Bilge Sessiz Ata’nın İnzivadan Çıkışı

Remzi Şimşek
20:38, 01/05/2017, PazartesiG: Güncelleme: 21:46, 13/06/2019, Perşembe
CategoryPost Öykü
Post Öykü
Bilge Sessiz Ata’nın İnzivadan Çıkışı
Sessiz Ata’yı görenler saçtığı ışıktan sebep yüzüne bakamıyordu.

Gecenin karanlığında Zura Dağından aşağı doğru inen bir ışık görüldü. Beldenin üzerine vuran Ay bile bu ışığın yanında zayıf kalıyordu. Git gide beldeye yaklaştığında bütün halk sokaklara döküldü. Artık bu dünyadan göçtüğü zannedilen yaşlı Bilge Sessiz Ata ihtiyar bedenini asasından aldığı güçle zor taşıyordu.

Ben Miard’ım Miard da Ben.
Miard - 40. Ayet
Gün oldu devran döndü.
Mukaddes Kitap Miard’
ın sadık koruyucusu bir dilsiz olarak çıkmıştı helak olan köyünden. Tek dostu köpeği
Sis
ile aşmışlardı yolları. Onları kabul eden yeni beldeye vardıklarında açlıktan bitkin düşmüşlerdi.
Yüce İlah’
ın lütfuyla yeni beldenin halkı iki dostu bağırlarına bastı. Zamanla dilsizin ruhundaki ulviyeti gördüler ve ona yeni bir isim verdiler.
Sessiz Ata…
Sessiz Ata
halka koynunda sakladığı
Miard’
ın ayetlerini gösterdi. Halk zamanla bu ayetler ile amel etti. Beldeye bolluk ve bereket geldi. Zaman geçti kıtlık tekrar baş gösterdiğinde bir yanlış iş yaptıklarını düşünüp
Sessiz Ata’
ya geldiler, dua istediler. Dua etti bolluk bereket geri geldi. Hasta bir çocuk doğduğunda
Sessiz Ata’
nın kucağına verdiler, hasta çocuklar her seferinde şifa buldu. Halk
Sessiz Ata’
yı taltifte noksan kaldıklarını düşünüp ismine
Bilge’
yi eklediler. Sonra korktu halk
Bilge Sessiz Ata
bir gün göçerse diye, çünkü
Miard
herkesin bir gün göçeceğini söylüyordu; içlerinden ilme talipler çıkardılar.
Sessiz Ata
istidatlı olan dört talip seçti. Dört talip zamanla
Âlim
oldu.
Sessiz Ata
her birine farklı bir ilim öğretti. Kalplerine nazar edip ilham ile konuştu onlarla.
Âlim Sinfe’
ye sıcak nefes ilmini öğretti, ekinlere soğuk vurduğunda
Sinfe’
nin ilmi ekinleri korudu.
Âlim Mimtu
kılık değiştirme ilmine vakıf oldu, edeple avlandıkları ormana musallat olan gaddarları
Mimtu
kovdu.
Âlim Nunay
bedenini görünmez yapan sözleri öğrendi, beldelerine gelen yabancıların dost mu düşman mı olduğunu
Nunay
sayesinde bildiler. Çocukken
Sinfe
ile devamlı didişen
Âlim Keşfa
ise soğuk nefesi edindi, kavuran sıcak zamanlarda beldeyi
Keşfa’
nın nefesi serinletti. Dört talip
Âlim
olduğunda
Bilge Sessiz Ata
yeni beldede altmış yıldan fazla zaman geçirmişti. Beldeyi gölgeleyen heybetli
Zura Dağında
bir mağaraya, inzivaya çekildi. Geride bıraktığı son parşömende bir
Halife’
den bahsediyordu, bu
Halife
dört
Âlim’
in ilmine vakıf olacak ve beldenin sadık halkına önderlik edecekti.
***
İnzivanın onuncu yılıydı. Halk arasında
Adin
