Yapay zekâ çağında öne çıkan 3 bölüm

Zaman su gibi akıp giderken çağın gereklilikleri de mütemadiyen değişiyor. İnsanlık, sanayi devrimi ve 20. yüzyıl sonlarında internetin keşfi ile yaşadığı büyük atılımlardan bir tanesini daha yaşama sürecinde: Yapay zekâ devrimi.
Yapay zekâ, bilgisayar sistemlerinin insan gibi düşünme yeteneklerini taklit etmeye veya belirli görevleri yerine getirmeye odaklanan bir alanı ifade eder. Bu sistemler; veri analizi, örüntü tanıma, dil işleme, karar verme ve otomasyon gibi birçok alanda kullanılabilirken genellikle bilgisayar bilimi, matematik ve psikoloji gibi disiplinlerin birleşimiyle ilgilenir. Amacı; karmaşık problemleri çözmek, yeni bilgi ve görüşler elde etmek veya insan yaşamını kolaylaştırmak için gerekli bilgisayar sistemlerini geliştirmektir.
Aslına bakarsanız yapay zekâ kavramı, hayatımızda uzunca bir süredir var. Ancak son birkaç yılda meydana gelen gelişmeler, yapay zekâyı hayatımızın merkezine adapte etmemizi gerektirecek düzeyde. Üretken yapay zekâ teknolojileri (generative AI) dur durak bilmeden gelişiyor ve bu teknolojilerin birçoğuna da herkes tarafından erişilebiliyor.
Bu teknolojiler, bugüne kadar birçok insanın meslek olarak yaptığı şeyleri bir insana ihtiyaç duymadan yapabiliyor ki bu da gündemimizin temelini oluşturuyor.
Yapay zekânın devrim olarak tanımlandığı bir dönemde bilinçli meslek tercihleri yapmak, gençler için her zamankinden daha önemli hâle geldi. Bu yazımızda, gelecek için büyük bir potansiyele sahip olan üç üniversite bölümünü sizler için inceleyeceğiz.
1) Yönetim Bilişim Sistemleri (YBS):
Yönetim Bilişim Sistemleri (YBS) Bölümü, işletmelerin bilgi teknolojilerini etkin bir şekilde kullanarak iş süreçlerini yönetmelerine odaklanan bir alandır. Bu bölüm, bilgisayar bilimi ve işletme yönetimi prensiplerini birleştirir ve öğrencilere işletme bilgisi, bilgi teknolojileri ve iletişim becerileri kazandırmayı amaçlar.
Bir Eşit Ağırlık (EA) bölümü olan YBS, eşit ağırlık bölümleri içinde yapay zekâ ile en çok ilgilenen bölüm. Halk arasında bilgisayar mühendisliği ve işletme bölümünün karışımı olarak görülse de esasında çok daha derinlikli bir yapıya sahip. Ülkemizde Boğaziçi, Yeditepe, Marmara, Özyeğin gibi üniversitelerde bulunan bu bölüm, size kendinizi yapay zekâ devriminin donanımlı bir bireyi yapmada yardımcı olacaktır.
2) Yapay zekâ ve veri mühendisliği:
Veri bilimi, yapay zekâ devrimi gerçekleşirken en çok önem kazanan disiplinlerden birisidir. Öyle ki veri ve veri bilimini kullanmayan şirketler/topluluklar, uzun vadede ayakta kalamama tehlikesi ile karşı karşıyalar. “Veri analisti” diye adlandırılan meslek grubunun gördüğü teveccüh, günden güne artmaktadır.
Dahası veri bilimi, kendi içinde de değişiyor ve gelişiyor. Geleneksel veri işleme yöntemleri demode olmaya başladı ve “büyük veri” (big data) adı verilen kompleks metot, rağbet görmeye başladı.
Veri bilimindeki bu dönüşümleri hızlı bir şekilde yakalayan ve insanları yapay zekâ devrimine çok iyi bir şekilde hazırlayan bir diğer bölümümüz de yapay zekâ ve veri mühendisliği.
Geçtiğimiz yıllarda, İstanbul Teknik Üniversitesinde de açılan bu bölüm, henüz Türkiye’de yalnızca az sayıda üniversitede bulunuyor. Ancak bu sayının hızla artacağı düşünülüyor.
3) Moleküler Biyoloji ve Genetik (MBG):
İnsanlık, tarih boyunca virüs ve mikroorganizmaların bir kısmıyla mücadele ederken diğer kısmından da faydalanmayı öğrenmiştir. Mücadele ettiğimiz mikroorganizmalara karşı üstünlük kurmak ve faydalandığımız türlerin verimini artırmak için yapılan çalışmalar, geçmişten günümüze kadar kesintisiz devam etmektedir.
20. yüzyılda tıp bilimi, belirtilerle kendini gösteren hastalıkları tedavi etmeye odaklanmıştı. 21. yüzyılda ise tıp, bir adım öteye geçerek hastalıkların kökenine inmeye başladı. Artık biliyoruz ki birçok hastalık, insan genlerinin işleyişindeki bozukluklardan kaynaklanıyor. Bu nedenle günümüzde tıp, sadece semptomları bastırmaya yönelik tedaviler sunmak yerine, hastalıkların temel nedenlerini ortadan kaldırmayı amaçlayan gen tedavisi ve kişiye özel tıp gibi yeni yöntemlere yönelmektedir.
Moleküler biyoloji ve genetik çalışmaları tam da bu noktada devreye giriyor. Yapılan çalışmalar, pek yakında kanserin dahi oluşumunun engellenebileceğini öngörüyor. İnsanın gen haritası ortaya çıkarılmaya devam ediyor ve her hastanın farklı genetiklerinden dolayı farklı tedavi alabileceği bir gelecek öngörülüyor. MBG alanında uzman bilim insanları, gen haritası çıkarımı gibi süreçlerde de yapay zekâyı kullanıyor ve bu alanda aşılacak çok yol var gibi duruyor.
Ülkemizde iş imkânları şu an için kısıtlı görünse de birçok üniversitede bulunan bu bölüm de geleceğin dünyasında önemli bir yer edinecek.
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.