Marie Sahba’dan köklere dönüş: “A Billion Years Too Soon” albümü yasın melodisi oldu

İran menşeili Norveçli sanatçı babasının ölümünün ardından yas geçirdiği ve iyileşme sürecini konu alan albümü A Billion Years Too Soon'u müzik severlerle paylaştı. Norveç, İstanbul ve İran hattında, köklere uzanan melankolik bir yas albüm olarak tanımlayabileceğimiz bu albüm üzerinden Marie Sahba ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Bir klişedir, ama her zaman işe yarar: Marie müziğe nasıl başlandın?

Nasıl bir çocukluk geçirdin?
Biraz utangaç bir çocuktum. Her ne kadar çok utangaç olsam da şarkı söyleme hayalimin peşinden gittim. Sekiz yaşımdan beri hem vokal hem de piyano ile piyanoda şarkılar yazdım ve bunu çok sevdim. Hayatta her zaman terapim oldu.
Müziğe dair hatırladığın ilk anın hangisi?
Hangi müzikleri dinleyerek büyüdün?
Biliyorum zor, bir kaybın ardından konuşmak... Albüm üzerinden başlarsak nasıl anlatırsın?
Babamın vefatından sonra hayatlarımızı nasıl yaşadığımızı, gerçekte neyin önemli olduğunu ve öldüğümüzde ne olacağını düşünüyordum. Albüm bütün olarak babamın vefatından sonraki zamanı merkezine alıyor. Bu süreçte yaşam tarzımızı sorguladım. Ölümden sonra bizi nelerin beklediğini düşündüm ve yasın çeşitli evlerini betimledim.
Peki, yas sürecini nasıl anlatırsın daha doğrusu yasla baş etme sürecini?
Doğup büyüdüğün kültürle acıyla baş etme yöntemi nasıldı?
Norveçliler daha çok çatışmadan kaçınma eğiliminde olabiliyorlar. Başkalarının acısını ve acılarını, kendi acınızı nasıl ele alacağınızı da içerecek şekilde daha iyi araçlara ihtiyaç duyabiliriz diye düşünüyorum. Bir şey söylemek, bir şeyi yanlış söyleme korkusuyla susmaktan daha iyidir.
Babanla olan ilişkini nasıl anlatırsın?

Aslında 2022’de çıkan Azeri Baby'de bu kökleri dönüşün sinyallerini vermiştin, yanılıyor muyum?
Albümde kimlerle çalıştın?
Şimdi kısa kısa her bir şarkının senin için hikâyelerini dinlemek istiyorum. Albüme de adını veren A Billion Years Too Soon ile başlayalım.

Limbo yine İstanbul'la ilgili bir şarkı...
İstanbul metrosu ve Galata Köprüsü’ndeki sesler ile kaydedildi. Kendinizi bir rüyada gibi hissettiğinizde yani ne ölü ne diri gibi bu gerçekten nasıldır? Bir rüyada gibi hissederiz değil mi? Bu şarkı da biraz bunlarla ilgili...
Orumiyeh ise köklere dönüşü simgeliyor...
Fly Away...
Sonunda aşkın fethedeceğiyle ilgili mecazi bir şarkı.
Till We Meet Again…
Kalp kırıcı enstrümantal.
*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.