Neden bu şarkılar hâlâ konuşuyor: 90’lardan bugüne duygular

Hande Yıldırım Önsöz
12:00, 25/01/2026, Pazar
CategoryCins
Cins Dergi
Neden bu şarkılar hâlâ konuşuyor: 90’lardan bugüne duygular
Bi hayli kalabalığım tam da bu notalarda.

2025’te çok kalabalık hissettik, kalabalığımız arttıkça geçip giden “olaylar tarihi” kalmadı. Kalan, yekûnlerimizin duygusuydu.

“Bir veda sistemi olan müzik, çıkış noktası atomlar değil de gözyaşları olan bir fiziği çağrıştırır.”

E. M. Cioran

Queen & David Bowie - Under Pressure

Sophie: “Aynı göğü paylaşıyor olmamız ne tatlı.”

Calum: “Nasıl yani?”

Sophie: “Yani... Mesela bazen teneffüslerde güneşi görebilir miyim diye gökyüzüne bakıyorum. Güneşi görürsem… Şöyle düşünüyorum: O zaman ikimiz de güneşi görebiliyoruz, aynı zamanda aynı mekânda olmasak da… Yani bir bakıma böyle, anlatabildim mi? Yani işte, ikimiz de aynı göğün altındayızdır o zaman ve dolayısıyla birlikteyizdir bir nevi.”

Bir daha, bir daha, bir daha “Aftersun” ve “çocukluğum bir film olsaydı”. His çocukluğu, zaman ve mekân çocukluğu. Benzer uzun sessizlikler ve tek bir büyüten diyalog. “Başka zamanlarda başka mekânlarda, âlemlerde görüşmek” neşesi. Böyle. On bir yaşındaki Sophie ile babası Calum’un bir “güney tatili hikâyesi. Peki, nere(ler)deler mi? Fethiye’ye tatile gidiyorlar, Telmessos Neva Hotel’de kalıyorlar; Ölüdeniz’de (Belcekız’da) denize giriyorlar, Kaunos’u geziyorlar. Charlotte Wells, “arttırılmış özgünlük” için hakiki mekânlarda çekiyor onları; duyguları Telmessos’la, Belcekız’la, Kaunos’la mezcedip. Ve şu oluyor: “Bunlar, benim hareketlerim; bunlar, bizim hareketlerimiz.”

90’lar sonu, 2000’ler başı sandalyelerinde -tam olarak bunlardır, evet- oturup şeftali-kayısı kokteyli içiyorlar; şemsiyeli. O sırada fotoğrafçı geliyor tabii, ISO ayarları filan hak getire çatlak patlak -ki en güzelleridir- fotoğraflar çekmek için. Fonda “Gamsız Hayat” çalıyor.

Queen feat. David Bowie - Under Pressure’da dans etmeleri için zorluyor Calum Sophie’yi. “Ya baba rezil olucaz.” diyerek (asla demeyerek) piste çıkıyor Sophie ve hayatının en güzel dört dakikasını idrak ediyor. Dans, hitammış.

The Alan Parsons Project - Genesis Ch.1 V.32

Enstrümantal, korolu, alegorik bir değinme; bir “diriliş”. Kitâb-ı Mukaddes’in Yaratılış Kitabı’nın birinci bölümüne bir metafor. Bu bölüm, meşhur “Dünyanın Yaratılışı” kısmı.

31 ayette ilk altı gün anlatılır ve ikinci bölüme geçilir.

“Genesis Ch.1 V.32”, 1977’li müthiş “I Robot” albümünün kapanışı ve albüm ismiyle, konsept temasıyla müsemma bir muziplik: Book of Genesis’te, “Verse 32”, yani 32. ayet yok. İşte burada milenyuma yürüyüş ve robotik, dijital devrim devreye giriyor: “insanın makineleri ve AI’a doğru”.

Hem ümitvâr hem distopik ve hem ulvî.

Alan Parsons’ın, meşhur projectron’u ile bu “yeni dünya laboratuvarı”nın mekanik sesleri ve yine onun meşhur vocoder’ı, sequencer programlama, Andrew Powell’ın Hammond organ’ının sıcak natürelliği, synth efektler, başka dünyalardan bir koro, tape loop’lar, reverb geçişler ve elbette Eric Woolfson aklı. Gerçek bir köprü olan soloyu da ekleyelim buraya. Delirmelik.

