Le Monde des Religions’in dosyası: Avrupa’da İslam’a büyüsünü yeniden kazandırma çabası

Orkun Elmacıgil
00:01, 29/05/2020, CumaG: Güncelleme: 10:34, 22/09/2025, Pazartesi
CategoryNihayet
Nihayet Dergi
Le Monde des Religions’in dosyası: Avrupa’da İslam’a büyüsünü yeniden kazandırma çabası
​Bir dergi analizi Avrupa İslam’ın büyüsünde

Le Monde des Religions dergisi geçtiğimiz yılın Aralık ayında “Réenchenter L’Islam” (İslam’a büyüsünü yeniden kazandırmak) başlığıyla bir sayı çıkardı. Max Weber’in meşhur “dünyanın büyüsünün bozulması hâli” kavramsallaştırmasına atıfla, Batı sathında gözden düşüp, arkaikleşen her düşünce sistemi için bu büyünün geriye geldiği konuşulurken seçilen bu dosya başlığı şüphesiz tesadüfi değil.


Avrupa’nın İslam’la ilişkisi uzun bir maziye dayansa da, bu ilişkisellik bizzat Avrupa’nın içinde, kamusal hayatında ve kültüründe görünen, rol alan ve dahi bu hayat alanlarını biçimlendiren Müslüman öznenin daha görünür olmasıyla yeni bir boyut kazandı; doğrudan söylersek Avrupa açısından
“sorun”
büyüdü.

Şüphesiz tek bir Müslüman özne tipinden bahsedemeyeceğimiz gibi, organik bir kütle hâlinde hareket eden Avrupa’dan da söz edemeyiz. Bununla beraber Avrupa’nın kendi ötekisine nasıl yaklaştığına dair bir dolu tarihî tecrübemiz, teorimiz ve gözlemimiz var.

Batı’yı, Doğu’dan ayrı tutan üstünlük iddiası, tam da bu noktada, insanlık tarihinin Batı değerlerine eninde sonunda varması gerektiği yargısından geçiyor. Eskiden egzotik ve sömürgeci bir tavırla neşet eden merak, şimdi İslam nasıl olur da Batı’nın tarihî akışından ayrı kalır sorusuyla ortaya çıkıyor.

Bu meraktan hareketle, altı ayda bir yayımlanan ve dinler üstüne teolojik ve bir yandan da popüler tartışmaların yürütüldüğü
Le Monde des Religions
dergisi bu sayıdaki dosya konusunu yazımızı ilgilendiren şu başlıkla duyurdu
Réenchenter L’Islam
(
İ
slam’a büyüsünü yeniden kazandırmak
).
Max Weber
’in meşhur “
dünyanın büyüsünün bozulması hâli
” kavramsallaştırmasına atıfla, Batı sathında gözden düşüp, arkaikleşen her düşünce sistemi için bu büyünün geriye geldiği konuşulurken, yani dünya tekrar tinsel olana doğru koşarken seçilen bu dosya başlığı şüphesiz tesadüfi değil.
Dergiyi elimize aldığımız anda gözümüze çarpan başlık ve kapakta kullanılan, çinilerin önünde kırmızı peleriniyle dans eden Doğulu kadın imgesi,
Edward Said
’in çokça atıf yapılan oryantalizm kavramını tekrar doğrular gibi. Dosyaya sirayet eden düşünsel altyapı, İslam’ın kazanması yahut hatırlaması gereken değerlerin yine Batı’nın teşhis ve tarif imkânları dâhilinde gerçekleşmesi gerekliliği üstüne bina edilmiş.

İslam’ı Yeniden Düşünmek


Dosya konularını detaylı şekilde incelediğimizde, Fransa menşeli İslam uzmanlarıyla, daha çok Mağrip ülkelerinden İslami reform düşünürlerinin görüşlerine ve röportajlarına yer verildiğini görüyoruz. Dergideki yazıların arasına serpiştirilen İslam düşünce tarihinden portreler bir bütünlük arz etmese de, onların yorumlanış ve algılanışı daha çok şiddetten uzak, Avrupai bir özgürlük tanımına yatkın yanlarını parlatıyor
.
Derginin editörü
Virginie Larousse
’un başyazısında belirttiği “
bir medeniyetin yalnızca en büyük başarılarına yahut en korkunç yanlarına indirgenemeyeceği
”, o medeniyetin “
hakikatinin çok daha karmaşık
” süreçlerin sonucu olduğuna dair vurgu genel olarak tek bir İslam tarifinin mümkün olmadığı, şiddetin yanında hoşgörünün, karşıtlığın yanında ortak noktaların da bulunabileceğini belirtmek istiyor.