ismiyle anılan genç bir adam babasının cansız bedenini mezara kendi elleriyle indirdi. Mezardan çıkıp adet üzere ilk toprağı babasının üzerine o attı. Sonra belde halkından sırayla insanlar toprak atıp mezarın başından ayrılmaya başladı. O sıra
Adin’
in gözleri dört âlimi arada, yamaçtan inen insanların en önünde onları gördü. Arkasından yürüyenlerden bir kaçı şimdiden gülmeye bile başlamıştı.
Adin’
in içinde bir burukluk oluştu. O burukluktan içine usulca dolan bir şey oldu. Kendi çocukluğunun matem dolu cenaze evlerindeki edepli insanları düşündü.
Adin
evine döndüğünde nahif karısı
Amen
şefkatle karşıladı kocasını.
Sadık Amen
ilk kez o gün fark etti kocasının gözündeki ateşi.
Kimse babama saygı duymadı Amen. Âlimler bile.
Baban iyi bir adamdı Adin kimsenin saygısına ihtiyacı yok artık.
Yine de yüreğime dokundu. Halk neyse de Âlimler böyle yapmamalıydı. Sessiz Ata böyle öğretmiş olamaz.
Sessiz Ata böyle öğretmemiştir emin ol.
O gece
Adin’
in içindeki hırs ona
Halife’
nin kendisi olması gerektiğini fısıldadı. Bu fısıltıya kulak veren
Adin
gönlünü de fısıltının vaatlerine kaptırdı.
Adin
zekiydi, zekâsını savaş alanındaki bir cengâver gibi kuşanıp dört âlimin yanına yanaştı.
Yüce Sinfe, kudretli sıcak nefesin kudretli sahibi bana ilminden bir parça öğret.
Sinfe’
nin evine gidip geldi ilmini yavaş yavaş öğrendi. Tamamını öğrenmek için uzun yıllar gerekirdi, olgunlaşmak, olmak gerekirdi.
Adin’
in beklemeye niyeti yoktu. Rahatça evine girdiği hocasının talim tomarlarını bir gece çalıp aynısından kendine yeni bir tomar yaptı.
Yüce Sinfe, kudretli sıcak nefesin kudretli sahibi senin ilmine istidadım anca bu kadarmış bağışlayın.
Sinfe
bu davranışı onurlu buldu müsaade buyurdu. Üstelik kefil oldu
Âlim Mimtu’
ya gönderdi.
Yüce Mimtu, her tür mahlûkun kılığına girmeye muktedir kudretli âlim bana ilminden bir parça öğret.
Tamamını öğrenmek için uzun yıllar gerekirdi, olgunlaşmak, olmak gerekirdi.
Adin’
in beklemeye niyeti yoktu. Rahatça evine girdiği hocasının talim tomarlarını bir gece çalıp aynısından kendine yeni bir tomar yaptı.
Yüce Mimtu, her tür mahlûkun kılığına girmeye muktedir kudretli âlim ilmine istidadım anca bu kadarmış bağışlayın.
Mimtu
bu davranışı onurlu buldu müsaade buyurdu. Üstelik kefil oldu Âlim Nunay’a gönderdi.
Yüce Nunay, gözden kaybolup korunan ve koruyan yüce âlim ilminden bana bir parça öğret.
Adin’
in beklemeye niyeti yoktu. Rahatça evine girdiği hocasının talim tomarlarını bir gece çalıp aynısından kendine yeni bir tomar yaptı.
Yüce Nunay, gözden kaybolup korunan ve koruyan yüce âlim ilmine istidadım anca bu kadarmış bağışlayın.
Nunay
bu davranışı onurlu buldu müsaade buyurdu. Üstelik kefil oldu
Âlim Keşfa’
ya gönderdi.
Yüce Keşfa, kudretli soğuk nefesin kudretli sahibi bana ilminden bir parça öğret.

