Mahalle kültüründe racon: Bugün hâlâ geçerli mi?

Eray Sarıçam
15:00, 06/03/2026, CumaG: Güncelleme: 15:25, 06/03/2026, Cuma
CategoryCins
Cins Dergi
Mahalle kültüründe racon: Bugün hâlâ geçerli mi?
Raconun ne demek olduğunu eskiden serseriler bile bilirdi.

Karikatürist, senarist ve oyuncu Hasan Kaçan ile racon ruhuna, raconun dünü ile bugününe, mahalle kültürüne ve “o eski günlere” dair önemli bir söyleşi yaptık.

Hasan Hocam, siz mahalle kültürünü birebir yaşamış, onu hem karikatürlere hem de ekranlara taşımış birisiniz. Bugün artık o mahallelerdeki “racon”un yerine “taskafalı” diye anılan kaba bir tipoloji var. Peki, racon bugün hâlâ önemli midir, önemini koruyor mu?
Hasan Kaçan
Hasan Kaçan

Racon dediğimiz şey tabii ki önemlidir ve işe yarar. Ama sizin bu sorunuza ben de başka birkaç soruyla cevap vermiş olayım: “Raconu kim kesecek? Raconun ne olduğunu kim bilecek? Raconu kim oluşturacak? Racon sahibi kim olacak, kimler olacak?”

Var mı böyle bir şey? Çok önceden belli kaideler ile belli kuralların öğretilmesi ve onlara uygun yaşanması racon olarak adlandırılmış. Çünkü insanlar hayatta kurallar olmadan, kaideler olmadan başı bozuk bir şekilde yaşayamaz, hayatlarını sürdüremez. Bu her şeyde böyledir. Efendime söyleyeyim, aynı anda iki ayağımızı atamayız. Bir ayağımızı atıp sonra öteki ayağımızı atarak yürüyebiliyoruz. Sürekli nefes alamayız. Önce nefes alıyoruz, sonra veriyoruz ya da önce nefes veriyoruz, sonra alıyoruz.

Hayatla kurulan bir etkileşim söz konusu yani…

Tabii ki bir etkileşim var hayatın içerisinde. Bu etkileşimi elden bırakmayarak, geleneksel olanın daha çok korunduğu, muhafaza edildiği ya da yeşertildiği birtakım bozulmamış kurumlar -mesela tekkeler- bize racon dediğimiz şeyi doğruca öğretebilecek yerler olabilir. Raconun ne olduğunu bize, tekkeler öğretebilir. Bu belki küçük bir başlangıç olabilir ama biliyoruz ki tüm büyük işler küçücük bir adımla başlar. Tabii kültürümüzü ve adam olma raconlarını belirleyen; mahalle abilerinin dışında, tasavvuf terbiyesi veren, adamlığı öğreten bu kurumların ve tekkelerin birçoğu kapatılmış zamanında. O yüzden şimdi Allah nasip edecek de böyle bir yer bulacaksın, öyle bir mürşidi kâmil karşına çıkacak, sen de nasibin varsa raconu öğreneceksin… Yani hayatı öğreneceksin… Daha sonra bunu başkalarıyla paylaşacaksın... Zor bir iş…

Eskiden kabadayı bile bir söze, bir vicdana yaslanırdı. “Adamlık” sadece güçle değil, duruşla ölçülürdü. Bugün o raconun yerini dolduramadık sanki…

