Farah Fersi müzik yolculuğunu anlattı: Türk kanununu aşkla çalıyorum

Pek çok insanın koyu bir ergenlik yaşadığı dönemde kanun çalma kararı almış: Farah Fersi, Tunuslu kanun sanatçısı. Şimdi yirmi dört yaşında ama bebekliğinden belliymiş müziğe yatkınlığı. İki yaşındayken kendi kendine darbuka çalıyor ve ritmi doğru vurabiliyormuş. Annesine daha sonra sormuş: “Neden daha önce fark edip bir şeyler yapmadın?” Farah Fersi ile yeteneklerini keşfetmek ve duygularını takip etmek üzerine konuştuk.
Nasıl bu kadar iyi Türkçe konuşuyorsun? Türk dizileri mi yoksa?
Yüksek lisansını tamamlamışsın yakın zamanda. Ne üzerineydi?

Ne gibi şeyleri?
Videolarımda hep gülümserim. Öyle tanındım. İnsanlar zannediyor ki ben hep iyiyim, gerçek öyle değil tabii ki.
Müzik eğitimini nerede aldın?
Arap kanunu mu çalıyorsun, Türk kanunu mu?
Türk kanunu çalıyorum. İlk önce Arap kanunuyla başladım. Ama Arap kanunu çok daha kısıtlı, ses aralığı ve teknik olarak.
Türk ekolünü mü takip ediyorsun?

Söyleşiden önce son haberleştiğimizde provalarım var demiştin. Ne provasıydı, bugünlerde ne yapıyorsun?
Peki, kanun çalmaya 13 yaşında karar verdin. Bu nasıl oldu?
Bir yerde söylemişsin: “Zor olduğu için kanunu seçtim.” Hâlâ zor geliyor mu?

Peki hayat nasıl bu günlerde, ne zamanları zorluyor?
İyi diyelim... bazen zor, bazen kolay. Ama son zamanlar pandemi yüzünden zor. Biz sanatçılar insanlardan motivasyon buluyoruz ve bu dönemde, videolarda bu motivasyonu bulmak kolay değil, çünkü insan yok! İnsanları görmek, konserlerde buluşmak istiyorum.
Albümünü de yine pandemi döneminde çıkardın. Ona da imkân sağladı bir bakıma pandemi. Nasıl oldu ortaya çıkışı?

Albümde favorim Reborn, hikâyesini merak ettim. Ve senin favorini. Benimki de Reborn. Neden Reborn?
24 yaşındasın, hayal kurma zamanı. Hayallerin ne?
Konserler. Dünya çapında konserler vermek. Doktora yapmak istiyorum! Biraz korkuyorum ama yapacağım, biliyorum. Oyunculuğumu geliştirmek... Bazı toplumsal konular var, konuşmuyoruz mesela, bunları tiyatroya taşımak istiyorum. Son oyunum mesela obsesif kompulsif bozukluk üzerineydi... Bunu geliştirmek istiyorum. Ve bir an önce korona bitmiş olsun!
Peki, hafif sorularla kapanış... Günün en sevdiğin vakti?
Yağmurlu bir akşam vakti.
En sevdiğin yer?
Denize uzaktan ve tepeden bakan bir yer. Kartaca gibi. Orada yaşıyorum.
Sen hangi müzikleri, kimleri dinlersin?
Karışık. Her şeyi dinliyorum, moduma göre. Son günlerde çok fazla Sezen Aksu dinliyorum. Araplardan da rahmetli Zikra. Benim için en güzel ses, bunu söylüyorum ve pişman değilim. Sesi bana çok dokunuyor.
Reklam

Bir de, Türkçe rap dinliyorum. Sözleri çok anlamıyorum ama ritimlerini seviyorum. Mesela, Ceza.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.