Napoli-Sicilya deniz rotası bugün terapinin değil, suyu takip eden seferin hikâyesidir

Seyahat etmenin önündeki tek engelin kapının eşiği olduğunu anladığımdan beridir yollardayım. Bu tabii ki beraberinde bazı yorgunluklar ve zorluklar getiriyor. Ama yaşadığım yer dışında başka medeniyetlerin, kültürlerin var olduğunu bilmek ve bunlara şahitlik etmek yorgunluk ve zorluğa galip geliyor.

Bu seyahatte hiç kuşkusuz bizi en çok zorlayan şey yemek olmuştu. Kendimizi güvene almak için yanımıza herhangi bir yiyecek de almamıştık. Ki bu benim seyahatte ilk şartlarımdan biridir; her nereye gidersem gideyim kültürüne vakıf olabilmek için yerel lezzetleri deneyimlemek isterim.
Elbette çok iyi biliyorum ki zeytin, peynir, ekmek, kuruyemiş ve bilumum zerzevatla seyahat eden insanlar var. Buna da hak veriyorum çünkü her birimizin seyahatten beklentisi farklı.
Ama her arayanın bulması gibi biz de çok hoş sürprizlerle karşılaşmıştık. İlk sürpriz bizi Colmar girişinde bekliyordu. Her şey çok tanıdıktı. Yol üstünde bir satıcı, küçük bir tezgâh ve o da ne? Simide benzer bir şey. Sarımsak çorbası ve pretzelle yaptığımız kahvaltının tadı hâlâ damağımdadır. O kadar ki daha sonra derslerimde sarımsak çorbası reçetesini öğrencilerimle yapmış ve afiyetle yemiştik.
Reklam
Diğer sürpriz bizi Heidelberg’de bekliyordu. Çokça yürümüş ve yorulmuştuk. Yorulan sadece ayaklarımız değil zihnimizdi de. Çünkü Heidelberg üniversitesinden felsefeciler yoluna, köprüsüne kadar büyüleyici bir yerdi.
Sonraki seyahatlerimde falafel her zaman kurtarıcı yemeğim olmuştur. Suriye savaşıyla artan göç dalgasıyla Avrupa ve dünyanın pek çok yerinde falafele rastlamak vaka-i adiyeden olmuştu ama bunun öncesinde de falafele rastlamak mümkündü.

Yine gözlerimizi sağa sola devirerek etrafı tararken uzaktan kocaman bir Chili biber tabelası gördük. Kocaman az kalır, devasa demeliyim. Yaklaşınca o koca biberin altında restoranın ismini varmış. Vegan ibaresini görünce attık kendimizi içeri.
İlk kez bir vegan restoranda yemek yiyecektim. Açık büfe oldukça büyük oval bir meze tezgâhı vardı. Her şey o kadar tanıdıktı ki sanki komşu gününe gitmiştik. Bir zeytinyağlı sarma eksikti. O kadar da olsun, onu ancak Yunanlılar sahiplenir.
Reklam
Kısır, patates salatası, envaiçeşit yeşillik, meyveler… Tabağımızı doldurup kasaya ödemeye geldik ve tezgâh önünde buz dolu büyük taslarda bir içecek ilişti gözümüze. Ne olduğunu sorduğumuzda şu cevabı aldık: “iş tii”. Sonradan ice tea olduğunu anladık ve birer şişe de ondan aldık. Hâlâ daha iyisini içmediğim ice teanin ve mezelerin tadı damağımdadır. Daha sonraki yıllarda hoş bir rastlantıyla bu restoranın çıkardığı yemek kitabına sahip oldum.

Bu durumda pirimiz Evliya Çelebi için ilk seyahat bloggerlarından biridir demek yanlış olmaz. Yazılarımda çoklukla bahsettiğim Çelebi ve seyahatnamesiyle ilgili genel bilgiyi de şuraya bırakayım:

Bu makalede adı geçen seyyahlardan biri çoğumuzun yakından tanıdığı Faslı alim, kâşif İbn Battûta. Diğeriyse Battuta ile yaklaşık olarak aynı çağda yaşamış olan Fransız seyyah Bertrandon de la Broquiere.
Bugün geldiğimiz noktada şehrin, ülkenin belleğine, kültürel hafızamıza katkı sunan araçlar çoğalmış, çeşitlenmiştir. Ama değişmeyen şu ki bir şehri, ülkeyi yemek kültürü üzerinden okumak bakış açıları değişse de aynı kalmıştır.
Battûta ve Bertrandon örneğinden yola çıkarsak bilgiye çok kolay ulaşabildiğimiz bugünlerde seçici olmak ve gideceğimiz yerle ilgili karşılaştırmalı araştırma/okuma yapmak seyahatlerimiz için faydalı olacaktır.

Sürprizler hepimiz için heyecanlı olmayabilir. Gideceğimiz yer için vaktimiz kısıtlı olabilir. Böyle durumlar için acil yardım paketi formatında ufak atıştırmalık çantası hazırlamak çok kıymetli olabilir. Türkler olarak müptelası olduğumuz çay bu paketin olmazsa olmazıdır. Kullandığımız markanın bardak poşet formatı, çay bulamadığımız yerlerde âdeta bir serum vazifesi görür. Zira sıcak su bulduğumuz her yerde çayımız elimizin altında olur. Küçük paketçikler hâlinde kuruyemiş, bisküvi, belki bir sandviç. Bunları oluştururken seyahat ettiğimiz aracı ve gideceğimiz mesafeyi de göz önünde bulundurmakta fayda var.
Reklam
Ön yargısızca gözlerimizi açtığımızda dünyanın her yerinde kolektif belleğimizi harekete geçirecek bir yiyecekle karşılaşmak hiç de zor değil…
[1] Navigasyonsuz
- Not: Farklı kültür ve dinlerden seyyahlar üzerinden bir ülkenin yemek kültürünü inceleyen çalışmalar da var. Bunlardan birini not olarak bırakayım:https://dergipark.org.tr/tr/pu...
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.