'Benim et çöpe atıyorsunuz en güzel'

Furkan Çalışkan
12:00, 18/04/2022, Pazartesi
CategoryCins
Cins Dergi
'Benim et çöpe atıyorsunuz en güzel'
O suyun ölümünü anlattıkça şiirinde, mütercim her defasında tıpkı bu intihar notu gibi çeviriyordu.

Aslında hepsi bu kadardı. Bir gazete haberi görene kadar. Alanya’ya yerleşen bir Alman intihar etmiş ve geriye bir not bırakmıştı. Bozuk Türkçesi ile şöyle söylüyordu: “Benim et çöpe atıyorsunuz en güzel”. Bir insanın ölmeden önce geride bıraktığı son notun kendi diline ait olmaması, intiharından daha acı. Ana dilinde veda edecek kimsenin olmaması yalnızlığın en uç tanımlarından birisi olsa gerek. İntihar, geride kalanlara yönelik ağır bir suçlamadır diyor İsmet Özel. Onun suçlayacak ya da suçlamasını anlayacak kadar bile kimsesi yok.

Suyun buharlaşmasını anlatıyordu şiirinde. Rüzgâr, su, yağmur ve buhar. Hayır, pastoral bir şiir değil. Bütün bunlar var ama doğa yok. Rüzgâr odalardan esiyor, su borulardan damlıyor, yağmur mutfakta yağıyor, buhar apartmanın içine doluyordu.



Ann-Kathrin, yanımızdaki Almanca mütercimi çaresiz bırakacak kendi icadı olan kelimeler ve çeviride yok olan anlamların peşinde kendisini heba ederken, ben soğuk soğuk terleyen bu kızın şiirinin Türkçeye aktarılışı sırasında yaşadığı kayboluşu merakla izleyip durdum. Bütün bir günü böyle, ılık kahveler, demli çaylar, sigara molaları, buruşturulmuş kağıtlar arasında harcadık. Sonra gözlerini kocaman açıp son nefesini verir gibi Almanca bir cümle fırlattı masanın ortasına.

Sonunda onun ne söylediğini hakkıyla anladığını düşünen mütercim tebessüm ederek çevirdi: “Ölüm, suyun buharlaşması gibidir. Anlatmak istediğim günbegün nasıl buharlaştığımız.

  • Bir kere ölmüyor insan. Sayılamayacak kadar çok ölüyoruz.”Ölüm, Trakl için karanlık çöken ormanlar ya da Celan için “Almanya’dan gelen bir usta” iken Ann- Kathrin yavaş yavaş buharlaşan bir suda görüyordu onu. Bir başka Alman da “Katı olan her şey buharlaşıyor” demişti.

Kutsalın dünyevileşmesi ile ölümün kutsallıktan arınması arasında kurduğumuz salıncakta sallandık bir süre... Tanıdığım başka Almanları düşündüm. Bir süre Yunus’un “Bu fenâyı terk idelüm / Esenledüm dünyâm seni” dizesini boş yere çevirmeye uğraştım. Çayına şeker atıp karıştırdım. Şekerin eriyişini, çayın buharını izledik. Beraber çeviride kaybolduk.


Kutsalın dünyevileşmesi ile ölümün kutsallıktan arınması arasında kurduğumuz salıncakta sallandık bir süre...

O Graz’a benim ilk defa gurbete giden şiirlerimle dönerken, ben de aslında ölümü anlatmak isterken tesisatı bozulmuş bir evi tasvir etmiş durumuna düşen onun şiirleriyle İstanbul’da kaldım.


Aslında hepsi bu kadardı. Bir gazete haberi görene kadar. Alanya’ya yerleşen bir Alman intihar etmiş ve geriye bir not bırakmıştı. Bozuk Türkçesi ile şöyle söylüyordu: “Benim et çöpe atıyorsunuz en güzel”.

  • Bir insanın ölmeden önce geride bıraktığı son notun kendi diline ait olmaması, intiharından daha acı. Ana dilinde veda edecek kimsenin olmaması yalnızlığın en uç tanımlarından birisi olsa gerek.

İntihar, geride kalanlara yönelik ağır bir suçlamadır diyor İsmet Özel. Onun suçlayacak ya da suçlamasını anlayacak kadar bile kimsesi yok. Sonra Ann-Kathrin geldi aklıma. O suyun ölümünü anlattıkça şiirinde, mütercim her defasında tıpkı bu intihar notu gibi çeviriyordu.


Dilin ucunda birikenlerin başka bir dile aktarılırken hangi anlamların intihar ettiğini asla bilemeyeceğiz. Fakat bu intihar notu ile şunu fark ettim ki anlamın intiharı, bedenin intiharından daha sarsıcı. Alanya’daki Alman hayatına son verirken, geride kalacak anlama da son veriyor.


Zira ana dilinde ölmemek böyledir. Son verdiği anlamdan ise yeni anlamlar doğuyor. Öyle ki düğün ve cenazenin, doğum ve ölümün aynı anda aynı evde olması gibi. Bunu fark edip ağıtların ve davulların sesini takip edip bahçesine girdiğiniz yer, modern şiirdir. Bozuk ve sonradan öğrenilmiş Türkçe için ölüm kokan bir adak. Yolun bundan sonrasını şair yalnız yürür.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026