Antika saatle zamanı geri alan adamın hikâyesi

Güray Süngü
20:00, 03/05/2026, PazarG: Güncelleme: 22:20, 03/05/2026, Pazar
CategoryCins
Cins Dergi
Antika saatle zamanı geri alan adamın hikâyesi
Zamanda yolculuk

Antika şeylere aşırı meraklı Emre Körcan, Kapalıçarşı’daki “Karmen” adlı dükkândan iki senedir eliyle tutup incelediği ama bir türlü cesaret edip ve aslında paraya kıyıp alamadığı kurmalı cep saatini cebine atıp evine döndüğünde belki de dünyanın en mutlu insanıydı.

Çayını sehpasına koyup, eline saatini alıp koltuğuna yerleştiğinde ilk işi elbette elindeki kıymetlisini vakte göre ayarlamak oldu. Ama bunu yaparken çok garip bir şey cereyan etti. Vakit, duvardaki saate göre öğleden sonra üçü beş geçiyordu, cep saatinin daha geçi gösterecek rakamlarında durmakta olan akrep ve yelkovanını, kurma kolunun ilk çekmesinde geriye doğru alırken, Emre Körcan’ın gözü duvardaki saate ilişti. Gözü duvardaki saate ilişinceyse aklı uçacak gibi oldu. Zira kıymetlisinin akrep ve yelkovanı, kurma kolunu çevirdiği için geriye doğru giderken, duvarındaki saatin de akrep ve yelkovanı geriye doğru yol alıyordu.

Antika saatinin kurma kolunu çevirdikçe sadece duvardaki saatin de akrep ve yelkovanı geriye gitmiyordu.

Duraksadı. “Göz yanılgısı mı, mutluluk sarhoşluğu mu?” diye kendini tarttı ve sonra tekrar denedi. Yavaş bir şekilde çevirdi kurma kolunu. Evet, duvardaki saat de geriye gidiyordu. Gece yarısına kadar ölçtü, biçti, tarttı ve deneyler yaptı, ne olduğunu anlamaya çalıştı ve en sonunda anladı. Antika saatinin kurma kolunu çevirdikçe sadece duvardaki saatin de akrep ve yelkovanı geriye gitmiyordu, olan daha beter, daha tuhaf, aslında daha muhteşem bir şeydi. Kıymetlisinin kurma kolunu çevirdikçe, kendisi ve aslında dünya, zamanda geriye doğru gidiyordu.

Birkaç gün küçük denemelerle hayretini perçinledi, mutlu oldu. Ama sonra bu muhteşem şeyle ne yapacağını bilemedi. Düşündü, bulamadı. Sonra liseye giderken arkadaşlarıyla beta kaset kiralayarak seyrettikleri Geleceğe Dönüş filmindeki “Biff” aklına geldi. İnternete girdi, taa kendisinin lisede olduğu zamanlardan başlayarak bugüne kadarki spor sonuçlarını listeledi, bir dosyaya kaydetti, sonra kendisine mail attı, sonra lisede olduğu bir yılı belirledi, o yıla gitmek için saatini kaç saat geriye alması gerektiğini hesapladı, belirledi, sonra sokağındaki kırtasiyeye gidip dosyanın çıktısını aldı, sonra sokağındaki otuz yıldır aynı yerde aynı derbederlikle durmakta olan parka gitti, cep saatini çıkardı, saatini 262 bin 800 saat geriye aldı kurma kolunu hızla çevirerek. Bu çevirme işi 438 dakika, yani 73 saat sürdü. İşi bittiğinde açlıktan, susuzluktan, uykusuzluktan ölmek üzereydi, ama muvaffakiyet hepsinin üstünü örttü zira etrafına bakınca gördü ki, tam otuz yıl öncenin parkında, yani otuz yıl önceki dünyadaydı. Önce su içti parkın çeşmesinden, sonra köşedeki bakkaldan ekmek alacaktı ama nasıl alsın, parası bu zaman için uygun değildi, neden bunları düşünmedim diye kendine kızdı, ama çok büyük bir şeyin eşiğinde olduğu için kendisini affetti, sonra da soteye yatıp kendi on altı yaşını bekledi.

