İyi Adam ve Kedi’nin Hikâyesi

İyi adam büyük demir kapının içinde ve dışında çokça aradı kediyi, aradı bulamadı, ”Kedi gitti” dedi, evine girdi, kapısını kapattı ve çokça üzüldü ama yine de uyudu. İyi adam o gün çok çalışmıştı ve çalışmak iyi adamları yorardı.
İyi adam evine geldi, evinin kapısına varmadan önce, vardığı büyük demir kapının önünde bir kedi gördü. Kedi de iyi adamı gördü. İyi adamı gören kedi önce demir kapıya sonra iyi adamın paçalarına başını sürdü.
İyi adam buna çokça güldü, paltosunun omuzlarında biriken kalın kar tabakasını silkeledi ve büyük demir kapıyı açtı. Kedi de silkelendi ve iyi adamdan önce büyük demir kapıdan içeriye girdi. İyi adam bir kere daha güldü, kedi mırıldandı iyi adama ve tam dört ayağıyla öne geçip iyi adamın iki ayağıyla yürüdüğünden daha çok yürüyerek merdivenleri ondan önce tırmandı.
Gitti kedi, sahanlığa çıktı ve tam kaloriferin yanında bir köşeye kıvrılıp patilerini yaladı bir süre, sonra esnedi.
İyi adam evine girdi, karısı iyi adamı öptü, iyi adamın içi sevgiyle doldu, kedi sahanlıkta yavaş yavaş ısındı.
Siyah, uzun atkısını paltosunun sağ koluna, içeriye koydu iyi adam, sonra paltosunu astı, terliklerini giydi, yürüyüp bir odaya girdi, elbiselerini çıkarıp pijamalarını giydi, önce kızını sonra büyük oğlunu sonra da küçük oğlunu öptü iyi adam ve küçük oğlunun başını, saçlarını okşadı.
İyi adam bir daha güldü, sonra götürüp kediye bir parça mukavva serdi. Kedi kalktı, kenara geçti, iyi adamın mukavvayı serişini seyretti.
İyi adam, karısı, kızı ve oğulları eve girdiler, kedi mukavvanın üstüne geçti, uzandı yattı, sevindi kedi.
İyi adamın karısı, iyi adama zeytin, peynir, çavdar ekmeği ve konserve balık çıkardı. İyi adam zeytini, peyniri, çavdar ekmeğini ve konserve balığı böldü, ayrı ayrı iki tabağa koydu.
Kedi uyumuştu, uyandı ve sıçrayıp tabağa tutunmaya çalıştı, peynir, çavdar ekmeği ve balık sahanlığa döküldü, tabak kırıldı, çokça gürültü çıktı.
İnsanların bazıları evlerinin kapılarını açtılar, iyi adama ve kediye baktılar, sahanlığa saçılmış peynire, balığa ve çavdar ekmeğine baktılar, kırık tabak parçalarına da baktılar, dudaklarını büzüp, başlarını salladılar, eşiklerinden ileriye çıkıp bir daha baktılar ve kapılarını kapattılar.
Kedi, sahanlığa dökülen balığa, peynire ve çavdar ekmeğine baktı, başka kimseye bakmadı.
Kedi iyi adamın ellerini yaladı, iyi adam evine döndü.
İyi adamın karısı, kızı ve büyük oğlu gidip uyudular, iyi adamın küçük oğlu uyumadı, gidip kediye bir daha bakmak istedi, iyi adam kapıyı açtı, iyi adamın küçük oğlu bir daha kediye baktı, kedi de iyi adamın küçük oğluna baktı, dilini çıkarıp yalandı, mırıldandı.
İyi adam küçük oğlunun başını bir daha okşadı, sevdi. İyi adamın küçük oğlunun saçları çok siyahtı, kedinin tüyleri koyu kahverengiydi, boynunda ve karnında beyaz tüyler vardı kedinin.
Sonra iyi adam, oturup kitap okudu bir süre, sigara içti, müzik dinledi, kahve içti. Pencereyi açtı geceyi seyretti, pencereyi kapatıp dua etti, biraz yazdı ve nice sonra gidip yatağına uzandı. Karısı iyi adama sarıldı.
İyi adam önce çok şaşırdı, sonra kalkıp açtı evinin kapısını, hiç kimseyi de kediyi de göremedi, bir köşeye atılmış mukavvayı gördü, yerde ezilmiş çavdar ekmeğini gördü, kedi çavdar ekmeğini de yememişti, iyi adam bunu da gördü ama kediyi göremedi.
Kedi çöpün yanında, kenarındaydı, sağ yanına yatmıştı, ağzı açıktı, ağzının içi açık pembeydi kedinin, küçük beyaz dişlerinin arasında azıcık çavdar ekmeği kalmıştı, yüzünün sol yanına kar yağmıştı. Başında, karnında ve ayaklarında buzlar vardı, boynunda ve karnında beyaz tüyler vardı kedinin.
İyi adam, kedinin yanında eğildiği yerden kalkamadı, paltosunun etekleri yere değdi iyi adamın, kedinin üstüne ve iyi adamın omuzlarına çokça kar yağdı.
Neden sonra iki elini uzatıp tahta gibi kaskatı kediyi yattığı yerden kaldırdı iyi adam.
Eğildiği yerden ayağa kalktı, geriye döndü, büyük demir kapıya doğru yürüdü, büyük demir kapıya bir tekme vurdu, büyük demir kapı gitti duvara çarptı, bir daha, bir daha çarptı, sabahın o saatinde büyük demir kapı çok gürültü çıkardı.
İnsanlar kapılarını açtılar, baktılar, iyi adam ellerini uzattı, tahta gibi kaskatı kediyi gösterdi komşularına.
İnsanlar eşiklerinin önünde bir adım ileriye çıktılar, iyi adamın ellerinin üstündeki tahta gibi kaskatı kediye ve iyi adama baktılar, baktılar, baktılar...
Sonra ağladı iyi adam, insanlardan altı çocuk, iki kadın da ağladılar iyi adamla beraber.
İyi adam çıktı büyük demir kapıdan, ellerinin üstündeki tahta gibi kaskatı kediyi bahçe duvarının üstüne koydu, gözlerini sildi, bir sigara yaktı, burnundan, ağzından çokça dumanlar çıktı iyi adamın, sonra ellerini paltosunun ceplerine koydu, arkasını döndü büyük demir kapıya, yürüyüp işine gitti.
O sabah o kadar çok duman çıktı ki iyi adamın başından, arkasından bakanlar iyi adam yanıyor sandılar...
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.