İranlı müzisyen Mareechi Asu ile “Ghalandar” ve içsel yolculuk üzerine

“The Secret of Shams Dance”, “Kooch”, “The Dance of Enlightenment” ve “Breath of Fire” albümleriyle dünya çapında kendine has bir dinleyici kitlesi oluşturan, ayrıca “Aşk’ın Uyanışı” ve “Sonsuz Damla Sonsuz Okyanus” kitaplarını kaleme alan İranlı müzisyen Mareechi Asu ile son albümü “Ghalandar” ve sanat yolculuğu üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik
Merhaba, dinleyicilerini iç dünyasında bambaşka yolculuklara çıkaran melodilerin sahibi Mareechi Asu’nun yolculuğu nasıl başladı?

Albümden önce senin meditasyon ile çok yakın bir ilişkin ve hatta kitapların var. Biraz buradan konuşalım.
Meditasyon sence en temelinde nedir? Günümüzde çok popüler olan bu kavram bazen yanlış ellerde anlamını yitirebiliyor. Sen bu kavrama hangi açıdan ve nasıl bakıyorsun?
Bence meditasyon en temelde zihnin ötesindeki varlığımızı anlamak, fark etmektir. Bedenimizin ve zihnimizin ötesindeki öz varlığımızın deneyimidir meditasyon. Bunun yolu tanık olmaktan geçmektedir. Yaşam farklı süreçleri, zorlukları içermektedir. Bu zorluklarla özdeşleşip kendimizden uzaklaşmamız ihtimali de söz konusudur. Meditasyonun farklı aşamaları vardır, öncelikle bedenimizde bloke olmuş enerjileri akışkan hale getirmemiz gerekir. Sonrasında zihne ilerleyip, kendimizle ilgili yanlış inanışlarımızı, alışkanlıklarımızı bulup onların ötesine geçmemiz gerekir. Bu da sonraki aşamadır. Bu iki aşamayı geçtikten sonra kendimize daha geniş bir perspektiften bakabiliriz. Bakış açımız değişince hayatımızda değişir.
Gelelim müziğe. Ne kadar zamandır müzik yapıyorsun? Daf hayatına nasıl girdi?

Ve yeni albüm… 432 Hz nedir?
Albümde İranlı bir diğer usta Mehrdad Maleki ile işbirliği yapıyorsunuz kendisiyle çalışma sürecini anlatır mısın?
Her şeyin çok hızlı tüketildiği bir çağda bu albümün insanlara nasıl dokunmasını umuyorsun?
Yaptığımız müziğin sözleri ve müziği aracılığıyla, kendilerine dair daha derin bir bakış açısına sahip olmalarını umuyorum. Bu maddi dünyanın ötesinde manevi bir dünyanın tekrar anımsayacaklarını düşünüyorum. Ayrılıkların olmadığı birliğin olduğu, savaşın olmadığı barışın olduğu bir dünya. Müziğimizin güzel hallere vesile olmasını temenni ediyorum.
Mistik müzik neden özellikle İran ile özdeşleştiriliyor?
Mistik müziği, insanın kendisiyle ve kozmosla birleşme arayışında ruhani bir yolculuk olarak tanımlıyorsun. Bunu biraz açar mısın?

Ben vahdet-i vücut yani varlık birliği felsefesini özümsüyorum. Bu kavrama her zaman hayranlık duydum. Ayrıca holografik bir evrende yaşadığımızı düşünüyorum. Her şeyin birliğe hizmet etmesi gerektiğini savunuyorum. Ayrı olduğumuz fikri sadece bir yanılsama. Birlik ve teklik bu evrenin özü, müzikse bir nevi enerji ve bence mistik dediğimiz müzik, bu enerjinin en saf hali. Ayrıca şunu da eklemek isterim ki mistik müzik bence mistik bir kişi tarafından yapılmış bir müziktir. Mistik bir kişi ne çalarsa ya da okursa o müzik mistik müziktir, müziğin tarzı önemli değildir. Önemli olan mistizmdir. Müzisyen ne ise, müziğine onu yansıtır. Böyle bir müzik, bizi zihnin dünyasından uzaklaştırmak, kendi hakikatimize ulaştırmak için güzel bir araç olabilir.
Sence insan mistik yönünü veya maneviyatını geliştirmek için neler yapmalı?
Bence insan maneviyatını geliştirmek için yaptığı birçok şeyi yapmamalıdır. Modern dünyada çok fazla şey yapmaktayız. Herkes koşuyor, doyum bilmiyor. Açgözlülük her yerden görülebiliyor. Minnettar olmuyoruz, şikâyetlerle doluyuz. Minnettar olmak maneviyatın en yüce niteliklerinden birisi. Dünya matriksinin dışına çıkmanın yolu kendi hakikatimizle kavuşmak. Zihinle özdeşleşmeden kendi hakikatimizle buluşmalıyız.
Albüme geri dönelim isterseniz. Albümdeki her şarkı birbirinde farklı tatlarda. Albümdeki şarkılarından söz eder misin?
Bu taze albüm hakkında size gelen ilk yorumlar ve tepkiler nasıl peki? Bir sonraki projeniz kafanızda şekillenmeye başladı mı?
Yaptığımız bu albüm ile özel bir kitleye hitap ediyoruz. Kendi dinleyici kitlesi içerisinde hem dinlenmeler hem de yorumlar çok iyi gidiyor. Önümüzdeki projemizde ise genel olarak akustik ve yaşayan bir müzik yapmayı tercih edeceğiz. Hem beste hem ezgi olarak geleneksel yani kadim eserleri yorumluyoruz ve bu yönde çalışmalarımıza devam etmeyi planlıyoruz.

Albümü canlı olarak dinleyebilecek miyiz?
Tabi. Çok yakında Lübnan’da konserimiz olacak. Türkiye’de ve dünyanın farklı yerlerinde yapacağımız konserler için planlamalarımız devam ediyor.
Bu albümü kulağımızda dinlerken hangi ülkeyi, şehri, müzeyi ya da spesifik bir yeri gezmemizi tavsiye edersin?
Bu albüm spesifik bir yerden ziyade, kadim geçmişi, yaşanmışlığı olan bütün coğrafyalarda bir ayrım olmaksızın dinlenebilir. Ama ben albümü dinlerken kendi iç dünyamda gezmeyi tercih ederim. Bütün zamanlar, bu an ve bütün mekânlar burada. İnsanlar dışarıya bakmayı tercih ediyor ama bence iç dünya çok daha güzel ve görkemli.
Biraz Hindistan deneyiminden söz eder misin? Seni en çok ne etkiledi?

Gelelim, hızlıca sorduğumuz kısa cevaplı sorulara. Ömrünün geri kalanında tek bir yemeği yeme şansın olsaydı neydi seçerdin?
Senin meditasyonun hangi sanatçılar?
Barbie mi Oppenheimer mi?
Matrix 1!
Heyecanla beklediğin bir sanat olayı var mı?
*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.