Rahatça evine girdiği hocasının talim tomarlarını bir gece çalıp aynısından kendine yeni bir tomar yaptı.

Yüce Keşfa, kudretli soğuk nefesin kudretli sahibi senin ilmine istidadım anca bu kadarmış bağışlayın.
Keşfa
bu davranışı onurlu buldu müsaade buyurdu…
***
İnzivanın on beşinci yılıydı. Dört ilme de vakıf
Adin
yüreğindeki hırsın esiri olmuş bir halde yıllardır tertiplediği fikrini eyleme geçirdi. Bir gece vakti dört âlimin de evine bir sivrisinek olarak girdi, görünmez olduktan sonra uykularında üzerlerine çöktü ve felç edip bedenlerini ayrıldı yanlarından. Sabah olduğunda halkı meydana toplayıp herkesten gizlediği dört ilmini sergiledi. Herkes şaşkınlıkla izledi yaşananları. Âlimlerin felç haberleri geldiğinde ise
Adin’
in asıl amacını açıklaması için en doğru zamandı.
Şüphesiz ki Bilge Sessiz Ata’nın kehaneti gerçekleşti. Âlimlerin ilimleri benim vücudumda birleşti. Bilge Sessiz Ata’nın müjdelediği Halife benim. Sonsuz kudret sahibi Yüce İlahımız, hiç sözü dinlenmemiş, ciddiye alınmamış fakir bir köylünün oğluna Halife’lik bahşetti. Yüce Miard’dın da bahsettiği gibi “O dilediğini yüceltir dilediğini zelil eder.” Şüphesiz Yüce İlahımız haber verdiği gibi itilip kakılmış bir köylünün oğlunu yüceltti. O şanına yakışır davrandı…
Halk şaşkınlığını üzerinden atamadan söylediklerine inandı.
Asi Adin Halife
olmuştu. O günün akşamı karısı
Amen
nezaketle sordu efendisine;
Kudretli efendim ben bu yaşananları anlayamadım. Nasıl oldu, ne oldu?
Olan açıktır sevgili karım Amen, Yüce İlahımız kocana Halife’lik bahşetti.
Size bugüne kadar hiç itaatsizlik etmedim, etmem de lakin gönlümdeki huzursuzluğu da yok sayamıyorum.
Zaman Amen, zaman gerekli. Bereketli topraklarımızın daha da bereketlendiğini, halkımızın daha güçlü ve büyük olduğunu gördüğün zaman gönlündeki huzursuzluk da yok olacaktır.
Gecenin karanlığında
Zura Dağından
aşağı doğru inen bir ışık görüldü. Beldenin üzerine vuran
Ay
bile bu ışığın yanında zayıf kalıyordu. Git gide beldeye yaklaştığında bütün halk sokaklara döküldü. Artık bu dünyadan göçtüğü zannedilen yaşlı
Bilge Sessiz Ata
ihtiyar bedenini asasından aldığı güçle zor taşıyordu.
Sessiz Ata’
yı görenler saçtığı ışıktan sebep yüzüne bakamıyordu. Gayret edip bakmaya diretenler belli belirsiz bir halde kaşlarını ilk kez çatık gördü.
Bilge Sessiz Ata
hiddeti ile çıkmıştı inzivadan.
Meydanda durdu ve oturdu. Haberi hemen
Adin’
e ulaştı.
Adin
önce ne yapacağını bilemedi. Zengin sofrasından heyecanla kalktı, odanın bir ucundan diğer ucuna hızlıca gitti geldi. Hanımı onu izliyordu, kocasının düşünceli hali yüreğindeki huzursuzluğu daha da artırmıştı. Sonra gözleri parladı
Adin’
in ve yüzünde bir tebessümle çıktı evinden. Meydana gelir gelmez boyun eğip
Bilge Sessiz Ata’
ya hürmet gösterdi.
Yüce Efendim nurlu yüzünüzü görmek ne büyük şeref.
Göz göze geldikleri anda
Adin’
in alnındaki nuru gördü
Sessiz Ata,
çatık kaşları anında düştü. Ağzını açmadan herkesin kalbine konuştu.
Ben göçmeden Halife olamazsın Adin.
O nasıl söz Efendim, siz bizim velinimetimizsiniz göçmeyin yanımızda kalın halifelikte gözüm yok benim.
Bu gece dilediğin gibi zevk eyle ve sabaha hanımınla vedalaşıp sahile gel.
Sözünü bitirir bitirmez doğruldu ve ağır ağır yürüyüp gözden kayboldu.
Adin
yüreğindeki hiddeti belli etmeden evine vardı. Odasında dört dönüyordu. Gözleri bir başka bakıyor, zihninden bin bir çeşit fikir geçiyordu. Sonra o fısıltı, babasını toprağa verdikten sonra içinde peyda olup ona yol gösteren fısıltıyı tekrar duydu. Yavaş yavaş sakinleşti. İhtiyarın zayıf bedenini gözünün önüne getirerek oturdu. O gece
Bilge Sessiz Ata’
nın tavsiyesine uyup zevk eyledi…
Sessiz Ata
deniz kenarında gözünü kırpmadan sabaha kadar
Yüce İlaha
dua etti.
Beni kibre bulanmış köyümden zarar görmeden çıkaran Yüce İlahım dualarımı kabul et. Ziyanda olan Adin’i karşıma alnındaki o nur ile çıkarma. O nura karşı koyacak mecalim yok. Emaneti sadık karısına teslim etmesini sağla. Emanet senindir en doğrusunu sen bilirsin.
Gece
Adin’
in ruhundaki son nur damlası karısına geçti. Artık nur karısının alnında parlıyordu. Hırsından ve kibrinden gözleri kör olmuş
