Hikayesi güçlü filmler

Celil Civan
08:36, 20/08/2020, Perşembe
CategoryPost Öykü
Post Öykü
Hikayesi güçlü filmler
Le Samourai filmi

Listeyi oluştururken hikaye ustası addedebileceğimiz birçok yönetmen kadar sinema tarihinin kıyısında köşesinde kalmış filmleri dışarıda bıraktığımı söylemeliyim. Kendi adıma, iyi bir hikaye anlattığı için birçok kez seyrettiğim ve seyredebileceğim filmlerden bir seçki yaptım.

Güçlü bir hikayeden söz ederken aslında neden söz ediyoruz? Güçlü hikaye tanımının öznel bir yönü olduğu şüphesiz; burada sanat, özeldeyse edebiyat ve sinema tarihi boyunca tartışılagelen
“gerçeklik mi, kurmaca mı?”
sorusu da ister istemez devreye giriyor. Güçlü hikayenin, gerçekliğe temas ettiği kadar kurgudan ve -maalesef kurguyla sık sık karıştırılan- kurmacadan da payını aldığını söyleyebiliriz. Seyrettiğimizde bizi içine alan, kurmacasıyla yeni bir gerçeklik evreni yaratan, ancak gerçeklikten uzak tutar gibi görünse de gerçeklikle farklı bir temas kurmamıza sebep olan, kurgusuyla şaşırtan hikayelerden söz ettiğimi ifade edeyim. Son tahlilde, seçilen filmler öznel bir tercihi gösteriyor. Ayrıca bir listenin birçok başka seçeneği de dışarıda bıraktığı ortada. Listeyi oluştururken hikaye ustası addedebileceğimiz birçok yönetmen kadar sinema tarihinin kıyısında köşesinde kalmış filmleri dışarıda bıraktığımı söylemeliyim. Kendi adıma, iyi bir hikaye anlattığı için birçok kez seyrettiğim ve seyredebileceğim filmlerden bir seçki yaptım.

1. Le Samourai

Stilize anlattığı suç ve gerilim hikayeleriyle
Fransız
sinemasının en kendine özgü yönetmenlerinden biri
Jean-Pierre Melville.
Grumbach
soyadını bırakıp
Moby Dick’
in yazarının soyadını almasıyla edebiyata da selam çakmayı unutmamış.
Fransız Yeni Dalgası’
nın haşarı çocuklarının ilham kaynağı olan
Melville
imzalı
Le Samourai,
başrolde oynayan
Alain Delon’
un
“cool”
ve melankolik bir kiralık katili canlandırmasının ötesinde, anlatım biçimiyle dikkat çekiyor. Ruh halini yansıtan gri bir odada, kendisi gibi içe kapanık gri bir kuşla yaşayan
Costello,
bir gece kulübünün sahibini öldürür ama geride tanıklar bırakır. Bunlardan biri de kulüpte piyano çalan
Valerie
isimli genç bir kadındır. Bir yandan işverenleriyle arası bozulan
Costello’
nun kendisinden şüphelenen polisle de başı derde girer ve kiralık katilimiz kendisini köşeye sıkışmış hisseder.
Martin Scorsese
gibi
“New York sokaklarını
” anlatan bir yönetmenin
Melville’
den etkilenmesine şaşırmamak gerek:
Le Samourai,
sıradışı bir kiralık katil hikayesi üzerinden karanlık, tekinsiz ve karamsar bir
Paris
tablosu çizmesiyle dikkati çekiyor.

