Sosyal medya görmeyi değil bakmayı mı öğretiyor?

Sertaç Timur Demir
10:00, 22/01/2025, ÇarşambaG: Güncelleme: 11:46, 06/08/2025, Çarşamba
CategoryCins
Cins Dergi
Sosyal medya görmeyi değil bakmayı mı öğretiyor?
Tefekkür ağ’lara takıldığında

Sosyal medya gözün devamlı açık ve dinamik olmasını dayatıyor. Bu düzende bakış daimi, takip sürekli olmaya zorlanıyor. Ne var ki gözün bu zoraki açıklığı, hedeflenen tefekkürü hiçleştiriyor. Çünkü tefekkür, Pallasmaa’nın altını çizdiği gibi, düş kurarken veya müzik dinlerken yaptığımız gibi görme duyusunun kapatılmasını gerektiriyor.

Kabul edelim: Sosyal medya ve onu benliğimize taşıyan internet ağları ve sayısız ekran artık hayatımızda. Hatta baktığımız yerde değil; bakışın kendisinde. Eylemlerimizin içinde. Duyularımızın merkezinde. Peşine düşülen arzunun, özlenen sükunetin hem imal hem imha edildiği yerde. Böylece
bir dış dünya’nın kalmadığını da söyleyebiliriz. Zira duvarlarla çevrelenmiş ve sırlarla örtülmüş mahrem evler artık ağlarla dünyaya servis ediliyor.
Dışarıyı hayaletleştiren ağlar, yuvaları yakınlaşmanın defnedildiği mezarlıklara, yani salt cansız görünümlere indirgiyor. Evler odalara, odalar bireylere, bireyler ekranlara, ekranlar da ağlara uygun olarak parçalarına ayrılıyor. Sosyal ağlar –olabildiğince asosyalleştirerek kendi gerçeklik uzamını tasarlıyor ve yaşatıyor. Ve bedenlerimiz bu yeni gerçekliğin hem hizmetçisi hem deneği, hem de ayak bağı oluyor.

Alışıldık hızı ve konforu sağlayamayan her şey bizim gözümüzde ansızın tiksinti verici bir şeye dönüşüveriyor. En derin acılarımız bile, bu mecradaki sanal bedenlerimizde yalnızca bir “bakış” miktarı yer tutuyor. Bir sonraki adımda, ufak bir parmak hareketimizle bu bakışı da öteleyip; yeni görüntülerin dünyasında yitiğimizi aramayı sürdürüyoruz. Sosyal medya gözün devamlı açık ve dinamik olmasını dayatıyor. Bu düzende bakış daimi, takip sürekli olmaya zorlanıyor. Ne var ki gözün bu zoraki açıklığı, hedeflenen tefekkürü hiçleştiriyor. Çünkü tefekkür, Pallasmaa’nın altını çizdiği gibi, düş kurarken veya müzik dinlerken yaptığımız gibi görme duyusunun kapatılmasını gerektiriyor. Oysa internette sörf yaparken görüntülerle körleşiyor, sessizlik içinde zihinsel gürültülere tutuluyoruz. İnternet ağları yaşamımızın damarlarına karışarak muhayyilemizi kesintiye uğratıyor.

Dijitalin belleğinde silmeye ve unutmaya yer yok fakat bu bellek, kendi zayıf ve kırılgan belleklerimize destek vermiyor, aksine onun yerini alıyor.
Klavye bu çağın giyotinidir. Üstelik yakında –bir oyunu oynamak veya birini yok etmek için ona “dokunma”ya bile gerek kalmayacaktır. Ufak bir parmak hareketi ya da zihinden geçirilen anlık bir talimat ve hatta belki de refleks, ekranları yönetmeye yetecektir. Tüm inziva köşeleri siber işgal altındadır. En eşsiz ve mahrem anları bile fotoğraflamaya azmetmiş bir kitlenin parçasıyız artık. Burada süreçler sanal olsa da sonuçlar gerçek. Herkes tıkladığı linkin, yaptığı paylaşımın rehinesi. Bir zaman ağır demir zincirlerle bağlanan mahkumlar vardı; bugünse fiber ağlarla çaptırılıyoruz her gün aynı şeyi yaşama cezasına. Her saniye yenilenen içeriklere rağmen, yeni olan bir şey yok burada.
Sosyal medya kültüründe kullanıcı bireylerin en büyük zafiyetleri, en çok bağımlısı oldukları şeylere dair. İnternet aramalarında biz bir datanın izini sürer görünürken bile kendi zafiyet ve tutkularımızın muhbirliğini yapıyoruz. Daha açıkça denebilir ki: kullanıcı-insanlar olarak bizler tefekkür etmiyor, esasında sosyal ağların tefekkür malzemesine dönüşüyoruz.
Bu sebeple aygıtların bizim duygularımızı temsil ve teşci etmesini umuyoruz.
“Bağlantı” kelimesinde yanılsımaya dönüşen bu yanılgı, ağların bizimle hayat arasında bir perdeye dönüştüğü gerçeğini de gizliyor. Peki biz ne olursa uyanacak ve yaşamı ne zaman perdesiz bir şekilde deneyimlemeye başlayacağız? Kanımca, içinde yaşadığımız tekno-çağın en güncel ve kritik sorularından biri budur.

Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026