Zulme karşı sivil tepki: Protesto ve boykot
11:00, 06/02/2026, CumaG: Güncelleme: 13:12, 06/02/2026, Cuma

Gökten Düşen Üç Elmayı Çalanlara Ettiğimiz Düşmanlıktır
“Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur.” Böyle sert ve iddialı bir ifadeyle sarsıyor bizi, Cemil Meriç. Yer çekimi ne kadar kanunuysa bu dünyanın, hak ve batılın olması da o kadar kanunu.
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Ahmed Arif
İlk kavgadan beri böyledir bu hikâye. Biri ölecek, biri vuracak. Biri de şahit olacak yaşananlara. Gökten düşen üç elmayı da aynı kişi alacak; elması gasp edilenler, hakkını arayacak. Birileri haktan yana olacak, birileri hırstan yana. Yani biz, bir taraf; onlar, bir taraf.
Biz kimiz, onlar kim? Aynı ırktan olanlar mı, aynı soydan gelenler mi, bilmem hangi markanın müşterisi olma lütfuna mazhar olanlar mı? Milyonluk medya hesapları olanlar mı yahut bilmem kaç milyon insan üzerinde hesapları olanlar mı?
En kuzeyden en güneye kadar dünyanın her yerinde bir “biz” var. Gördüğü hatayı eliyle düzelten, gücü yetmiyorsa diliyle gayret eden, ona da yetmiyorsa düzelmesini niyaz eden bir “biz” var. İçinde yankılanan, ötelerin ötesinden gelen sese kulak veren, vicdanını dünyaya satmayan “biz” var; en sağdan en sola. İşgalcinin, hırsızın, yalancının, dolandırıcının karşısında yükselen bir ses var.
Hakikatin sesi, varlığını bir başkasının varlığıyla meşru kılmaz. Hiçbir görüşün, ideolojinin ötekisi olma tuzağına düşmez. Düzen kurucuların sahnesinde kendine yazılan "özneyi var eden öteki" rolünü kabul etmez. “Perde düştü!” diye haykırır o ses. Bizim sesimiz.
Başka bir dünyanın mümkün olduğuna canı gönülden inanıyorum. Boynuma geçirilen urgana methiyeler düzmeyeceğim bir dünyanın olacağına inanıyorum. Hırsızın çok suçu olduğunu yüzüne tükürerek söyleyeceğim günü, kendi ellerimle çektiğim ipin getireceğine inanıyorum. Yazdığım her harfin, tek bir harfi anlattığına inanıyorum. Batılın yüzüne لا diye (Lâ ilâhe illallah ile başlayan bu reddiye, sıradan bir hayırdan çok bilinçli bir karşı duruşu temsil eder) haykırıyorum.
“Hazır ol cenge, istersen sulh u salah,” (günümüz Türkçesiyle “Barış ve huzur istiyorsan, savaşa hazır ol!”) demişti eskiler. Bizim bugün cenkten kastımız; protesto, boykot, eylem, yüksek ses. Sivil toplum reflekslerimizi kuvvetlendireceğiz. Yenen hakların hesabı sorulana dek protesto edeceğiz. Boykot bilincimizi diri tutacağız. Sözün tesirini kullanacağız. Nerede olursa olsun, sömürgeciye ve sömürgenin her türlüsüne düşmanlık edeceğiz.
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.