İyi adam, bunu biraz düşündü,
“Ha, evet,”
dedi, zeytinleri geri aldı, kapıyı açtı, çavdar ekmeği, peynir ve balıkla dolu tabağı kediye götürdü.

Kedi uyumuştu, uyandı ve sıçrayıp tabağa tutunmaya çalıştı, peynir, çavdar ekmeği ve balık sahanlığa döküldü, tabak kırıldı, çokça gürültü çıktı.

İnsanların bazıları evlerinin kapılarını açtılar, iyi adama ve kediye baktılar, sahanlığa saçılmış peynire, balığa ve çavdar ekmeğine baktılar, kırık tabak parçalarına da baktılar, dudaklarını büzüp, başlarını salladılar, eşiklerinden ileriye çıkıp bir daha baktılar ve kapılarını kapattılar.

Kedi, sahanlığa dökülen balığa, peynire ve çavdar ekmeğine baktı, başka kimseye bakmadı.

“Yaramaz kedi,”
dedi iyi adam, çavdar ekmeğini, peyniri ve balıkları, kırık tabağın parçasıyla mukavvaya yakın bir yerde topladı, tabağın öbür parçalarını da topladı,
“Yaramaz kedi,”
dedi bir daha, kedinin başını sevdi.

Kedi iyi adamın ellerini yaladı, iyi adam evine döndü.

İyi adam evde karısının verdiği zeytin, çavdar ekmeği, peynir ve balıkları yedi. Karısı
iyi
adam’
a biraz daha peynir ve balık çıkardı, iyi adam onları da yedi, sonra çay içti, bir bardak daha içti.

İyi adamın karısı, kızı ve büyük oğlu gidip uyudular, iyi adamın küçük oğlu uyumadı, gidip kediye bir daha bakmak istedi, iyi adam kapıyı açtı, iyi adamın küçük oğlu bir daha kediye baktı, kedi de iyi adamın küçük oğluna baktı, dilini çıkarıp yalandı, mırıldandı.

İyi adam küçük oğlunun başını bir daha okşadı, sevdi. İyi adamın küçük oğlunun saçları çok siyahtı, kedinin tüyleri koyu kahverengiydi, boynunda ve karnında beyaz tüyler vardı kedinin.

Sonra iyi adam, oturup kitap okudu bir süre, sigara içti, müzik dinledi, kahve içti. Pencereyi açtı geceyi seyretti, pencereyi kapatıp dua etti, biraz yazdı ve nice sonra gidip yatağına uzandı. Karısı iyi adama sarıldı.

Geç vakit çokça
“Miyav, miyav, miyav...”
demeye başladı kedi, kapılar açıldı dışarıda, kapılar kapandı, hızlı ayak sesleri işitildi, sanki birileri dövüp kovdu kediyi,
“Pist, pist, pist”
dedi başka birileri ve kedinin sesi kesildi.

İyi adam önce çok şaşırdı, sonra kalkıp açtı evinin kapısını, hiç kimseyi de kediyi de göremedi, bir köşeye atılmış mukavvayı gördü, yerde ezilmiş çavdar ekmeğini gördü, kedi çavdar ekmeğini de yememişti, iyi adam bunu da gördü ama kediyi göremedi.

İyi adam merdivenlerden çıktı, merdivenlerden indi, yine kediyi göremedi, koştu, büyük demir kapıyı açtı,
“Pisi, pisi...”
dedi,
“gel...”
dedi, görmedi kediyi, kedi gelmedi.
İyi adam büyük demir kapının içinde ve dışında çokça aradı kediyi, aradı bulamadı,
”Kedi gitti”
dedi, evine girdi, kapısını kapattı ve çokça üzüldü ama yine de uyudu. İyi adam o gün çok çalışmıştı ve çalışmak iyi adamları yorardı.
Sabah kalkıp işe gitti iyi adam, yolda, evden biraz uzakta, bir çöp tenekesinin yanında, kenarda bir yerde kediyi gördü, kedi iyi adamı görmedi. İçinden bir yerden bir ince ip gerildi iyi adamın;
“Vay pisi, pisi”
dedi, kedinin üstüne eğildi, kedi
“Miyav”
demedi... Bir daha
“Pisi, pisi”
dedi iyi adam, kedi yine
“Miyav”
demedi.

Kedi çöpün yanında, kenarındaydı, sağ yanına yatmıştı, ağzı açıktı, ağzının içi açık pembeydi kedinin, küçük beyaz dişlerinin arasında azıcık çavdar ekmeği kalmıştı, yüzünün sol yanına kar yağmıştı. Başında, karnında ve ayaklarında buzlar vardı, boynunda ve karnında beyaz tüyler vardı kedinin.

İyi adam, bir daha
“Pisi, pisi...”
dedi, bir daha dedi, bir daha dedi, kedi hiçbir şey demedi.

İyi adam, kedinin yanında eğildiği yerden kalkamadı, paltosunun etekleri yere değdi iyi adamın, kedinin üstüne ve iyi adamın omuzlarına çokça kar yağdı.

Neden sonra iki elini uzatıp tahta gibi kaskatı kediyi yattığı yerden kaldırdı iyi adam.

Eğildiği yerden ayağa kalktı, geriye döndü, büyük demir kapıya doğru yürüdü, büyük demir kapıya bir tekme vurdu, büyük demir kapı gitti duvara çarptı, bir daha, bir daha çarptı, sabahın o saatinde büyük demir kapı çok gürültü çıkardı.

İnsanlar kapılarını açtılar, baktılar, iyi adam ellerini uzattı, tahta gibi kaskatı kediyi gösterdi komşularına.

İnsanlar eşiklerinin önünde bir adım ileriye çıktılar, iyi adamın ellerinin üstündeki tahta gibi kaskatı kediye ve iyi adama baktılar, baktılar, baktılar...

İyi adam kendine ve ellerinin üstündeki tahta gibi kaskatı kediye bakan insanlara bakmadan
“Kedi ölmüş, ulan!..”
dedi, bağırdı,
“Dışarıda, donmuş...”
dedi yine bağırdı. İyi adamın gözlerinde ateşler yandı.

Sonra ağladı iyi adam, insanlardan altı çocuk, iki kadın da ağladılar iyi adamla beraber.

İyi adam çıktı büyük demir kapıdan, ellerinin üstündeki tahta gibi kaskatı kediyi bahçe duvarının üstüne koydu, gözlerini sildi, bir sigara yaktı, burnundan, ağzından çokça dumanlar çıktı iyi adamın, sonra ellerini paltosunun ceplerine koydu, arkasını döndü büyük demir kapıya, yürüyüp işine gitti.

O sabah o kadar çok duman çıktı ki iyi adamın başından, arkasından bakanlar iyi adam yanıyor sandılar...

Başlıklar :İyi adamKediBalık
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026