Bir şehre bakışımız algımıza göre değişir: Herkes görmek istediğini görür

Dursun Ali Tökel
08:00, 25/01/2022, SalıG: Güncelleme: 15:11, 23/09/2025, Salı
CategorySkyRoad
Skyroad
Bir şehre bakışımız algımıza göre değişir: Herkes görmek istediğini görür
Eski Kabataş Bölgesi (1900).

Bu sorunun cevabı tamamen bizim bir şehri nasıl algıladığımızla ilgilidir. Şehir bana nerden geliyorsa ben de ona oradan bakarım.

Demek istediğim şudur: Biri bir şehre gidiyor, dönüşte soruyorlar, nasıl bir yerdi diye. Diyor ki:
“Çok güzel bir şehirdi, eğlence yerleri, restoranları, kafeleri, gezmekle tükenmez turistik yerleri, müzeleri on numaraydı.
Sabahlara kadar eğlenceye akıyorsun, âlem süperdi…”
Bir gün başka biri daha gidiyor aynı şehre, ona da soruyorlar nasıldı diye. O da şöyle cevaplıyor:
“Çok güzel bir şehirdi, camilerine bayıldım.
Müezzinlerin ezan okuyuşu muhteşemdi.
Adım başı, her yerde türbeler var, o mübareklerin mekânlarını görmen lazım. Şehir âdeta şehitler ve gaziler yatağı.
Her vakit namazı farklı
camilerde kıldık,
evliya ziyaretleri,
tarihi mekân gezileri,
atalarımızın bıraktığı muazzam sanat eserleri anlatılır gibi değildi…”
Bu şehir
Müslüman şehri
değil de başka bir
din ve medeniyete ait bir şehir
de olsa sonuç değişmezdi. Bu sefer orada o şehrin
medeniyetinin maneviyatı ve derinliği dikkate
sunulurdu.
Şimdi bu iki insan aynı şehirden mi bahsediyor?
Evet, aynı şehirden bahsediyor. Peki nasıl bu kadar farklı olabiliyor?
Çünkü herkes görmek istediğini görüyor,
şehir onun
meşrebine
nerden bakıyorsa o da şehre oradan bakıyor.
Bir zamanlar İstanbul için “Gündüzleri kir yağar, geceleri nur…”
denirdi. Bu söz işte tam da bunu anlatıyor. Peki nedir bu Kir ve Nur? Herkesin kir ve nuru kendisine. Benim için nur olanlar başkası için boğucu bir kasvettir. Başkası için nur olanlar benim için tam bir felâkettir.
Büyük şairimiz Yahya Kemal
bir şehre nerden bakmalıyız sorusuna
“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul”
mısrasıyla cevap veriyor sanki, buna göre bir şehre ona hâkim bir tepeden bakılmalı. Ama diğer bir şairimiz
Orhan Veli
, bir şehre bakmayı
gözden
ziyade
kulaklara
devrediyor gibi.
“İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı”
mısrasıyla ve bu şiir boyunca bir şehri sesleriyle görüyor âdeta. Kimine gözle gelir şehir, kimine kulakla, kimine tarihle gelir şehir, kimine yemekleri, eğlence alemleri, telli duvakla…
Bir gün babam bana demişti ki:
“Bir şehre gittiğin zaman önce büyükleri ziyaret et!”
Babama göre bir şehre gittiğimiz zaman yapılacak ilk iş o şehrin büyüklerini ziyaret etmektir. Büyüklerden kastı da
o şehirde yatan evliyalar, şehitler, türbelerde metfun olanlar idi.
Neden böyle yapacağımı sorduğumda demişti ki:
“Çünkü o şehirde yaşıyorsak onlar sayesindedir. Onlar bu toprakları bizlere, ilimleri, irfanları, himmetleri, canları ve kanlarıyla vatan kıldılar…”
Tam da bu düşünceden dolayıdır ki, bu
“büyükler”
şehirlerin
manevi
koruyucuları
sayılırlar. Mesela İstanbul’da Anadolu yakasında
Aziz Mahmut Hüdaî
ve
Avrupa yakasında
Beşiktaş’ta
metfun olan
Kanuni Sultan Süleyman’ın
süt kardeşi
Yahya Efendi,
boğazın iki yakasında
İstanbul’un koruyucuları
olarak bilinirler.

Bu neden böyledir? Yahya Kemal’in de gayet isabetle belirttiği gibi, Türk şehirleri asırlar boyu bir şehidin, bir evliyanın türbesi etrafında kurulmuştur. Hemen onun civarına bir cami yapılmış, caminin avlusuna bir çınar dikilmiş, mahalleler o cami civarında teşekkül etmiştir. Yine Yahya Kemal’e göre, Batılılar unutmamak ve unutturmamak için heykel dikerler, biz ise unutmamak ve unutturmamak için türbe inşa ederiz.

Kadim şehirler böyle.
Pek
modern şehirler?
Onlara bakmak için bir merkeze ihtiyacınız yok. Nereden bakarsanız oradan görünürler,
derin ve kadim olmadıkları için yalındırlar
ve daha ziyade
seküler
kaygılarla
kurulmuşlardır. Baktığınızda ineceğiniz bir
maneviyattan
(yani “iç”ten)
yoksun oldukları için bakışınızı derinleştirmeye gerek de yoktur.
Bir şehre nereden bakalım? Varlığa hangi zaviyeden bakıyorsak oradan bakarız.
Bu yüzden hiç kimse bir şehri tüm varlığıyla keşfedemez,
anlayamaz.
Gördüğümüz, içimizin görmek istediklerini buyurduklarından ibarettir.

*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026