Sonra saatini 262 bin 800 saat ileriye aldı, kendi zamanına varınca da ilkin üstüne başına baktı.

Kendisini lise kostümüyle parkın önünden geçerken görünce hareketlendi, kendisine arkasından yaklaştı, “Affedersin, bakar mısın?” diye seslendi.

Kendisini ikna etmesi epeyce zor oldu. Gençliğinde biraz mankafaydı, en azından gençliğinde biraz mankafa olduğunu bildiği için allem etti kallem etti ve kendisine vaziyeti kabul ettirdi. Sonra parka girdi tekrar, on altı yaşındaki kendisine aldırdığı ekmeği yedi, biraz uyudu, sonra saatini 262 bin 800 saat ileriye aldı, kendi zamanına varınca ilkin üstüne başına baktı. Aynıydı. “Evime gideyim bakayım.” diye düşündü. Ama artık o evde oturmuyordu muhtemelen. Bilemedi ne yapacağını. “Neden bunu daha önce düşünmedim?” diye yine kendisine kızdı. Öte yandan sokağı bıraktığı gibiydi, pek bir şey değişmemişti. Belki de anı olsun diye evini aynı bırakmıştı, baba eviydi sonuçta, evine gitti. Anahtarıyla açamadı kapıyı. Tahmin ettiği gibiydi, başkası oturuyordu artık orada. Kapıyı kurcalarken içeriden açıldı kapı. Dayak yemek ile polise teslim edilmek arasında gidip gelirken, evin yıllar önce kendisini dövmek ile polise vermek arasında gidip gelen karşısındaki adam tarafından satın alındığını öğrenmiş oldu yine de. Evi satan kişi, kişiler, onlar nerede yaşıyor derken, adam insafa mı geldi artık ne olduysa cevap verdi, “Parkta o,” dedi, “meczup ama, dilenci ile deli arası bir şey, git bak madem.”

Çok saçmaydı, kimi söylüyordu bu adam, geçmişe giden kendisiydi ama şimdi gelmişti, zengin olmuş olmalıydı, saraylarda yaşıyor olmalıydı, çaresiz parka gitti. Orada kendi bu yaşındaki halini gördü. Ama çok saçmaydı bu, geçmişe gidip gelen kendisiydi, bu karşısındaki adamın gençliğinin bu yaştaki hali kendisiydi yani, o halde bu adam kimdi. “Sen,” dedi, “kimsin?” Adam, kendisini tanıdı hemen. “Ulan,” dedi, “seni bekliyordum otuz yıldır. Hangi zamandan geldiğini bilmediğim için ne zaman karşıma çıkarsın bilmiyordum, sonunda geldin. Ne yaptın lan bana?” Emre Körcan şaşırdı. “Sana verdiğim listeyi kullanmadın mı?” diye sordu heyecanla. “Kullandım,” dedi adam, “bir bahis oynadım, ilk bahis tuttu. Mutlu oldum deliler gibi. Sonra bir bahis daha oynadım. İkincisi tutmadı. O günden beri bahis oynuyorum, bir daha hiç tutmadı. Ne okul okudum ne bir iş tuttum, çürüdüm, parkta yaşıyorum, herkes de bana deli diyor.” Emre Körcan anladı vaziyeti. İlk bahis tutunca, gelecek değişmişti geçmişte. Bu yüzden ikinci bahis tutmamıştı, yaşanan artık yeni gerçeklik olduğundan. Bu durumda bugüne gelince kendisinden bir tane daha olması da mantıklıydı. Geldiği gelecek, o geçmişin geleceğiydi çünkü. Filmdeki bagı bulduğunu anladı ama üstünde durmadı. “Dur,” dedi, “halledeceğim, yine gideceğim, ilk bahise her şeyi yatırmasını söyleyeceğim gençliğimize.”

