Öykü insanın sınır durumunu nasıl anlatır

Cemal Şakar
11:00, 11/05/2026, Pazartesi
CategoryCins
Cins Dergi
Öykü insanın sınır durumunu nasıl anlatır
Cins defter

Öykü hep insanlar ilgilidir. Zaman, mekan, olay… Diğer unsurların hepsi insana dair bir hikayenin ortaya çıkması için kullanılan araçlardır. Unsurlar birer araçtırdır derken onları küçümsemiyorum, tersine insan gerçeğinin bir veçhesinin ortaya çıkabilmesi için zorunlu koşuldurlar. Çünkü insan dünyada yaşar ve kendisi de bir dünyadır. Dünya dediğimizde zaman, mekan da demiş oluyoruz ve ayrıca dünya oluşun, olayın mahallidir. İnsanın başına her ne gelirse burada gelir.

Öykü bu başa gelenlerle ilgilidir. Başa geleni, sadece olayın tahkiye edilmesi olarak anlamamalıyız. Olay, bir sınır durumsa, sınır durumlarda başa geliyorsa, insanın başına gelmesi, onun sınır durumda olduğunu gösterir. Sınır durumlar, insanın özel halleridir, onu o yapan, kendiyle baş başa kaldığı anlardır. Sınır durum olmayan hallerde, insan gündeliğin akışı içinde kendini kaybeder, ancak bir olay onu gündeliğin akışından çıkararak kendiyle baş başa getirir. Öykü işte bu başa gelişi tahkiye eder. Çünkü bu an biriciktir, tekrar edilemezdir. Öykü biricik olan, tekrar edilemez olan bu anı tahkiye ederek, anı tarihselleştirir ve başkalarının da katılımını sağlar. Bu durumda öykünün ortaya koyduğu sadece bir olgu değil, ontolojik değeri olan, insanın olması gerektiği yere dair bir girişimdir.

İnsan, sınır durumda kendiyle diyalog halinde olduğundan, öykü, onun kendi olarak kendisinden söz etmesini mümkün kılar. Öykü bu yanıyla insanın kendisiyle diyaloğudur. Bu diyalogla insan kendini ve kendinden hareketle oluşa geleni, başına geleni idrak eder; dolayısıyla bakışı değişir. Öykü, değişen bu bakışla yeniden bakmaya girişmektir de diyebiliriz.

Yeniden bakmak, şimdiye kadar görünmeyeni görebilmeyi vaat eder, bu yüzden eser, dünyanın nesnel ve deneysel sınırlarını aşma girişimidir. Tüm denemelere rağmen görünmeyen görünmemeye devam ettikçe görünen de derinleşir. Zira görünmeyeni görme denemeleri daima görünen sayesindedir. Görünen derinleştikçe, görünmeyene yaklaşıldığı, görünme olasılığının arttığı gibi bir umudu diri tutar.

*

Sanat, gerçeğin hakikatini görünüre taşımanın bir formuysa (bence öyle) bu aynı zamanda gerçeği bambaşka bir şekilde görmek anlamına gelir, ki bu da gerçeğin yeniden tanımlanması demektir. Sanat başka bir biçimde, başka bir yerden görmektir; o yüzden sanat için, okuruna/izleyicisine farklı pencereler açtığından sıkça söz edilir. Başka bir pencereden bakmak, gerçeğin kabuğunun kırılmasıyla muhtemel olanın açığa çıkmasıdır. Çünkü aşina olmadığımız bir tarzda bakmak, aynı zamanda bilişsel alışkanlıklarımızı da kırar. Bu hal, dünyanın değişmesidir. “Her gün yeniden doğmak” biraz da bu anlama gelir.

*

Sanat eserinin yoruma açık olması onun vazgeçemeyeceği niteliklerindendir. Ancak yorumlama ve yorumlanan diyalektiğinde, yorumun aşırılaşması her zaman yorumlayıcı bilinci kendi kendisini onaylama eğilimine sokar. Bu durum eseri, yorumlayıcı için sadece kendini onaylama vesilesine indirgeyeceği için eser aleyhine gelişir.

*

Okur genellikle anlatının sonunda ne olduğunu netlikle bilmek ister; açık uçlu yapıtlar bu yüzden biraz can sıkıcıdır. Çünkü ne olmuş olabileceğini okura bırakır.

Oysa bir eserle hemhal olmak, bir yola girmek gibidir; şimdi yoldasındır, önemli olan yolu deneyimlemektir. (Şimdilerde navigasyonun kesinliği bu deneyimi mümkün kılmıyor tabii ki; en kestirme, en hızlı rotayla hedefe varmak asıl olan.)

*

Dilin bir sistematiği vardır, o sistem içinde çalışır.

Sözle arasındaki gerilimin kaynağı bu sistematiktir.

Söz özgürdür; gerekirse herhangi bir sisteme, mantığa yaslanmadan istediğini dile getirebilir.

Edebiyat dilin sistematiğini kırmayı, onda yeni olanaklar aramayı dener. Dili genişleten de bu arayışlardır; ama son sözü yine de dilin sistematiği, mantığı söyler (Anlamsızlık arayışları bile bu sistem içinde anlamsızlığın anlamına dönüşür).

Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
GZT
GZT Haberin Sosyal Hali.

Gündemi en anlaşılır, en hızlı ve en görsel haliyle takip etmeye hazır mısınız? GZT özel video içerikleri, nitelikli infografikleri ve fark yaratan yayıncılık anlayışıyla size sıradan haber sitelerinin ötesinde bir deneyim sunuyor. Politikadan kültüre, teknolojiden spora kadar hayatın her alanına dokunan içeriklerle, doğru bilgiye keyifli bir arayüzle ulaşın. Dijital yayıncılığın yeni yüzü GZT ile dünyaya farklı bir pencereden bakın.

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

GZT dünyası her an yanınızda! GZT mobil uygulaması ile son dakika gelişmelerine ve özel içeriklere anında erişin. Sadece haber okumayın; izleyin, keşfedin ve paylaşın. iOS, Android ve Huawei cihazlarınıza kolayca indirebileceğiniz uygulamamızla gündemi cebinize sığdırın. Şimdi indirin, haberdar olmanın en keyifli halini kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mahallesi Fetih Caddesi No:6 Dk:1 Topkapı, Zeytinburnu / İstanbul[email protected](0 212) 612 29 30

Albayrak Medya Siteleri
YASAL UYARI

YASAL UYARI BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026