2. Synedoche, New York

Being Jon Malkovich, Adaptation, Eternal Sunshine of a Spotless Mind
gibi filmlerin senaristi
Charlie Kaufman’
ın hem senaryosunu yazdığı hem de yönetmenliğini yaptığı bir filmle, dolayısıyla
Kaufman’ın “cins kafasından”
çıkan acayipliklerle karşı karşıyayız. Bu acayipliklerin ortasındaysa gitgide kurmacayla gerçekliğin sınırlarını kaybeden bir tiyatro yönetmeni var:
Caden Cotard. “Gerçekçi ve samimi”
bir oyun sahnelemek için ailesini, dostlarını, parasal desteğini ve meslektaşlarını kaybetmeye başlayan
Cotard’
ın hikayesi, yaşadıklarını sahneye uyarlamak uğruna kendisinin, ailesiyle çevresinin ve yaşadığı şehrin bire bir kopyasını üretmeye kadar gitmesini anlatıyor. Elbette bir kopya sadece kopya olmakla kalmayıp
Cotard’
ın bütün hayatına musallat olan tekinsiz bir ikize dönüşüyor.
Cotard
hayatındaki
“her şeyi”
kopyalayıp kurmacanın emrine verdikçe elde etmek istediği gerçeklik sanatın cinleri tarafından ortadan kaldırılıyor. Sanat ve gerçeklik, kurmaca ve hayat, geçmiş ve hafıza gibi
Kaufman’
ın pek sevdiği meselelere değinen
Synedoche, New York,
yazarın diğer senaryolarına nispetle daha karanlık bir anlatım kullanıyor.

3. A Serious Man

Güçlü hikayeler diye başlık atıp
Coen Kardeşlerden
söz etmemek mümkün olmasa gerek.
Fargo, Miller’s Crossing, Barton Fink
gibi birçok iyi filme imza atmış kardeşlerin sinematografisi içinden film seçmekse epey zor. Ama söz konusu bir liste ise seçim yapmak da mecburi. Bu kişisel yakınmaları bir kenara bırakırsak,
A Serious Man,
her
Coen
filminde olduğu gibi gene kaybeden, kaybetmemek uğruna elinden geleni yaptıkça daha da dibe batan içe kapanık ve sakar bir kahramanın hikayesini anlatıyor. Film fizik hocası
Larry Gopnik’
i merkeze alıyor almasına ama filmi seyrettiğimizde görüyoruz ki
Gopnik
etrafındakiler tarafından çoktan dışarıya atılmış bile. Karısı
Judy
başka bir adamla birlikte yaşıyor, kızı
Larry’
nin biriktirdiği paraları çalıyor, oğlu esrar kullanıyor ve işe yaramaz kardeşi
Arthur
bütün gün kanepede pinekliyor. Üstelik
Larry
komşusuyla da arazi meselesi yüzünden kavgalı. Bu kötü gidişin sebebini öğrenmek isteyen
Gopnik
hayatın anlamını keşfetmek için çareyi yaşadığı cemaatin hahamlarına başvurmakta buluyor. En iyisi, filmin sürprizini kaçırmamak için
Gopnik’
in haham ziyaretlerine hiç değinmemek. Seyirciye hahamların cevapları kadar filmin girişindeki küçük hikayeye ve filmin sonuna dikkat etmelerini söylemekteyse bir sakınca yok.

4.Bir Zamanlar Anadolu’da

Bir cinayet, toprak altında bir ceset, cinayeti soruşturan savcı ve polis, onlarla birlikte gece boyu ceset peşinde giden bir doktor.
Nuri Bilge Ceylan
’ın
Kış Uykusu’
ndan bir önceki filmi
Bir Zamanlar Anadolu’
da bütün hikayesini handiyse tek bir gecede ve bir avuç adamın etrafında örüyor. Daha önceki filmlerinde izlenim ve duygulara hitap eden
Ceylan, Bir Zamanlar Anadolu’
da ile sağlam bir hikaye anlatmaya girişiyor ve bunu başarıyor. Ancak filmin tek başarısı, karakterler arasındaki diyaloglar ve güçlü oyunculuklar değil. Gecenin sonuna giden yolculuk boyunca hikayenin en önemli kahramanlarından biri de yağmuru, bozkırı, rüzgarı ve yuvarlanan elmalarıyla doğanın ta kendisi.
Ceylan’
ın hikayesi sağlam olmasına sağlam ama meşhur elma sahnesinde olduğu gibi yönetmen, biz faniler kendimizi büyük dertler çeker halde görsek de doğa bizi umursamadan binlerce yıllık döngüsünü devam ettiriyor diyor. Filmin kötümser, dahası kötücül olduğuna dair tartışmalar filmin güçlü olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor.