“Hayatta bırakmam, kaybolup gideceksin belki ne bileyim, ben de geleceğim.” dedi adam. “Olur.” dedi Emre Körcan. Ama önce biraz uyuyup, bir şeyler yemeliyiz. Biraz çöpleri karıştırdılar. Biraz da uyudular. Sonra adam, Emre Körcan’ın kolundan tuttu, Emre Körcan çevirdi kurma kolunu.

Otuz yıl önceye gidince ilk gördükleri şey, parkın önünde on altı yaşındaki kendilerine, kırk altı yaşındaki kendilerinin bir şeyler anlattığı oldu. Vardılar hemen yanlarına. Anlattılar olanı biteni. Ve talimatı da verdiler elbette on altı yaşındaki kendilerine. “İlk oyuna bas parayı. Sonraki oyunlar tutmayacak çünkü gerçeklik değişecek, ne yap et, babana evi sattır, bas hepsini.” Sonra üç tane kırk altı yaşındaki adamdan ikisi bir saatle, teki kendindeki saatle döndüler kendi zamanlarına. Diğer saatin sahibi yoktu yeni şimdide. Bunu anlamadılar, biraz düşünseler anlarlardı aslında. Ama bunu düşünecek hâlleri yoktu, hemen evlerine döndüler yine, çaldılar kapıyı, aynı adam açtı kapıyı. “Buyurun.” dedi, Emre Körcan sordu vaziyeti, ben az önce de gelmiştim filan dedi önce, adam hatırlamıyordu böyle bir şey, Emre ve meczup Emre anladılar, geçmişe gidip gelince, o müdahale sonrası gelişen geleceğe geldiklerini, bu da umutlanmalarına sebep oldu. “Bir oğlan vardı, onun babasından aldım işte ben evi.” dedi adam. Emre “Haa,” dedi, “o satma işi buymuş zaten mi yoksa?”

“Yok,” dedi meczup Emre, “o satma işi bu olsaydı ben bilirdim, benim bildiğim yokluktan sattığımız sonraları.” Emre akıl etti: “O halde bir tane daha Emre var bu zamanda. Evi sattırıp parasını ilk oyuna bastı, milyoner oldu. Şimdi saraylarda yaşıyordur.” Evin kapısında dikilen adam: “Haa evet, öyle bir şey hatırlıyorum, oğlu bahis oynamış, parayı vurdu ama sonra perişan oldular onlar, mafya filan çöktü tepelerine. Neler neler. Çocuk hapislere düştü. Sonra alkolik oldu. Parktadır o, gidip bakın.” Emre ve meczup Emre korktular. Hemen koşa koşa parka gittiler, açtılar, uykusuzdular, ama parkta berduş Emre’yi buldular. Berduş Emre bunları görünce çıkardı bıçağını, sallamaya başladı bunlara art arda, bağırıyordu da “Ulan bitirdiniz beni lan, bitirdiniz beni lan.” O sıra parkın önünden geçen iki kadın duraksadılar. Dönüp patırtının geldiği yere baktılar. Birisi sordu: “Ay Ayten Hanım ne oluyor ne yapıyor bu deli?” Ayten hanım cevapladı: “Bizim delimiz bu ayol. Zararsız merak etme. Çoklu kişilik bozukluğu, on altı farklı kişi sanıyor kendisini, öyle derler. Bir gün o gibi davranıyor, bir gün bu gibi. Hepsi farklı hayatlar yaşamış, hepsininki birbirinden beter, aslında deli işte, meczup, bu parkta yaşıyor. Elinde bir liste var. Spor sonuçlarını takip ediyor durmadan. Sonra da kâğıdı bıçak gibi tutup havaya savuruyor böyle bazen, birilerini bıçaklar gibi garip.”

Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026