İstanbul metrobüs ve Marmaray’da 2025’e doğru kent imgesi yollar üzerinden yeniden tartışılıyor

2007’de açılan metrobüsün İstanbul için önemli bir dönüm noktası olduğunu düşünüyorum. Metrobüs toplu taşıma adetlerine yıkıcı bir düzen getirmesi ve aşırı uzun rotasıyla gündelik muhabbetlerde yerini alsa da bence bunlardan daha önemli olan yanı, darma-dağınık İstanbul’un önemli bir kısmını tek bir düzlem etrafında toplamasıdır. Metrobüs, birbirinden bağımsız olarak genişleyen ve büyüyen İstanbul’da toplu taşıma anlamında şehrin uzak noktalarını birbirine bağlayan önemli bir omurga görevi görür ve büyük şehrin önemli bir kısmını bir hat üzerinde düşünmemize imkân verir.

Şimdi İstanbul haritasını önünüze alın ve özellikle metrobüsün ve Marmaray’ın kuzeyinde yer alan ilçeler hakkında ne düşündüğünüzü test edin. Eğer kent imgesi çoklukla toplu taşıma araçları tarafından şekillenmiş birisi iseniz metrobüse ve Marmaray’a uzak olan ilçelerin adına denk gelince canınızın sıkılacağını ve hatta onları pek de bilmediğinizi hemen fark edeceksiniz. Aynı şekilde bu ulaşım hatlarına yakın yerleri -velev ki hiç gitmemiş olun- kendinize daha yakın hissedeceksiniz.
Toplu taşıma araçlarının zihnimizde sahip olduğu yer bizi ulaştırabilecekleri alanın genişliğinden ve kurduğu şehir tahayyülünden çok daha ötede yahut yanı başımızdadır. Bu araçlar gündelik hayatımızın bir cüzü, vaktimizin önemli bir kısmını geçirdiğimiz yer, içinde kimi âdetler ve alışkanlıklar geliştirdiğimiz araçlardır. Fakat toplu taşıma araçlarında geçirdiğimiz zamanı veya hayatımızın içindeki toplu taşımayı yekpare duygular, yekpare zamanlar ya da yekpare faaliyetler etrafında düşünmek oldukça zordur. Herhangi bir araçta etrafımızda bulunanlara bir göz atalım; kimi kitap okur, kimi oyun oynar, kimi bir şeyler dinler-izler, kimisi haberlere bakar, kimisi telefonla konuşur, kimisi de sadece durur. Fakat bütün bu toplu taşıma efradı müşterek bazı duygu ve bilgiler etrafında da bir aradadır.

Diğer yandan şurası bir gerçektir ki toplu taşıma kullanıcıları zihinlerinden geçen yahut o esnada yaptıkları her ne olursa olsun bazı basit duygu ve düşünceleri kenara koyamadan hareket eder. Mesela, bütün yolcular az veya çok (araçta bulundukları yere göre değişse de) tetikte ya da dikkatli olmak zorundadır. Etraflarında birisi kapıya yönelebilir, yeni insanlar araca binebilir. Bir adım ötesinde, yer boşalabilir ve oturmak isteyebilir veyahut oturduğu yerden kalkması icap edebilir. Bütün bunlara karşı tetikte olma durumu, yolcunun zihninde bir yerlerde varlığını korur. Araçların bize dayattıkları, “toplu taşımanın görgü kuralları” olarak da yenilenip şekillenebilir. Araçlarda yaşanan tartışmalarının ciddi bir kısmının araçların âdetini pek bilmeyen insanlar, araçları kullanmaya çok alışmış ve artık her şeyi önemseyen insanlarla yine çok alışmış ve bütün kuralları çiğneyebilecekleri düşüncesini geliştirmiş insanlar eliyle çıktığını söyleyebiliriz.

Metrobüs ve Marmaray ile başlayan bir yazıda bütün bu değişkenleri zikrettikten sonra hâliyle yine bu araçların görgü, adet, gelenek, görenek değiştirici özellikleri düşünülecektir. Özellikle metrobüs, ortaya çıktığından beri toplu taşımada yerleşmiş kuralları yıkması ile maruf bir araç. Buna sebep olan iki basit özelliği olduğu kanaatindeyim; aşırı uzun bir hat olması ve sürekli yeni aracın gelmesi. Aşırı uzunluk, insanların araç içi alışkanlıklarını artırmakta; yeni araç gelme ihtimali ise toplu taşımaya içkin olan bekleme mecburiyeti etrafında şekillenen duygu, düşünce, kalıp ve hareket skalasını bertaraf etmektedir.
Tüm bu araç çeşitliliği içinde yer altında yapılan seyahatlerin yer üstündekilere göre çok daha yorucu olduğu kanaatine sahibim. Bu seyahatte gökyüzü ve etraf yoktur yani aracın içine hapsolmuş bir hâldesinizdir. Aynı zamanda tek başınıza yönünüzü bile bulamayacak şekilde etrafa bağımlısınızdır. Yönlendirme tabelaları olmasa yolunuzu bulamazsınız. Herhangi bir sebeple kapıyı açmanız imkânsıza yakındır. (Göğü Delen Adam’a selam olsun)


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.