5. Elena

Dönüş ve Sürgün filmleriyle sinemaseverlerin dikkatini çeken ve sevgisini kazanan
Andre Zvyagintsev’
in son filmi
Leviathan
güçlü görsel dili,
Rusya’
nın siyasi gündemine getirdiği sert eleştirileri ve dinsel göndermeleriyle sevenlerini yeniden mutlu etti. Etti etmesine ama bu arada bir önceki filmi
Elena
fazla ilgi görmedi sanki. Bunun sebebi,
Hıristiyanlığa
atıflar, simgesel bir anlatım, ağır ve sessiz planlardan oluşan filmlerden sonra
Elena’
nın fazlasıyla
“klasik”
bir anlatımı kullanması olabilir mi? Ancak
Elena’
yı tam da güçlü bir film kılan nispeten sade, dolaysız bir hikaye anlatmasıydı. Yaşlı ve zengin bir adamla evli olan ve ona bakıcılık yapan, hayırsız evlatlarıyla zor bir hayat sürdüren
Elena’
nın hikayesi,
Sosyalizm
sonrası
Rusyası’
nda değişen mülkiyet ilişkilerine vurgu yapıyor. İnsan ilişkilerinin yozlaştığı, her şeyin maddiyatla ölçüldüğü bir
Rusya’
da çaresiz kalan
Elena
da filmin sonunda yapması
“gereken”
hamleyi yapıyor. Simgesel ve derin göndermeler seyirciyi cezbetse de
Elena
sağlam örgüsü ve sert eleştirisiyle
Zvyagintsev
sinemasında ayrı bir yerde durmakta.

6. Bir Ayrılık

Aşgar Ferhadi’
nin yönettiği,
Oscar’
da
En İyi Yabancı Film
ödülünü kazanan
Bir Ayrılık, Ferhadi’
nin önce
Elly
Hakkında ve sonrasında
Geçmiş
ile devam ettiği aile, sadakat, yalan ve kişisel çıkar gibi temaları üst-orta sınıf bir ailenin etrafında hikaye ediyor.
Nadir
ve
Simin
isimli çift yurt dışında yaşayıp yaşamamak konusunda bir karar vermek zorundadır.
Simin
kızlarının geleceği için yurt dışına gitmek istese de
Nadir, Alzheimer
hastası babasını geride bırakmak zorunda kaldığı için itiraz eder.
Simin
boşanmak isteyip ailesinin yanına taşındığında
Nadir,
babasına bakması için birisini arar ve
Raziye
isimli yoksul bir kadınla anlaşır.
Raziye’
nin babasını evde bırakıp dışarı çıktığını öğrenen
Nadir
kadınla kavga eder ve kadını evden dışarı atınca kadın merdivenlerden düşer.
Raziye’
nin hamile olduğunun anlaşılması üzerine, her iki tarafın aile üyelerinin de dâhil olduğu bir çatışma başlar. Kendisi ve ailesi için yalan söyleme, gerçeklerle yüzleşme, sınıfsal çıkar, yoksulluk gibi konuların işlendiği filmin en önemli alametifarikasıysa
Farhadi’
nin sıkı sıkıya ördüğü diyaloglardan oluşan senaryosu.

7. Köpek Dişi

Theo Angelopoulos
ile anılan
Yunan
sinemasının genç kuşak yönetmenleri, son dönemde şaşırtıcı, şaşırtıcı olduğu kadar rahatsız edici filmlerle dikkat çekiyor. Biçim ve içerik olarak klasik anlatımın dışında filmlere imza atan yönetmenlerin derdinin ülkenin yakın tarihiyle alakalı olduğunu söylemek yanlış olmasa gerek.
Avrupa Birliği
ile ilişkiler, ekonomik kriz, siyasi istikrarsızlık ve
“görkemli geçmiş”
arasında savrulan
Yunanlı
sanatçılar söz konusu başlıkları metaforik bir dille anlatmakla kalmayıp, düzene ait mevcut yapıları da tahrip etmeye çalışıyor.
Köpek Dişi,
aileleri tarafından dış dünyadan korunan gençlerin yaşadıkları baskıyı, baskıdan kurtulma çabalarını anlatıyor ve aile üzerinden suç, ceza ve şiddet meselelerine çarpıcı bir görsellikle temas ediyor. Senaryonun ve oyuncuların
“yapaylığı”
eleştirilse de söz konusu yapaylık bahsi geçen kavramların mutlak olmadığına vurgu yapıyor.
Köpek Dişi, Haneke
sinemasının izlerini taşısa da
Avusturyalı
yönetmenden daha şiddetli bir dil kullanıyor.