Adin
bunu bile görmedi. Kendinden emin bir şekilde evinden çıkıp sahile vakur bir şekilde yürüdü. Bütün gece dua eden
Sessiz Ata
karşısına dikilen
Adin’
in yüzüne bakmadan doğruldu. Göz göze geldikleri o anda alnındaki nurun yerinde olmadığını fark etti. Tatlı bir gülümseme yayıldı yüzüne, başını göğe çevirip ellerini iki yana açtı.
Sonra yüzünü
Adin’
e döndü, gözlerinde hiddet, gözlerinde dehşetli bir hal vardı.
Miard’
ın ayetlerini
Adin’
in kalbine okudu.
“Yollarını şaşıranlar akılları ile size üstün geldiklerini zannederler. Şüphesiz ki onlar büyük bir yanılgının içindedir. Galip olan biziz. İçinizden pak dilli olanlar Miard’ın ayetlerini okusun. O şaşırmışlar ki lütfedersek hidayet bulur istersek helak olurlar. Ben Miard’ım Miard da Ben. Azgın ve yollarını şaşırmışlar ile savaşınızda size benden başkası gerekmez.” Sen yolunu şaşıranlardan oldun Adin.
Asi Adin
nefretle baktı
Sessiz Ata’
ya.
Ne istediysem kendim aldım. Gayret ettim ve kazandım. Babam gibi ezilmedim senin karşında. Sen babamı hakir gördün ona ilminden vermedin.
Baban sadık bir adamdı mükâfatı güzel bir diyar oldu.
Cenazesine bile gelmedin… Biliyorum, biliyorum inzivadaydın ama adım gibi eminim ki dört âlimden biri göçseydi çıkardın mağarandan.
Yanılıyorsun Adin. Mağaramdan beni sen çıkardın ve ben kimseye benden bir şey vermedim bunu anlamıyorsun. Bizde bir şey olamaz.
Ben aldım işte bendeki benim oldu.
Yanılıyorsun Adin, vazgeç iddiandan.
Mümkün değil ihtiyar. Madem sen göçmeden Halife olamıyorum o halde göçmelisin.
Gözlerini kapadı
Bilge Sessiz Ata. Asi Adin
üzerine doğru koşup sıcak nefesini kullanarak saldırdı. Bir ejderha gibi sesler çıkarıyordu.
Sessiz Ata
gözlerini açıp sıcak nefesin yönünü değiştirip deniz sularına çarptırdı. Denizden muazzam bir buhar bulutu gökyüzüne doğru yükselirken
Asi Adin
dev bir yılana dönüşüp zehrini fışkırttı. Yüzüne yapışan zehri eliyle sildi
Bilge,
elindeki yeşil zehir kum tanelerine dönüşüp yere döküldü. Şaşkınlığını üzerinden çabuk atıp görünmez oldu
Adin,
belindeki hançerini kavrayıp
Bilge’
nin üzerine hücum ettiği anda asadan aldığı darbe ile beş insan boyu uzağa savruldu. Usulca doğruldu
Adin
bütün gücünü nefesine topluyormuşçasına bekledi ve
Keşfa’
nın ilmi, soğuk nefesi tüm gücüyle
Sessiz Ata’
nın üzerine savurdu.
Sessiz Ata
ise ne ihtiyar bedenini ne de zayıf nefesini yormadan tatlı bir meltem oluşturup bertaraf etti şiddetli soğuk nefesi. Sonra dizleri üzerine çökmüş
Adin’
e hiddetle bakıp
Miard’
ın kırk ve kırk birinci ayetlerini kalbine okudu;
“Ben Miard’ım Miard da Ben. Azgın ve yollarını şaşırmışlar ile savaşınızda size benden başkası gerekmez.”
Adin
pes etmişçesine kollarını iki yana düşürdü,
Sessiz Ata’
nın dudakları usulca kıpırdamaya çalıştı.
Adin
içindeki o fısıltıyı son bir kez daha duydu,
Sessiz Ata
bir iki adımla yaklaştı,
Adin
göğsüne doldurduğu sıcak nefesi savurmak için başını kaldırdığında
Sessiz Ata’
nın eli havaya kalktı ve ilk kez dilinden usulca bir söz döküldü;
“Miard.”
Durgun suyun ortasına düşen bir damla gibi pak dilli
Sessiz Ata’
nın dilinden dökülen söz
Adin’
in üzerine düştü. Tıpkı su dalgaları gibi ilahi bir dalga yayıldı diyara.
Adin
oracıkta can verirken dört
Âlim
felçli yattıkları yataklarından doğruldu. Uzak diyarlardan birinde bir yetimin hakkına giren gafil bir adam yüzüstü yere kapaklandı…
Bilge Sessiz Ata
asasını kuma saplayıp üzerine bir parşömen bağladı ve bedenindeki son gücü de kullanıp
Adin’
in cansız bedenini kucakladı. Gözlerinde yaşlar ile ağır ağır denize doğru yürüdü. Yavaşça bedenini saran suya kendini ve
Adin’
i bıraktı.
Yüce İlahım, bu kucağımdaki senin kulun ve senin Halife’nin babasıdır. Onu sana getiriyorum. Bize merhamet et.
***

Sahile koşan dört âlim hocalarının asasını ve üzerindeki parşömeni bulduklarında yaşananları az çok tahmin edebiliyorlardı.

Evlatlarım, siz bu dünyaya Halife’yi yetiştirmek için geldiniz. Adin’in soyundan gelecek olan çocuğa iyi bakın, Halife odur. Onun görevi sizden daha büyük olacaktır.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026