Sadelik, hikmet ve hakikat üzerine notlar

Edebiyatta sadelik bıçak sırtı bir durumdur. Çünkü sadelik ancak ustalıkla ulaşılan bir seviyedir, bu nedenle bir örtüye de dönüşebilir. Genellikle okurda her şey tamam, açık, anlaşılır duygusunu uyandırır. Bu duygu, sadeliğin örtüsüdür; eğer okur bunu fark edip örtüyü kaldırmazsa, belki de bir ‘cin ali’ diliyle karşı karşıya kaldığını düşünür.
Tembel okur, üslup diye bellediği çokça kullanılmayan kelimelerle karşılaşmayı, ağdalı benzetmeleri filan arar genellikle. Oysa sade bir eser bunu vaat etmez. Onun derdi hakikati kendi çıplaklığında, yalınlığında verebilmektir. Bir şeyin tüm fazlalıklarından arındırılıp ‘kendi halinde’ ortaya çıkarılması sarsıcı olabilir. Zira niteliklerin süsünü artık üzerinde taşımıyordur; karşı karşıya gelinen, belki de o şeyin şeyliğidir.
*
Mükemmel eser fikri idedir ve ideler mutlaktır. Bu fikir, eser haline dönüştüğünde çözülür. Çünkü eser kusurlulukla maluldür. Mükemmel eser fikriyle, meydana gelen eser arasındaki bu çelişki çözülemezdir.
*
Vasat altı sanatçılarla anlaşmak her zaman kolaydır. (Kötü sanatçılarla anlaşmak daha da kolaydır.) Çünkü kendi sanat anlayışlarından söz ederlerken kavramlar yerine kanaatlerine müracaat ederler. Sanatı, ‘kendilerine göre’ anlatmaya çalışırlar. İş gelip ‘kendine göre’ye dayandı mı ortak bir kavram dünyasına gerek kalmaz; bu durumda uzlaşı da aranmaz olur. Herkes kendi gönlünce konuşur ve geriye hoş bir sohbet kalır.
*
Yüzeyin karşısında derinliğin her zaman cazibesi vardır. Herkes, yüzeyde olan-biteni derinliğine kavramak ister. Bu nedenle de yüzey genellikle ıskalanır. Çünkü yüzey, yüzeyseldir. Oysa Allah’ın fiilleri yüzeyde tezahür eder; sıfatları da yine yüzeyde tecelli eder. Olmuş, olan ve olacak da yüzeyde meydana gelir. Yüzey kazânın meydana geldiği mahaldir.
Hikmeti anlamanın, hakikatine ermenin mahali yüzeydir. Hikmetini anlamak, hakikatine ermek öncelikle yüzeyde vuku bulanın idrakiyledir.
Derinlik, doğal cazibesiyle her şeyi kendine doğru çeker, ancak yüzeyde olan kavranamadıkça derinliğe dalmak afallatıcıdır. Afallamamak için yüzeydeki oluşu duy’up sonrasında bu duyuşla derinliğe dalmak gerekir. Yine de her dalışta bir inci çıkarılacağının garantisi yoktur.
*
Malumat, bilgi edinmenin önündeki engellerden biridir. İnsana, konuyu bildiğini düşündürterek, onun araştırma, soruşturma yapmasını, analiz etmesini engeller.
*
Evinde olmak, (aynı zamanda bildiği, tanıdığı çevrede olmak demektir) insanın ontolojik olarak kendini emniyette hissetmesinin koşuludur. Çevre tanıdık, bildiktir; aşina olunandır. Emniyet aynı zamanda ortak hayatın da koşuludur. İnsan ancak böyle bir çevrede kendisini başkasına açar ve başkasında kendine bir yol bulur.
Evinde olamamak, emniyetin kaybolması demektir. Bu durumda önce ortak hayat çöker; insan kendi içine kapanır, daima korku ve endişe içindedir. Evinde olamamak, kendi bağrından kopmaktır; tıpkı aynı kökten türeyen emniyet ve imanın birbirinden kopması gibi. İman emniyetin bağrında köklenir; insan da ikamet ettiği evinde sükun bulur.
*
Gençleri otuzbeşinde-kırkında sevebilmek için yirmisinde tanımak gerekir. Genci yirmisinde tanıdığında aslında bu sınav olgun yaştakinin sınavıdır. Zira genci hatalarıyla, yanılgılarıyla taşıyıp taşıyamayacağı gibi bir sorunla karşı karşıyadır. Sonrasındaki sınav da gencindir. Bir zamanlar olgun yaşta olan artık ihtiyarlamış, aklı zayıflamaya başlamıştır; tıpkı gencin yirmi sene önceki hali gibidir neredeyse. Bu durumda mesele, yine var mısın, yok musundur.
*
Popüler eserler kişinin hayatının belirli bir safhasındaki deneyimlere, duygulara seslenir. Kişide çağrışımlar uyandırarak onun yaşanmışlıklarını uyarır. Bu nedenle eserle kolayca özdeşlik kurulur.
Bir fotoğraf albümünü karıştırmak, bir şarkıyı dinlerken ilk aşkın akla gelmesi gibi alabildiğine kişisel uyaranlar gibidir popüler eserler. Kitabı ya da müziği kapattığınızda yaşanmışlıklar fotoğraf albümünün sayfalarının arasında kalır, ta ki yeniden uyarılıncaya kadar.
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.