Medine’de Arif Hikmet Kütüphanesi ve Ali Ulvi Kurucu
09:00, 08/03/2026, Pazar

Medine’deki Arif Hikmet Kütüphanesi’nde Ali Ulvi Kurucu ile röportaj çekimleri
1981 yılında Cidde'deki Kral Abdulaziz Üniversitesinde Hac Araştırma Merkezinde kameraman olarak çalışmaya başladım. Merkez, genç Suudi mimar Dr. Sami Angawi tarafından, Mekke ve Medine’deki kutsal camilerin çok ihtiyaç duyulan genişletme sürecinde Suudi hükûmetine destek ve danışmanlık sağlamak amacıyla kurulmuştu.
1983 yılında Hac Araştırma Merkezi; Cezayir’den gazeteci Abdurrahman Sairi, Filistinli bir asistan ve bir şoförle birlikte Medine’de yapılacak bir dizi röportaj çekimi için beni görevlendirdi. O zamanlar, Mescid-i Nebî ile Cennetü’l-Baki mezarlığı arasında bulunan Ağavât (Harem ağaları) Mahallesi’nin, Mescid-i Nebî’nin genişletilmesi kapsamında yıkılması düşünülüyordu. Bu nedenle, Ağavâtta bulunan Faruk Kütüphanesi Müdürü, Karabaş Medresesi sakinleri, Arif Hikmet Kütüphanesi Müdürü Ali Ulvi Kurucu ve Ağavât Başkanı ile röportajlar gerçekleştirildi. 31 yaşındaydım ve çekime odaklanmıştım ama bazı tepkiler özellikle yadımda kaldı. Mesela, Faruk Kütüphanesi müdürünün kütüphanenin olası kaldırılmasına verdiği tepki oldukça basitti ve bana bir şekilde beklenmedik ve etkileyici geldi: Nisa suresinin 58 ve 59. ayetlerini okuyarak kısaca “Yöneticilerin kararına uymalıyız!” demişti.
Arif Hikmet El Yazması Kütüphanesi, Peygamber Camii'nin kıble tarafında, Babü’l-Baki yakınlarında, 20 metre uzaklıkta bulunuyordu.

Arif Hikmet Kütüphanesi’nden son zamanlarına kalma bir hatıra.
Seyyid Arif Hikmet Bey (1786-1859)
Kahire, Kudüs, Medine ve Mekke’de kadı olarak görev yapmış, daha sonra İstanbullu unvanını alarak çeşitli önemli görevlerde bulunmuş renkli bir kişilikti. 1846’da Şeyhülislamlık makamına getirtilmiş ve yedi buçuk yıl görev yapmıştır. Ancak o günlerin çalkantılı siyasi ikliminde, Sultan Abdülmecid döneminde yaşanan bir olay nedeniyle görevinden alınmıştır. Seyyid Arif Hikmet Bey, emeklilik yıllarını Medine’de geçirmeyi amaçlamıştır. Bu niyetinin bir yansıması olarak ismini taşıyacak kütüphaneyi burada bizzat kendisi kurdurmuş ve bazı değerli ve nadir el yazmalarını buraya taşımıştır. El yazmaları, Arif Hikmet Bey tarafından özenle seçilmiş ve genellikle ünlü hattatlar tarafından yazılmış orijinal veya değerli kopyalardı. Kütüphanenin el yazmaları Arapça, Farsça ve Türkçe olup ya müstakil eserler ya da çeşitli risale mecmualarıdır. Tefsir, hadis, fıkıh ve biyografi gibi dini eserlerin yanı sıra tarih, coğrafya ve edebiyat eserleri de bulunmaktadır. Kendisi, siyasi karışıklıklar nedeniyle Medine’ye taşınma arzusunu gerçekleştirememiştir. Binanın kubbesindeki bir yazıtta inşaatın 1270 (1853-54) yılında başladığı, kapısındaki başka bir yazıtta ise 1272 (1855-56) yılında tamamlandığı belirtilmektedir. Vakıf senedine göre, Anadolu ve Rumeli'deki arazilerden elde edilen gelirler kütüphaneye bağışlanmıştır. Arif Hikmet Bey, Mart 1859’da İstanbul’da vefat etmiştir. Mezarı Üsküdar’daki Kartal Baba Tekkesi’nin karşısında, adını taşıyan çeşmenin yanında bulunmaktadır.