KISS - Sure Know Something

KISS; çok bilinen, çok dinlenen ama aslında tam da bu sebeple sanki hiç bilinememiş müthiş bir “yapı” benim için. Japon geleneksel sanatından esinlenen kabuki makyajları, her biri belirli bir sahne personasını ve personaların tesmiyesini üstlenip icra eden grup üyeleri; ilk döneminin klasik rock’ından hard rock’a, oradan shock rock’a, heavy metale ve glam metale uzanan müthiş bir serüven. İşte bu serüvende benim bir Ace Frehley’im vardı, var. Kalbim çok kırık ve enteresan bir şekilde “Spaceman”in büyük şef neşesinde.

Bir dönemin müzisyenlerine ve “lead guitarist”lerine değil sadece, KISS’in ilk dokuz senesinden sonraki bütün nesillerin müzikseverlerine, tekniği fildişi kulelerinden indirerek ilham oldu, dedi ki: “Odalarınızda çalışın çocuklar, aristokrasi yok burada.”

Hani favori çizgi dizinizde en sevdiğiniz süper kahraman ölür ama siz onun spin-offlarda karşınıza çıkacağını bilirsiniz; deli ve dâhidir çünkü. Mötley Crüe gitaristlerinden halefi Tommy Thayer’a kadar uzanan o hayranlık ve ustalık hattı bir de. Zira hakikaten ace’tir, üstün riffler, karşılanamayan servislerdir Paul Daniel “Ace” Frehley. KISS, onun “co-founder”lığıyla bir ekol olur. Bir grup, üretimlerine ara ya da son verdikten sonra grup üyelerinin solo albümleri pek tutmaz, genellemesini yıkar bir de.

16 Ekim 2025’te Frehley’nin ölüm haberini gördüğümde önüme düşen ilk “geçmişten bugüne” kolajlarından birinin fonunu “Sure Know Something” yapmışlar bir de. Hem hüzünlü hem neşeli parçam benim. “Deuce”lu “Alive”dan “Love Gun”a (buralarda bir Frehley’s Comet), “Dynasty”den “Psycho Circus”a. Bir de olsun, spin-offlar da keyifli ve belki de çok daha.

Hammerfall - Glory to the Brave

Hammerfall, çok sevdiğim İsveçli bir power metal grubu olsa da bu parçada yer yer haykıran bir “bu kalabalığın içinde yapayalnız hissetmektense” Şebnem Ferahı var gibi geliyor bana. Bu aslında ayrılığın yükünü taşımaya ve sahiplenmeye hazır oluşun “cesaret” parçası, belki de bu yüzden. Girişten soloya, oradan çıkışa cesaret size ve sizin çevrenizden dünyaya söylüyor söyleyeceğini. Sesler uzaklaşırken tekinsiz bir uzamsal ses hâkim oluyor sonra etrafa.

Twisted Sister -We’re Not Gonna Take It

Nakaratla başlayan parçaların yolu, bir yerde “marşlaşmak”la kesişir.

Metalin glam kolunun haşarı çocuklarından Dee Snider, bu parçayı grubu Twisted Sister’ın 1984’lü albümü “Stay Hungry” için yazmıştı. Şarkı, ivedilikle 80’ler gençliğinin bir metal marşına dönüştü, ki Snider’ın amacı da buydu zaten: ezilmişlerin ya da dışarıda kalmak zorunda olanların sesi olmak.