Bu dediğinize bir hatıramla cevap vereyim. Rahmetli babam mahallede erkek berberiydi. Ama bir mahalle berberi olmasına rağmen insanlar babamdan nedense çekinirler ve çok saygı gösterirlerdi. Bir gece 12 gibi dükkânı kapattığımız sırada bir adam geldi. “Beyoğlu'na çıkacağım. Bir sakal tıraşı olmak istiyorum.” diye rica etti. Tekrar dükkânı açtık. Ben de herhalde 10 yaşlarında falan bir çocuğum. Babamın yanında çıraklık yapıyorum mektep tatillerinde. Neyse, babam dükkânı açtı, adamın suratını köpürtürken başka biri küt diye kapıyı açıp içeri girdi. Tıraş olan adamın kafasına bir silah dayadı. Serserinin teki. Babamın elinde de ustura var. Ben tabii korkudan ne var ne yok bıraktım. Bununla utanılacak bir durum yok, ufacık çocuksun… O sırada babam elindeki usturayla, eli tabancalı bu adama; “Ulan sen kim oluyorsun da benim koltuğumdaki adamı öldürmeye kalkıyorsun, elimde ustura var, istesem ben keserim bunun gırtlağını, sana ne oluyor? Bir hesabınız varsa gidin dışarıda görün.” dedi. Sonra durdu, “Burası ekmek kapısı.” diye bağırdı. İster serseri ister sarhoş olsun, o adam ekmek kapısı lafını duyunca, “Abi kusura bakma, bir eşeklik yaptım.” deyip çekti gitti.

Kısacası ekmek kapısının ne demek olduğunu serseri bile biliyordu…

Evet, raconun ne demek olduğunu serserisi de sarhoş da biliyordu. Şimdi bu tür ölçüler kalmadı. Çünkü özellikle ecnebi dizilerde, filmlerde bu tür ölçüler yok. Rahat rahat adam öldürülüyor, kıtır kıtır adam kesiliyor ve bunun detayları işleniyor. Yani bir insana ölümcül zarar vermenin neredeyse dersini veriyor ecnebi diziler. Bizim ülkenin basın-yayın kanunları var. Ne televizyonlarda ne de devlet kanallarında bu tür şeylere müsaade edilir. Ama bir sürü insanın bu tür dizileri izlediği dijital kanallar mevcut. Netflix’inden Amazon’una ve Disney’ine kadar aklınıza gelen bir sürü kanalda bu tür şeyler izleniyor. Örneğin La Casa de Papel gibi dizilerde haydutlar ve soyguncular sanki düzenin karşısındaki kahramanlarmış gibi insanlara sunuluyor. Bunun, “racon eksikliğinde” önemli bir etkisi olduğunu düşünüyorum.

Peki yeniden bir “racon ruhu” ortaya çıkarabilir miyiz?

Çok zor… Çünkü her dönemin kendi şartları var. Hele ki bunca “sanallığın” içerisinde epey zor bir şey. Yani racon denen şey, bir kurallar ve davranışlar manzumesi. Yani bir tür kültür. Bu kültürü günümüzde bulmak ne kadar mümkün, orasını bilemiyorum. Bu yüzden bugünkü gençlerin Allah yardımcısı olsun… “Biz çok şahane günler yaşadık. Ah nerede o eski günler!” edebiyatı yapmayacağım. Ama o insanların birbirlerine selam verdiği, sıkıntıları var mı diye sorduğu, komşularını merak ettiği günler artık geride kaldı. Böyle bir dönemde yaşamıyoruz. Doğal olarak da bu tür bir ortamdan yeni bir racon ruhunun çıkması pek mümkün görünmüyor. Yani aynı apartmandaki insanlar bile birbirlerini tanımıyor. Komşuların dahi birbirini tanımadığı bir dünyadan “racon” beklemek boşuna olur. Bu yeni hayatımızın bir getirisi. Durum böyle olunca gençleri de suçlayamayız. “Gençler niye böyle davranıyorlar?” diyemeyiz. Çünkü büyükleri olarak onlara biz örnek oluyoruz. Düşünün anne-baba çalışıyor, çocukları YouTube müzikleri büyütüyor. Ninni bile yok. İngilizce veya Korece şarkılar… Doğal olarak şuur altını bu şarkılar oluşturuyor çocukların. Sonra sen gel bu bilinçten yeni bir racon bekle. Çok zor ve neredeyse imkânsıza yakın bir şey bu…

Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026