8. Los Cronocrimenes

Korku ve gerilim türlerinde
Amerikan
sinemasının önüne geçmeye başlayan
İspanyol
sineması
“zamanda yolculuk”
temasına dokunduğunda da farklı tatlar yaratmayı biliyor.
“Kazara”
bir zaman makinesiyle yolculuk eden ve bir saat öncesine giden kahramanımız
Hector’
u içinden çıkılmaz, karanlık ve grotesk bir macera bekliyor. Filmin sürprizini kaçırmak istemem ama işleri bozdukça düzeltmek amacıyla geçmişe giden
Hector’
un
“kendi geçmişiyle”
başının derde girmesi filmin en enteresan yönlerinden biri.
Nacho Vigalondo
imzalı bu eser, az mekan ve az oyuncuyla da iyi ve güçlü bir hikayenin anlatabileceğini ispat ediyor.
(Listeye bir kaçak yapmak gerekirse: Los Cronocrimenes’in, ünlü bilim-kurgu yazarı Robert A. Heinlein’in “All You Zombies” isimli hikayesinden uyarlanan ve maalesef ülkemizde gösterime girmeyen Predestination filmiyle birlikte seyredilmesi tavsiye olunur.)


9. Suçlular Aramızda

Metin Erksan
deyince akla şüphesiz
Susuz Yaz, Yılanların Öcü
ve elbette
Sevmek Zamanı
gelir.
Suçlular Aramızda, Erksan’
ın seyirci tarafından pek tutulmamış bir eseri. Oysa film
Erksan’
ın vazgeçilmez teması olan mülkiyet ve sınıf ilişkilerine baktığı kadar tuhaf karakterleri ve burjuvaziyi absürd bir biçimde yansıtmasıyla dikkat çekiyor. İş adamı
Halis Bey’
in evini soyan iki hırsız
Halis Bey’
in gelini
Demet’
e ait çok pahalı bir gerdanlığı ele geçirdikleri için kendilerini şanslı sayarlar. Ancak gerdanlığın fiyatını öğrenmek için gittikleri kuyumcu gerdanlığın sahte olduğunu söyleyince bütün iş değişir. Hırsızlar,
Halis Bey’
in
“namussuzluğunu”
yüzüne vurmak istediklerinde karşılarına
Demet’
in kocası
Mümtaz
çıkar.
Mümtaz’
ın tek derdi cemiyet içindeki
“asaletlerini”
korumak olsa da hikaye ilerledikçe, filmin fakir ama gururlu hırsızı
Halil
hariç, hemen herkesin derdinin gerdanlık üzerinden paraya konmak olduğu görülür. Buna
Mümtaz’
ın babası,
Mümtaz’
ın metresi ve metresinin sevgilisi de dâhil.
Mümtaz
rolünü oynayan
Ekrem Bora’
nın fetişist ve çocuksuluğu gaddarlıkla birleştiren oyunculuğu,
Demet’
i oynayan
Belgin Doruk’
un
Yeşilçam
masallarının dışında çıkarcı bir kadın karakteri canlandırması,
Halis Bey’
in uyanık iş adamı portresi yanında etrafıyla sürekli dalga geçip dans eden zenci
Yahya
karakteri filmin sürprizi.
Suçlular Aramızda, Erksan’
ın
Yeşilçam
’da film yapmak zorunda kalmasaydı sanatını nasıl konuşturabileceğine dair kimi artistik unsurlarıyla da dikkat çekici.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026