Polonya sarayında endişeli soytarı Stańczyk büyük yıkımın habercisi

Kırmızı karanlık salonun ortasında, üzerindeki koyu kırmızı kostümü ve kafasındaki üç uçlu püsküllü külahıyla düşünceli soytarı, büyük yıkımın temsilidir. Evet, palyaço bile üzgünse, güldürü bitmiştir. Yıkımın ilk habercisidir bu.
Bir trajedinin hikâyesi, bazen uzun süren yasların arasında parlayarak anlamını bulur, bazen karıncalanan belleklerin içinde yuvasını arar, bazen de nasıl olduğu anlaşılmaz biçimde, üzgün bir palyaçonun gözlerine sığınacak kadar keskinleşir. Ve hikâye, soytarının, gerçeği fark etmenin ağırlığıyla çökmüş gözlerinde bekler. Hikâye soytarının görüneni reddeden çelişkiyi anlayan yüzünde durur.
Stańczyk, kraliyet balosuna sırtını dönmüş, kırmızı karanlıklar içinde suratı asık halde otururken, devam eden eğlencenin baş aktörü olduğunu biliyordur; ama nümayişe katılmaz. Çünkü masanın üzerindeki sayfası açık mektuptaki kara haber, balo gecesinin büyüsünü bozacak kadar büyüktür. Smolensk şehri düşmüştür. Moskova Knezliği’nin bu kaleyi ele geçirerek Lehler için geri dönüşü olmayan düşüşü başlatması, bizi yeniden Polonya’nın kaderinin değiştiği o balo gecesine, yani soytarının kederine götürüyor. Rusların zaferi, geceye kan sıçratmışsa da, bu kan yalnızca Stańczyk’ın gölgelenmiş yüzüne yansımıştır. Soytarı huzursuzdur. Pencereden görünen Wawel Katedrali’nin krallara taç giydirilen simgeselliğine eklemlenen uğursuz kuyrukluyıldızı, yaklaşan felaketin habercisidir. Uzak pencereden yansıyan, masanın üstünde beliren ve arkadaki baloda görünen şey "aynı"dır.
Reklam
Bazı soytarılar, acı tebessümlerinin altına gömülür, Stanczyk da bunlardan biriydi. Soytarının kederi gerçektir.
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.