Kahire’nin ölüler şehrinde hiçlik tecrübesi

İş seyahatindeki sıfır beklentiyle bizim bahsettiğimiz hiçlik beklentisinin aynı şey olmadığını söyleyelim. Sıfır beklenti, beklentisizlik anlamına gelir ve niceldir
Pratik amaçlı seyahatlere herhangi bir beklenti yüklenemez: Bir iş seyahatinde işin halledilmesi önemlidir. Haliyle beklenti sıfırdır. Maksat sadece gezmek olduğunda ise beklentiler hep pozitiftir. Gittiğimiz yerde pozitif şeyler yaşamak isteriz. Pozitif kelimesinin içeriği size kalmış: Macera, deniz-kum güneş, sükûnet… Tabii bu pozitif beklentiler, negatif sonuçlar da içerebilir. Beklentimiz karşılanmazsa, beklentinin pozitif büyüklüğü nispetinde negatif anılar kalır geriye. Dolayısıyla kimse hiçlik beklentisiyle geziye çıkmaz.
(İş seyahatindeki sıfır beklentiyle bizim bahsettiğimiz hiçlik beklentisinin aynı şey olmadığını söyleyelim. Sıfır beklenti, beklentisizlik anlamına gelir ve niceldir. Bizim bir beklentimiz var: Hiçlik. Nitel bir beklenti.)

Tuhaf gelebilir ama hiçlik deneyimini öneriyor ve vadediyoruz. Sıkı diyet yapabilenler, oruç tutabilenler, vejetaryen ya da vegan olabilenler kısmen mahrumiyet yaşadıkları için ne demek istediğimizi anlayabilirler. Hayatında bir kez bile gönüllü mahrumiyet yaşamayanlar, dergideki bir sonraki sayfaya geçebilirler çünkü sizin kavrayabileceğiniz tecrübe alanının dışına çıkıyoruz.
Reklam
Bu deneyimin yaşanabileceği nadide yerlerden biri Kahire / Ölüler Şehri (Necropolis): Bir mezarlıktan daha fazlası ve gerçek manasıyla bir ölüler diyarı.
Başkentin tam ortasında olmasa da dışında da sayılmaz. El-Ezher Camisi’nin hemen yanı başında uzanıyor bu şehir. 1000 yıllık maziye sahip. 20 milyonluk nüfusun çok azı burada yaşıyor veya buraya uğruyor. Yeraltı nüfusu yer üstündekinin kaç katı kim bilir? Şatolarda yaşayan soylular fakirleşmeye başlayınca binanın ve kendilerinin masraflarını karşılamak için şatoyu yavaş yavaş halkın kullanımına açarlar. Aynı şekilde, bir zamanlar görkemli mezarların, kabirlerin ve türbelerin mahalli olan bu şehir bugün o fakirlere kucak açıyor.
Ancak ölülerin mülkiyeti bir hiç. Yaşayanlarla paylaştıkları şey de hiç. Geldiğimiz yerde de fakirliğin olduğunu biliyoruz, ancak fakirliğin birçok derecesinin olduğunu burada anlıyoruz. Dilimizde “hiçbir şeyi yok” göreceli bir ifadedir. Elbise dolu bir dolap karşısında “giyecek hiçbir şeyim yok” cümlesi ya sizin ya da bir yakınınızın ağzından illaki çıkmıştır. Biz burada hiçliğin kendisinden bahsediyoruz.

Bir eve girdik. Bir kocakarıyla karşılaştık. Evdeki eşyalarınızdan o evin sizin olduğunu anlarız. Bu evin kocakarıya ait olmasının tek emaresi biz gelmeden önce evin içinde yerde oturuyor olmasıydı. İçeride kendinden başka bir şey bile yoktu: Hiç.
Muhtemelen hatırlamadığı bir zamandan beri orada sadece oturuyor. Bu insanlar en az birkaç nesildir burada yaşıyor. Ama kronolojik zamanın geçtiğinden bahsetmek güç. Günün birinde bu kronolojik zamanın durması bizi etkilediği kadar onları da etkileyecek mi acaba?
Reklam
Sokaklarında hiçbir hareket yok, hiçbir faaliyet yok. Köpekler de bundan nasibini almış. Yerin üstünden bakınca yerin altına giden en kestirme yol burası gibi gözüküyor, sanki bu insanların sırası da gelip geçmiş ama bir engele takılmışlar. Canlı oldukları halde hiçliği yaşıyorlar. Önü arkası, ötesi berisi, öncesi sonrası, üstü altı olmayan bir konum diyebiliriz bu hiç için. Bu yüzden doludur (dolu olduğunu her halükârda eksik kalacak olan varoluşa geçince fark edersiniz).

Hiç üzerine hiç düşünmemiş çömez, iş bilmez, korkak ve daha da önemlisi nicelik-nitelik ayrımından bihaber gezginler için yine de söyleyelim. Gözünüzde bir suç mahalli canlanmış olabilir. Bunun sebebi sıfır, negatif sayılar ve pozitif sayılar mantığıyla yani nicel mantıkla düşünmeniz. Hiçin nitel bir kategori olduğunu söylemiştik. Bu yüzden buraya gelirseniz şayet sizi kriminal bir durum karşılamayacak. Elbette muazzam bir misafirperverlik de görmeyeceksiniz. Hiçliğin ortasında hiç olmayı anlayacaksınız.
Sonrasında, oraya nasıl girdiyseniz aynı şekilde çıkacaksınız, ama hafızanızda bu tecrübe olacak.
*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.