Mescid-i Nebî ve Arif Hikmet Kütüphanesi’nin kubbesi.
Ali Ulvi Kurucu (1922-2002)
Vakfın şartlarından biri, kütüphane müdürünün Türk kökenli olmasaydı. Osmanlı kuvvetleri Medine’den çekilip ülke yönetimi Osmanlı’dan Suudi yetkililere geçtiğinde, kütüphane kitapları başlangıçta Şam’a taşınmış, ancak daha sonra geri dönerek Hac ve Evkaf Bakanlığına devredilmiştir. Türk âlim Ömer Nasuhi Bilmen, kütüphanenin son mütevelli heyeti üyesi ve Ali Ulvi Kurucu da kütüphanenin son müdürüydü.

Ali Ulvi Kurucu Konya’da doğdu, genç yaşta Kur’an hafızı oldu ve oğlunun dinî eğitimini güvence altına almak isteyen babasıyla birlikte yoksul Medine’ye gitti. Dinî eğitimini Kahire’de tamamladıktan sonra Medine’ye geri dönüp buraya yerleşti. Önemli ve tanınmış bir âlim ve şair oldu. Bediüzzaman Said Nursi, Ali Ulvi Kurucuyu “Medine’nin önemli bir âlimi” olarak nitelendirmiştir.
1983’te Ali Ulvi Kurucu ile yapılan röportaj
Ali Ulvi Bey, 1983 yılında Medine’deki Arif Hikmet Kütüphanesi’nde bizi ağırladı ve sorularımızı yanıtladı. Normalde, kendime bir kopyasını almadan görüntülerimi araştırma merkezine teslim ederdim ancak şans eseri Ali Ulvi Kurucu ile yapılan röportajın kopyasını aldım ve yakın zamanda tekrar izledim. Videoda, Ali Ulvi Kurucu bize kitap raflarını süsleyen bir şiiri okuyordu; Şeyh Abdülcelil Berada’nın şiirini:
Başka hiçbir kütüphanede olmayan bir kütüphanesi vardır; her arayan, her türlü düzyazı ve şiirden aradığını bulur.
Asil ve hırslı insan, cömertliği ve bol lütfuyla bilinir. Bununla, âlemlerin Şeyhülislam’ını, dosdoğru şeriatımızdaki bilgeliğini kastediyorum.
Tüm insanlığa, halkına ve ilham alan ziyaretçilere yayılan Tayba’da.
İçindeki en değerli ilimlerle amacına ulaşan kişi; hayır sahibine, saadet namına içtenlikle dua etsin.

Arif Ulvi Kurucu.
Görünüşe göre Arif Ulvi Kurucu, “İslam çirkini güzel, güzeli daha da güzel kılar.” sözünü hiç bırakmamış. Konuşmanın, sesin, süslemenin ve yazının güzelliklerine dalmış, aşkın bir güzelliğin peşinde koşmaya itilmişti. Peygamberimizle geçirdiği dönemde yazdıkları, okuyanlara Peygamber’den haberler taşıyordu. Zaman geçtikçe, bu kutlu yerle resmen bütünleşti. İnsanlar onu artık “Peygamber’in komşusu” olarak tanıyordu. Onu okuyup dinledikçe Peygamber'in kokusunu alıyorlardı; onun aracılığıyla peygamberlerine selam gönderiyorlardı. “Şanlı Peygamber’in komşusu olmak bize birçok dost kazandırdı.” derdi.

Karabaş Medresesi, Medine.
Arif Hikmet Kütüphanesi’nin prestijli binası biz röportajı gerçekleştirdikten birkaç sene sonra üzücü bir şekilde 135 yıllık hizmetin ardından sürekli artan hacı sayısını karşılamak için Mescid-i Nebî’nin genişletilmesi ve yeniden inşası nedeniyle yıkılmak zorunda kaldı. Ali Ulvi Kurucu ise 2002 yılında vefat etti ve Cennetü’l-Baki mezarlığına defnedildi.
Allah Teala’nın rızası, o’nun (sav) sahabelerine, bu dünyanın önde gelen rehberlerine ve ışıklarına ve ayrıca halifelerin halifelerinin halifelerine olsun, kıyamet gününe kadar onlara salat ve selam olsun, âlemlerin Rabbi Allah'a hamd olsun!

Arif Hikmet Bey’in Üsküdar’daki kabri.
*Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.