Taşın sesi, Tanrı’nın tecellisi: Victor Frankl’ın hayatını değiştiren karar anı

Zeliha Eliaçık
12:00, 10/12/2020, PerşembeG: Güncelleme: 14:13, 17/10/2025, Cuma
CategoryNihayet
Nihayet Dergi
Taşın sesi, Tanrı’nın tecellisi: Victor Frankl’ın hayatını değiştiren karar anı
Ve Tanrı, beşer dırdırından, rivâyetlerden, medresenin kıl-u kalından, hayatın orta yerine çağrıldığında ve gediğinde artık O’nu inkâr etmek, sesini duymamak, tecellisinden yüz çevirmek mümkün değildir.

Varoluşçu Psikiyatrist Victor Emil Frankl bir gün bir taşla konuşmuş. Bir psikiyatr taşlarla neden konuşur. Bu hastaların mesleği değil miydi? Esasında Frankl taşla konuşmuş da değil, taş onunla konuşmuş hem de ilk ve son kez.

Frankl’ın üzücü hikâyesi bir asker komutuyla başlıyor. Nazi dönemi ve Yahudilerin trenlerle bilmedikleri bir kadere taşındığı 1930’lu yıllar. Frankl Ailesi de trenden indirilmiş, bir kampın önüne getirilmişler. “Sen sağa, sen sola” diyerek bekleyenleri tasnif etmiş bir Nazi askeri. Solda kardeşi, annesi, babası ve eşi kalmış. Sağda kalanlar çalışmak üzere ayrılacak, solda kalanlar ya başka kamplara dağıtılacak veya derhal gaz odalarına yollanacaklar. Kader hayat ve ölüm arasına asker emriyle soğuk bir çizgi çizmiş.


Oysa genç doktor ailesini bu kaderden korumak için çaresizce bir çözüm aradığı gün bir taştan gelen o nasihatı dinlemiştir. O dönemde Psikoterapinin merkezi Amerika’dır. Frankl’ın genç bir Psikiyatristken en büyük hayali Amerikaya gitmek ve araştırma yapmaktır. Ama vizesini almadan kısa bir süre önce yeni bir karar çıkar. Yahudileri zorla kamplara taşıma kararı alınmıştır. Ancak doktorlar müstesna tutulur. Onlara ihtiyaç vardır. Aileleri de onlarla birlikte oldukları sürece bu himayeden istifade edeceklerdir.

Frankl’a ABD vizesinin geldiğini telefonla haber verirler. Genç doktorun Amerika’ya gitmeyi ne çok istediğini bilen arkadaşları bu habere sevinir. Ama genç doktor tereddüte düşer. Ne yapmalıdır? O gün içi sıkkın vaziyette bütün gün düşünür, caddelerde yürür:

Ve o akşam Frankl’e aradığı cevabı bir taş verir. Taş konuşur mu demeyin, evet bazen mürşid de olurlarmış. Bunu ben bir deliden öğrendim. “Dinlemeyi bilirsen taş bile bir mürşid olur konuşur sana” dedi bana. Konuştuklarının hiçbirini anlamıyordum. Galiba ya deli ya veli bu adam demiştim. “Beni dinleyemezsin sen” dedi. “En iyisi sen o taşı bekle. Ama önce şu pencereni bir kapat, şu içindeki sesleri bir yatıştır. Merak etme işlerin başı da sonu da aynıdır. Sen sadece şahitlik edeceksin. Duymayı öğreneceksin. Seni çok yerden kuşatmışlar. Ya kavga ediyorsun ya da hemen ram oluyorsun. Hepsine güzelce selam ver, yolundan çekilsinler.”

  • Neden her kapıyı çalar insan en son aklına kendi evi gelir. Kendi kapısı, kendi kalbi ve yarası. “Why are you knocking at the every door? Go and knock at the door of your heart.” “Neden kapı kapı gezerek kendini perişan ediyorsun. Haydi git ve kendi kalbinin kapısını çal.”

“Ben ama konuşmayı çok severim” dedim.

“Kelime kelime gizlediklerin an gelir seni kalbinden vurur. Kelimeler değildir sadece gerçeğin işareti (nişanesi), kalbinin sessiz şahitleri çok” dedi.

Tamam dedim. Çaresizlik anlarımda ben de bana konuşan taşları dinledim. Bazen kararını çoktan verse de insan ondan başka bir delil ister. İnkâr edilmesine imkân olmaya bir delil. Bir ortak, bir şahit. Çünkü bazı kararlar taştan ağırdır, tek başına taşımak imkânsız.

Frankl 70 yaşının ortasında yükünün hafifletildiği o günü hatırlıyor, yutkunarak ve hıçkırarak anlatıyor: “Eve girdim. Babam içerde oturuyor. Önündeki radyo masasının üzerinde bir taş duruyor. Taşa bakıyorum merakla: “Bu da nedir?” “Nazilerin yıktığı havranın civarında buldum, hürmeten aldım, eve getirdim. Yerde bırakamazdım” diyor babam. Taşın üzerinde İbranice bir harf yazıyor. “Nedir?” diye soruyorum. “Mabed stütunundaki her harf, 10 emirden birine işaret eder” diyor ve okuyor:

Bazen böyle olur, taşları da konuşturur. Merhametinden. Bazen hayatta bir an gelir ve Tanrı’dan tecellisi beklenir. Tecellisi, yani ben burdayım demesi. Çoğu vakit çaresizlikten. İnanmak bile şart değildir bazen. Çaresizlik bir bir belkiye yaslanarak Tanrı dâhil herkese seslenir.

Ve Tanrı, beşer dırdırından, rivâyetlerden, medresenin kıl-u kalından, hayatın orta yerine çağrıldığında ve gediğinde artık O’nu inkâr etmek, sesini duymamak, tecellisinden yüz çevirmek mümkün değildir.


Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026