“Bir marş yazmak istedim.” diyordu Snider 2018’de. Zira o, Alice Cooper’ın öğretileriyle beslenmişti: “School’s Out”. (Yüzeyden baktığımızda hemen bir “Another Brick in the Wall” havası…) Glam metal, sanki metalin daha “yüzey”i ve eğlencelisi gibi görünse de benim en hayran olduğum alt-janralardan biridir: 80’ler glam, dendiğinde akan suların durduğu o kişilerden biri de benim. “Mutlu Gibi Görünen Hüzünlü Şarkılar” veya “Yüzeysel Görünen Göndermeli Parçalar” listeleri o zamanlar yapılabiliyor olsaydı birçok glam klasiği bu listelerde yerini alırdı çünkü glam balladlar dışındaki glam parçaları, hiçbir zaman siyasetten ve gününün dünyasının aktüelinden uzak kalmadı; dolayısıyla eleştirilerden, yasaklardan ve yeniden doğuşlardan da. “We’re Not Gonna Take It” de “gençlere kötü örnek olmak”tan ya da “gençleri isyana sürüklemek”ten dolayı yaftalandı. Halbuki bu parçanın insana hissettirdiği müthiş bir motivasyon var: ne isyan ne umarsız bir bencillik, motivasyon ve değer.

Bence iyi bilgi: 1980’lerde, Al Gore’un o zamanki eşi Tipper Gore’un yöneticisi olduğu Parents Music Resource Center (PMRC) ABD’de birçok şarkıyı doğrudan hedef aldığında metalci isyanı başlamıştı zaten. O dönemde Madonna, Prince gibi isimlerin şarkı sözlerinden müstehcen tınılarından ötürü doğan bir rahatsızlık ortamı vardı. Bu durum, kısa süre sonra rock ve metal müziği de etkiledi. Şarkı sözleri, müstehcenlik içermese dahi çeşitli başlıklar altında kategorilendirildi. Hani birçok albümde “Parental Advisory sticker” (Ebeveyn Danışmanlığı etiketi) görürüz, siyah-beyaz. İşte bu, The Recording Industry Association of America’nın (RIAA, Amerikan Kayıt Endüstrisi Birliği) o dönemlerde aldığı bir karardı. Bu kararla şarkı sözleri çeşitli kategorilerde sakıncalı görülen parçaları içeren albümlere bu etiket konulmaya başlandı.

Hümeyra - Yaşamaya Dair

Elbette bir Esin Engin düzenlemesiyle Nâzım Hikmet şiiri (2. Kısım, 1948). Hümeyra’ya her zaman çok yakışır, her zaman çok yakıştırır Hümeyra. İnsanlığın kültürel mirası, küçüklü büyüklü ortak kederlerimiz ve dudaklarımızın kenarında gayet müşterek oluşuveren o müstehzi çizgi. “Duymak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini / Biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına” ve gittikçe -yaş aldıkça- accelerando diyen tempo.

National Arab Orchestra & Mai Farouk & Lubana Al Quntar - Ghanili Shway

Mai Farouk’un “ben buradayım” nağmeleriyle, Lubana Al Quntar’ın ona bir nevi mentörlük eden fakat asla üstenci olmayan edalarıyla ve elbette National Arab Orchestra’nın yerinde duramayan maestrosu Michael Ibrahim ile kalabalık hissetmemek mümkün değil. Daha doğrusu şöyle: İğne atılsa yere düşmeyecek bir konserinde kendini hayranlarının kollarına bırakan bir frontman gibi veya Marmaray’ın insan seline kendini bırakan bir beyaz yakalı gibi önce bir kalabalık, sonra “yavaş yavaş” yalnızlık.

Björk - Army of Me

Hiçbir “motivasyon müziği” Björk’ün kararlı oktavlarının arasında dolaşamaz zannediyorum. “Bir ben var benden içeru”yu, bu kez “benler ordusu”yla bir iglo halvethânede meşk ediyoruz.

Joe Satriani - Crowd Chant

Tamamıyla kalabalıkla icraya yönelik bir virtüöz işi. Şarkı sözleriyle değil bu çoğulluk. Gitar geçişlerine, rifflerine âdeta acapella yapar gibi eşlik edilsin diye bir düşü görülmüş gibi.

İstanbul Gelişim Orkestrası & Melih Kibar - Çoban Yıldızı

“Küçükken bir keresinde tanınması kesinlikle imkânsız bir hayvan çizdi.

Bu nedir, diye sordum.

Bazen köpekbalığı, bazen aslan, bazen de bulut, dedi.

Vay canına, ya şimdi tam olarak ne?

Şimdi sığınak.”

Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026