Bu çabanın altında yatan kategorik ve genellemeci Avrupa düşünce izlerini sürmek de pek tabii mümkün, zira İslam’ın ne olduğu değil, nasıl göründüğüne dair bir başyazı var karşımızda. Aynı zamanda bir gerçek İslam arayışı yazılar boyu sürüyor ve konunun sadece Türkiye’de anlam ifade etmediğini anlamış oluyoruz.

Eric Vinson
’un
“Quand L’Islam Fascinait”
, mealen
“İslam’ın büyülediği zamanlar”
olarak çevrilebilecek yazısında,
Avrupa medeniyeti
ve
Hıristiyan Avrupa
tarihinin İslam’la olan ilişkisi, kesişme alanları,
Ortaçağ Avrupası
’nın İslam’da bulduğu aydınlık, modern dönemlerin
Avrupası
’nın
“ilerleme”
öğretisinden yorulmuş isimlerinin de Doğu’da başka bir ahlaki hayatın imkânını fark edişi anlatılıyor. Kısa ve kabataslak olarak İslam’a dair hakkaniyetli bir yaklaşımı olan tarihî süreç özeti, ilerleyen yazılara sinmiş bir farkındalık olarak devam etmiyor.
Tunuslu İslam düşüncesi uzmanı, hukukçu
Yadh Ben Achour
ile yapılan röportaj, esasında dosyanın asıl amacının ne olduğunu açığa seriyor. Eleştirel yani pozitivist düşünceye yakın, insan haklarına saygılı ve onu eyleme dökmeye hazır bir İslam düşüncesinin varlığının ispatı için yapılan bu röportajdaki teze göre, Müslüman yalnızca insan haklarına saygılı olmakla mükellef değil, aynı zamanda onu sürekli ikrar etmek zorunda.
Ben Achour
, “
şeyh olmasına rağmen Fransızcasından Bergson okuyan”
dedesinden,
İslam tarihinde Mutezile ile başlayan -Ben Achour’un, silsilesini Kemalizme kadar genişlettiği- eleştirel düşünce pratiğinden ve İsra Suresi’nin ilk insan hakları metni olduğundan bahsediyor.
Esasında bütün bir İslam öyküsünün, Batı’nın vardığı hümanist-insan hakları ilerlemeciliğine hapsedilmesi amacında olan bu tarih okuması, şüphesiz kendini özgür, geleneği de katı bir yere koyuyor.
Dergideki en dikkat çekici yazı tasavvuf tarihi araştırmacısı ve İslamolog
Eric Geoffroy
’a ait ve
“İslam, manevileşecek yahut yok olacak…”
başlığını taşıyor. Yazıda, sufilerin, saklı, kendini faş etmeyen Hakikat kavramına yapılan vurgu, yazarın bir tür Suudi pragmatizmi olarak gördüğü
Vehhabilik
ve
Selefiliğe
karşı konumlandırılmış.

Batı, pozitivizm ve materyalizmi İslam coğrafyasına ihraç ettikçe eline geçen Vehhabiliğin rasyonel metotları, yani şiddetin yaygınlaşması, karşıt bir rasyonellikti. Selefiliğin realist yanılgısına karşı, tasavvufun belirlenemezlik ve saklılık üstüne kurulu Hakikat kavramının İslam’ın gerçek izleği olarak belirtildiği yazı, Avrupa’daki genel kanaatin aksine çözümü belirlilik ve aklilikte aramaması açısından dikkate şayan.

Fransa’nın kendi Müslümanları yok mu?


Dosyanın diğer dikkat çeken yanını ise anlattığı değil anlatmadığı bir alan, yalnızca küçük bir değiniyle geçiştirilen Fransa’daki Müslümanların durumu teşkil ediyor.
Avrupa’daki en büyük Müslüman nüfusa sahip (farklı kuruluşların rakamlarına göre 2 ile 5 milyon arasında değişen bir sayı söz konusu ve bu belirsizlik bile tartışmanın sayılardan ve oranlardan öte bir anlamı barındırdığını bize gösteriyor) Fransa’da
,
kurucu mit hâline gelen laiklik ve İslam’ın gitgide görünürlük kazanması arasındaki gerilim üstüne düşünen bir yazı yok dosyada.
Avrupa dağarcığının İslam’a yönelik tutumu ve Müslümanların bu tutum karşısındaki konumu şüphesiz daha uzun bir tartışmayı hak ediyor. İçeriğin fazlaca dağılmadığı ve manipülasyondan çok neredeyse safiyane bir Batılı görüşü aksettirmesi açısından
Le Monde des Religions
dergisi belki de bir art niyet taşımıyor, ama Batı’nın yüzyıllardır Doğu’ya değin taşıdığı merakın serencamı insana yazıyı bitirirken şu soruyu sordurtuyor:
19. yüzyıl sonlarında Avrupa’da inşa edilen camilerin çoğu neden sömürge ülkelerinden getirilen bitkilerin ve hayvanların sergilendiği botanik bahçelerine yakındı?
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026